sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Görüş…

Suat Gerçek Ekleyen Suat Gerçek
Kasım 1, 2025
in YAZARLAR
0
Görüş…
0
Paylaş
4
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Barış ve demokrasi için bu ülkeye öncelikle “Sus yasası” Gerekir!.

Yaklaşık üç yıl süren İspanya içsavaşında, yine yaklaşık iki yüzbin insan hayatını kaybetti.

Bilindiği gibi içsavaşı, faşist general Franco’nun ordusu, uçak üstünlüğüyle kazandı.

İktidarı kırk yıl sürdü ve bu süre içinde ölümler beş yüzbin, sürgünler üç yüzbinli rakamlara ulaştı.

Bugün İspanya da yaşayan hiç kimse, o günleri konuşmak bile istemiyor.

O günleri konuşmama haline, halk arasında “Sus yasası” deniyor.

Bu “yasa” parlamento kararı değil, halkın pratikte uyguladığı bir olay.

Bizim ülkemizde de böyle olsa ne iyi olurdu, ancak bu mümkün görünmüyor.

Ortak kültüre ulaşamamış, cehaletin diz boyu olduğu ülkemizde, önce devlet kurulup sonra ulus yaratma düşüncesi, gerçekte Türk olmayıp, Türk olmak işine gelenler tarafından daha fazla özümsenmiş.

Hal böyle olunca herkesten çok Türk, herkesten çok Sünni islamcı olmuşlar.

Bu konu sosyoloji alanına giriyor ve bu tespitler benim değil bu konuda araştırma yapan bilim insanlarının tespiti.

Türk ve Kürt halkları bence kolayca barışabilir. İnsanların can kaybına tahammülleri kalmadı! Dile kolay geliyor, kırk yıl boyunca büyük acılar çekildi.

Barışın önündeki engeller çok, en başta siyasi nema peşinde koşan siyasetçiler var. Reyting derdi olan medya başlıcaları.

Bir de miting alanında “Suriye’ye gireceğiz ve bunun bedeli olacak” Dendiğinde, coşkuyla ve delice alkışlayan cahil halkımız, Barışın önünde büyük engel oluşturuyor.

Suriye de oğlunu kaybeden anne-baba “Biz bunu neden alkışlıyoruz” Diye sormayı akıl edemiyor.

Daha başka akıl edemediği şey ler de var halkımızın!

“Doktorama hazırlanmasay dım, inşallah bende Suriye de şehit olmaya gidecektim” diyen Bilal oğlana “Şehitlik doktora dan daha mı alt mertebe” diye sormayı akıl edemiyor!

Coşkuyla savaş naraları atan hangi siyasetçinin, medya patronunun, kalemşörlerinin oğlu çürük raporu almamış ve çatışırken “şehit olmuş” demek aklına gelmiyor.

Açık olarak belirteyim ki bugün ülkenin % 3 ünü oluşturan, etnik kökeni Türk olan insanların Kürtler le barışması zannedildiği kadar zor olmayabilir. Zor olan sonradan Türk olan, kökeni Sırp vb etnik kökene dayanan insanların Kürt alerjisini gidermek!.

Bir çok insana anti demokratik bir öneri gibi gelebilir, yine de yazayım; ülkemiz insanı doğruyu aramıyor.

Bu nedenle parlamentodan çıkarılacak bir yasaya ihtiyaç var.

Bu yasa “Sus yasası” dır. Bizim yurttaşlarımız “Sus, dur, gel, otur, kalk” gibi emir kipi olan yasaya uyar.

Çünkü cehalet kendi içinde korkuyu barındırır…

…

Hani “CHP ile uğraşmayın” Diyorlar ya!

Genel olarak doğru o talep ancak sayfası kalabalık Chp li bir kadın, Tülay Hatimoğulları’na şöyle bir cevap yazmış!

“DEM PARTİ EŞBAŞKANI TÜLAY HAMİTOĞULLARI “BİZLER SEYİT RIZA’NIN TORUNLARIYIZ DEMİŞ

MEMNUN OLDUK ;

BİZLER DE İNGİLİZ İŞBİRLİKÇİSİ VATAN HAİNİ DEDENİ ASAN” BAŞKOMUTAN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN” TORUNLARIYIZ .”

Bu cahil kadın Seyit Rıza için “İngiliz işbirlikçisi vatan haini” cümlesini kullanmış olmasa, kimin torunu olduğuyla ilgilenmezdim!.

İlkokul veya resmi tarih öğretisi dışında hiçbir şey öğrenmeyen veya ırkçı özü itibariyle, kendini bilgiye kapatan bu kişi! Cehalet ve şovenizmin ülkemizde hangi sonuçları olduğunu göremez.

Bu yazıyı o kişinin sayfasında da yazabilirdim, bana verebileceği hiç bir cevap kalmayana dek; lakin bir insanı ssyfasında ezmek bence insani tavır olmazdı.

Umarım bu yazıyı okur ve az da olsa utanır.

