SÜRPRİZİNİ YESİNLER SENİN KOMİK ÇOCUK .
HAFTAYA DA BALON UÇUR İSTERSEN
Benim anlayamadığım,
CHP’nin merkez yürütme kurulu var
Milletvekilleri var
Parti meclisi var.
Bir sürü danışman var.
İçlerinden bir tanesi bile
yaaaa siz ne yapıyorsunuz,
böyle bir şey” Büyük sürpriz” diye açıklanır mı ?
Millet bize poposu ile güler diyemedi mi ?
Haydi diyelim ki bu olmadı.
Ama Ülkeyi yönetmeye aday ana muhalefet partisinin lider koltuğunu işgal eden Özgür Özel;
Kendisine bu öneriyi getirenlere,
Siz kafayı mı yediniz. Sizin amacınız beni madara etmek mi?
‘Eğer büyük beklentiler yaratıp, böyle şaçma sapan bir şey yaparsak, çok büyük hayal kırıklığı yaratmakla kalmaz, bize olan güveni de sıfırlarız
diyerek, kapının önüne koymuyorsa,
O koltuğun adamı olacak olgunluğa erişmemiş demektir.

***
ÇOK KONUŞUYORSUN ÖZGÜR ÖZEL ÇOOK…
Salı günleri fırsatım oldukça grup konuşmalarını dinliyorum.
Tayyip Erdoğan hiç değişmedi.
Hep mağdur. Memlekette kötü giden ne varsa onun hiç suçu yok.
Her şeyin sebebi CeHaPe ve dış güçler.
Devlet Bahçeli , o da hep aynı.
Konuşmalarını kim hazırlıyorsa, kamyon arkası özlü sözlere pek meraklı biri olmalı ki, onu
elini kolunu sallayarak kafiyeli kafiyeli bağırtıp çağırtıyor.
DEM parti,
Türkiye partisiyiz diyorlar ama,
kürsüdeki hatip,
lise derneği temsilcisi gibi modası geçmiş terimlerle kürt milliyetciliginden öteye geçemeyen ajitasyon yapıyor.
Gelelim Özgür efendiye……
Toplumun, ana muhalefet partisinde bir değişim talebi vardı.
Bu talebi de arkasına alarak genel başkan oldu.
Gençliği, çalışkanlığı bir umut yarattı.
Bunun karşılığını da yerel seçimlerde aldı.
Politik hataları oldu. Ama toplum ona, daha pişecek diyerek ek avans verdi.
Ama hani bir laf vardır ya ;
” Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz ” diye.
iş artık buraya geldi.
Mikrofonu eline aldı mı bırakmıyor.
Konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor ama günün sonunda söylediği hiç bir şey, hiç kimsenin aklında kalmıyor.
Mesela dün.
DEM partinin CHP ziyareti vardı.
Süreç adı verilen şeyin yine şeffaf yürütülmediği ile ilgili genel bir kanı var.
Şu ana kadar da, kim ne istiyor, kim ne verecek ?
konusunda hiç bir açıklama yapılmadı.
DEM görüşmesinin hemen ardından yaptığı grup konuşmasında bende herkes gibi ,
Özgür Özel’in,
konuşmasını bu konuya ayıracağını tahmin etmiştim.
İnsan en azindan der ki ;
Evet bize geldiler ama, biz hala hiç bir sorumuza cevap bulamadık.
Karşılıklı iyi niyet belirtip çay, kahve içtik ayrıldık.
veya,
bütün sorularımıza net ve tatminkar cevaplar aldık.
Bizim gizli saklımız yok. Bizim çözüm önerilerimiz ve toplantıda konuşulanlar şunlardır.
Peki o ne yaptı ?
”Şehit ve gazilerimizin hassasiyetlerinin dikkate alınmayacağı hiç bir çözümün içinde olmayacağız.” dedi
Yani bu konuda da sadece ortada top çevirdi.
Aklına gelen her şeyi, sanki o mikrofonu bir daha ona vermeyeceklermis gibi, anlattı da anlattı.
Ben zaten sıkıldığımdan dinlemeyi bırakmış, dikkatimi işe vermiştim.
Tam 55 dakika konuşmuş.
Hani Cem Yılmaz diyor ya.
Para verip beni izlemeye geldiniz. Şimdi size o kadar çok şey anlatacağım ki,
buradan çıkınca biri size ” ne anlattı ” diye sorsa, aklınızda kalmış doğru dürüst hiç bir şey söyleyemeyeceksiniz.
Sadece ayyyy çok güzeldi. Bir güldük, bir güldük diyeceksiniz .
İşte Özgür Özel’de aynı durumda.
O kadar çok şey anlatıp konuşuyor ki, günün sonunda kimsenin aklında hiç bir şey kalmıyor.
İletişimde kural,
hedef konuya odaklanmaktır.
Karşınızdakileri ancak bu şekilde etkiniz altına alabilir, akılda kalırsınız.
Her konu da, her şeyi bir kerede anlatmaya çalışırsanız,
adınız,
siktiret ya şu gevezeyi. çan çan konuşmaktan başka bir boku yoka çıkar.
Özgür Özel’de artık
Çok konuşmak yerine her seferinde bir konuya odaklanıp,
kısa ve öz konuşmalı.
Unutmasın ki herkesin elinde kumanda var.
Zaplamak bir saniyelik iş.
” sevmek bir ömür sürer ” lafı var ya
O sadece şarkılarda.

***
Hep söylerim.
BU MEMLEKETİN KERİZİ ASLA TÜKENMEZ















