Bursa Valisi Fatih Güvendiren,18 Ağustos 1930’da o sırada Yalova’da bulunan Atatürk’e Katib-i Umumi Tevfik Bey’e hitap eden mektup eşliğinde,
8 sepet şeftali yolluyor ve bedeli olan 15 liranın ödenmesini istiyor… Mektup şöyle başlıyor:
“Muhterem ve pek necip Tevfik Efendi,
Bu defa takdim eylediğim bir sepet kırmızı, bir sepet sarı hülü ve iki sepet İsfahan ve bir sepet Yeşil Türbe şeftalisi enfes ve çok makbuldür…”
Mektup şöyle bitiyor:
“Beş sepet şeftalinin esmanı ancak onbeş liradır. Sevgili ve aziz Gazimizin afiyet ve sıhhatle ekleymeleri (yemeleri) temenniyatıyla…”
Şeftaliler çok beğenilmiş, tekrar istenmiş,
bunun üzerine 5 sepet daha şeftali yollanmış ve 17 lira daha tahsil edilmiş…
Bu yazışmalar Murat Bardakçı’nın Atatürk’ün Mutfağı adlı arşivlere dayalı kitabında belgeleriyle mevcut.
Bugünden geriye bakınca şaşırtıcı değil mi?…
Vali Bey Atatürk’e gönderdiği birkaç sepet şeftali için
“hediyemiz olsun” diyemiyor, parasını talep ediyor, Cumhurbaşkanlığı da parayı anında ödüyor.
Çünkü her kurum her harcamayı kuruşu kuruşuna belgelemek zorunda. Arabesk ilişkilere yer yok.
Bu arada Atatürk’ün Yalova’daki dinlenmesi sırasında veya yurt gezilerinde hem kendisinin hem personelin yaptığı tüm harcamalar şahsi hesabından karşılanıyor. Garson bahşişleri, çalgıcıların taksi ücretleri, manevi kızların saç yaptırma masrafları buna dahil…
Devlet ciddiyeti en üst düzeyde…
Sonsuzluğa uğurlanışın yıl dönümünde,
” İtibardan tasarruf olmaz ” mantığı ile
devletin kasasından,
mirasyedi savurganlığına bile rahmet okutan harcamalar yapan siyasilerin,
Kulakları çınlasın dileği ile,
O’nu bir kez daha saygı ile anıyoruz…

***
Diyelim ki, Abdullah Öcalan ;
Bahçeli’nin meclis grubunda
MHP milletvekillerinin çılgınca alkışları eşliğinde,
bu kadar yürekten yaptığı çağrılarını kabul etti.
Verdiği sözü tuttu.
Geldi, Meclis kürsüsünden ;
” Ben artık PKK’yı fesh ettim. Silahları derhal bırakın ” dedi.
Kandil’dekilerde,
” ya Apo başkan. Sen 25 yıldır içeride kafanda ne hayaller kurdun, bize söylenmeyen ne sözler aldın verdin bilemiyoruz da, köprünün altından çok sular aktı.
Sadece senin serbest bırakılman yetmez. Bizim de şartlarımız var. Başta federasyon / özerk şehir yönetimleri ve Kobani’nin bağımsız devlet olarak tanınması kabul edilmeden bu iş olmaz ”
derse ne olacak ?
Bahçeli hala sözünün arkasında duracak ve Apo, umut hakkından faydalanıp serbest kalacak mı ?
Yoksa;
Ben yanlış ata oynamışım. Kandırıldım mı diyecek ?
***
Bu ara ABD’de kesin olmayan sonuçlara göre,
Galiba Adam kazandı.