Resmi kararlar devlet arşivlerinde tutulmak zorundadır.

Biraz çaba ile 1924 yılı Reisi Cumhur imzalı belgeler arasında, Dersim soykırımı hangi yıl ve neden başlatılmış öğrenilebilir.

Ona da gerek yok günümüz de Google diye bir şey var! Az emek harcamak faşist yönünüzü görmenizi belki sağlar.

Aksi halde “Bizi faşist diyirleer” diye şikayete devam edersiniz.

Saygı ile filan değil!

Cehalete tahammül bırakmadınız…

…

Bülent Acımaz’ı da kaybettik.

Kaybedilen değerlerimizi ortak anılarla anmak, onu belleğimizde sağlamlaştırır.

Bülent yuvarlak yüzlü, renkli gözlü ve peltek konuşan bir arkadaşımızdı. Özellikle “R” harfini düzgün söyleyemezdi.

Onunla dostluğum olmadı, belki de hızlı konuşunca harfleri yuvarlıyordu.

Seksen öncesi herkesce bilinen iki özelliği vardı.Bu özellikler, İzmir İLD başkanı olmak ve Küba’da o zamanlar yapılan “Dünya Gençlik Festivaline” Gönderilmiş olmasıydı.

Kemeraltında saldırıya uğramış hasar almıştı. Hatırlıyorum da bunun üzerine ortalık tozduman edilmişti!.

Kişinin ne kadar kariyeri varsa, ben o kişiye o kadar mesafe koyardım. O kişiye çevresinde şirin görünmeye çabalayan insanlar, benim için zayıf karakterli insanlardı. Bu nedenle bir yerde, bir şekilde tanışıp da ısınamazsam kendi önüme bakardım!..

Bizler farkında olmasak da bizleri farkeden, bu nedenle yakınlık gösteren “yoldaşların” Sıcaklığı kendimizi iyi hissettirirdi. Başka bir şey aradığımız da yoktu!.

1984 yılı, Yargıtay da süren dosyam gereği Şirinyer askeri cezaevine geri getirildim.

Karşımız 6. Koğuş ve yeni yakalanan Bülent Acımaz burada kalıyor. Aynı havalandırmaya farklı zamanlarda çıkıyoruz.

Adım seslenince pencereye gittim.

Bülent seslenmiş adımı. Yüzü kireç gibi ve dokunsam ağlayacak durumda.

Klasik sorular dan ve hoş beş den sonra Bülent konuya girdi!

“Suat bana yardım et! M.A tüm gün idarenin odasında, hakkımda olmayacak dedikodular yayıyorlar!”

Bu konuyu M.A ölmeden öncede bazı arkadaşlara anlatmıştım. Yine de ne M.A açık adını ne de konuyu yeniden yazmam doğru olmaz.

Umarım anlayış gösterirsiniz..

M.A için dışarıda hiç iyi şeyler söylenmiyordu. Annem görüşüme geldiğinde anlatırdı bunları.

Oysa Bülent Tıp da okurken okulu asmış mücadele içindeydi.

-Tamam Bülent, bana koğuş mümessili Metin Kaya’yı çağır, bu sorunu çözelim dedim.

Metin Bergama Dev-Yol davasından müebbet almıştı ve iyi arkadaşımdı.

Dost gülüşüyle geldi Metin. Bülent merakla bekliyor ne konuşacağımızı.

– Bülent benim arkadaşım onu kolla ve M yı ez Metin. Zaten bütün gün idaredeymiş.

Bu kadar!

Bülent her gün güleç yüzüyle penceremizde, sanki yeniden doğdu.

Şunu da mutlaka yazayım. Bülent’e içimde yara olan bir soru sordum.

“Bülent buraya dört yıldır her kademeden arkadaşlar geldi. Şu izlenimi edindim, örgütlenme sosyo-ekonomik koşullara göre yapılmış ve çoğunluk olduğu yeri hak etmiyor”

Hiç tereddüt etmedi “Haklısın Suat, ne yazık ki öyle”..

– Senin ablan da doktor galiba?.

Elinde tuttuğu, benim de ilk kez gördüğüm “Sızıntı” Dergisine bakarak başını salladı.

Otuz yıla yakın ne yaptığı ile ilgili hiç bir haber almamıştım.

Sağlıkçılar lokalinde eski İLD liler 2011 yılında buluşma düzenledi.

İçeri girdiğimde, iki elini açıp “Kaydeşim” Diyerek sarıldı.

İki yıl önce Rauf, Bülent’in tıp fakültesini bitirerek doktor olduğunu bildirdi herkese..

Bugün ölüm haberini aldığımda istemeden şöyle düşündüm.

“İnsanın hayalleri tükenmemeli!”

…

Post Views: 226
Önceki yazı

Face yazıları…

Sonraki Gönderi

ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ’LİK)

Suat Gerçek

Suat Gerçek

Sonraki Gönderi
ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ’LİK)

ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ’LİK)

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.