28 Eylül 2025 Buhara – ÖZBEKİSTAN .
Buhara, Özbekistan’ın en eski şehridir. Bilinen tarihle iki bin yıllık bir yerleşim. Özbekistan’ın ilk başkentidir. Özbekistan yokken de Buhara vardı.
Orta Asya’daki en eski binalar Buhara’dadır. Eski şehrin konumu hiç değişmemiştir.
Özbekistan’da çocuklara dini eğitim yasak. Laik eğitim veriliyor. Dini eğitim için Medrese’ye gitmek için, büyüdüklerinde kendilerinin karar vermesi gerekiyor. Özbekistan Latin alfabesine geçmiş.
İsmail Samanî türbesine geldik. Araplar, İslamı kabul ettirmek için, Buharayı işgal ediyorlar.
Samaniler, Araplara karşı bağımsızlık mücadelesi yürütmüşler, fakat sonunda kabul etmek zorunda kalmışlar. Samaniler mimari olarak İslam’a katkı koymuşlar. İlk kubbeli camiyi Samaniler yapmış.
Duvarlar iki metre kalınlığında. Kubbede skrinç sistemi kullanılmış. Ayasofya’da da aynı sistem kullanılmıştır.
Çeşm-i Eyüp türbesine geldik. İçeride kimin olduğu bilinmeyen mezar ve çeşme var. Çeşme ile ilgili farklı rivayetler var. Özbekistan’ın denize kıyısı yok, komşularınında yok. İki kere kilitli bir ülke. Yazları sıcak ve kuru, kışları soğuk. Su kıtlığı yaşanıyor. Eyüp peygamber buradan geçiyor ve durumu görüyor, Asasını yere vuruyor ve türbenin olduğu yerden su fışkırıyor.
İkinci hikayede yine Eyüp peygamberi şeytan sınamak istiyor. Malını, mülkünü alıyor, on oğlunun canını alıyor. Kendisini hasta ediyor. Vücudu kurtlanıyor. Eyüp peygamber tanrıya inancını kaybetmiyor. Bütün sınavlardan geçiyor, inancını yitirmiyor. sonunda, yanına bir melek geliyor,” asanı yere vur” diyor. Eyüp peygamber asasını vurunca su fışkırıyor. Bu su ile yıkanıyor, bütün hastalıkları iyileşiyor. Halk arasında bu suyun şifalı olduğuna inanılıyor.
Burası büyük bir park. Parkın içerisinde farklı yapılar var.
Beşik seremonisini , parkın içinde gezerken, rehberin uygulamalı anlatımı ile dinledik. Biraz ilerde Leb-i Havuz camisine geldik. Cami, havuzun üstünde yer aldığı için bu ismi almıştır. Ark kalesi’ne yirmi iki metre yüksekliğinde rampalı yol ile çıkılıyor. Giriş kapısında iki kule var. Kalede yaşayan kadınların dışarıyı görmesi için, kafesli pencereleri var.
Buhara surlarla çevriliydi. Onbir tane giriş kapısı vardı.
Kalon camii (büyük cami), minaresi kırk altı metre yüksekliğinde, dokuz metresi yer altındaymış. Mimar, minareyi yaparken, temeli yapıp, yarım bırakıp kaçmış. Üç yıl sonra geri geliyor. Kralın karşısına çıkıyor. “Üç Yıl Temel’in yerleşmesi için bekledim. O zaman söylesem bana inanmaz, cezalandırırdınız. Şimdi minareyi tamamlayacağım, bin yıl geçsede yıkılmayacak”.
Cengiz Han buraya geldiğinde, minarenin tepesine bakmak için başını kaldırınca şapkası düşüyor.
Eğilip şapkasını yerden alıyor. Arkasına bakıyor, o eğildiği için bütün askerler eğilmiş. İlk defa bir bina önünde eğildiği için, bu minareyi bağışlamış, yıkmamış.
Aynı yerleşkede medrese, honoka, dervişler için konaklama binası yapılmış. Büyük bir yapılar kompleksi.
Devamında ticaret kubbelerine geldik. 16.yy. da yapılan bu çarşılar her meslek dalı için ayrıydı. Daha sonra kapalı çarşılara dönüşmüş, günümüzde AVM ler olmuştur.
Koş medreseye geldik, birbirine bakan medrese olduğu için çifte minare anlamına geliyor.
İkinci ticaret kubbesini geziyoruz. Ticaret kubbelerinde, kervansaraylar, hamamlar, gelenlerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayacakları binalar bulunuyordu.
Ticaret kubbeleri, günümüzde turistlere hediyelik eşya satan dükkanlar olarak kullanılıyor.
Maghokı Attorı camisine geldik. Günümüzde müze olarak kullanılıyor. Burada sanatçılar eserlerini sergiliyor.
Leb-i havuza geldik. Havuz kıyısındaki tarihi dut ağacı kurumuş olsa da Unesco korumasında.
Buhara’da yüz on dört tane havuz varmış. İnsanlar havuzlardan su içtikleri için hasta olduklarından, havuzları kumlarla doldurmuşlar. Bu havuzda su var. Çevresinde lokantalar ve kafeler var.
Aynı parkın çıkışında Nasreddin Hoca heykelini görüyoruz. Bu coğrafyada her ülke Nasreddin Hoca bizim diyor. İslam coğrafyasında iktidar kavgaları, Abbasi, Emevi çatışması, Nasreddin Hoca fıkralarının temelini oluşturuyor. Yönetenleri aptal gösterme sanatı. İğneleyici hikayeler. Sicilya’ya kadar gitmiş.
Buhara bir açık hava müzesi, başını kaldırdığında tarih görüyorsun. Gezimizi bir güne sığdırmak için koşuşturduk. Belki göremediğimiz yerler kalmıştır. Sabah otelden çıktığımızdan bu yana, hep yürüyoruz. Artık yorulduk, çevreden yemek kokularını duyar olduk, acıkmış olmalıyız.
Yerel rehberimiz Vezire, gezinin sona erdiğini açıklayınca sevindik.
Eski şehrin bir ucundan girdik, öbür ucundan çıktık. Yüksek bina göremedik. İki katlı binalar restore edilmiş. Öğle yemeği için Tandır restorana geldik. Sahibi Özbek kadın, Rizeli denizci ile evliymiş. Yemek sonrası Buhara’dan ayrılıyoruz.
Hive’ye doğru uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Hive’de ki rehberimiz Kahraman, otobüste bizimle.
Çölü geçeceğiz, tahmini yolculuğumuz yedi saat sürecek. Gece konaklama Hive’de olacak.

Devam edecek














