Özgür Özel, konu Kılıçdaroğlu : “Biz herkesle kucaklaştık, kucaklaşmak istemeyenle kucaklaşamayız. Kucaklaşmak isteyenle kucaklaşırız. Kirpi ile kucaklaşamayız. Kucaklaşmak isteyen kucaklaşır.”
Kucaklaşma muhabbeti mealen böyle!.
Yukardaki sözleri ardı sıra üç defa kullanabileni kucaklarım!.
…
Yaklaşık altı haftadır ayağıma bandaj yaparak zorunlu alışverişe çıkabildim.
Eve kapanmıştım. Canım tatlı değildir. Acıya normalin üzerinde dayanıklı olduğumu söyleyebilirim.
Üç yıl önce hastane yoğun bakımında yatarken, kasığıma dikilen artateri, yarı bilinçli olarak elimle parçalayıp koparmıştım.
Daha ne diyeyim!
Yine de altı hafta gece gündüz acı insanı kötü etkiliyordu. Neyseki iki gecedir deliksiz uyuyorum. İyileşiyor ayağım bir şey kalmadı.
Dün İzmir’de öyle bir hava vardı ki nem nedeniyle oksijen almak imkansız gibiydi.
Eve göre dışarısının iyi olacağına inandım. Doğrusu, hafif de olsa esinti iyi geldi.
“Alışveriş de yapar, akşam evde konforla maç izlerim” Dedim.
Betonyol girişindeki pasajda çay molası veriyorum. Çay evini çalıştıran kadınlarla tanış olduk.
Mardinli Arap’lar. Çayı da çok güzel yapıyorlar.
Dışarıda yer yok. “Geç içeride yer var abi” Dediler.
Çay geldi, içeride TV açık. İstanbul başta bir çok ilde operasyonlar yapılmış ve çok sayıda silah yakalanmış, birçok çete çökertilmiş.
Yirmi dört kasımda on dokuz bin sözleşmeli öğretmen ataması yapılacakmış.
İzmir, Menemen Çukurköy den yemek, et, tatlı görüntüleri. İzlerken doydum!.
Daha neler neler. İçimdeki sıkıntı kayboldu. Nefesim, iştahım açıldı. Kendimi mutlu hissettiğimi fark ettim.
Bundan sonra içimi ne zaman sıkıntı bassa, hemen a-haber açıp izleyeceğim!.
Ammaan sizde, dünya malı dünyada kalır!
Sıkılmak da bir yere kadar..
…














