Dünya kupasına katılma hakkı elde eden milli futbol takımız için marş bestelenmiş.
Sinan Akçıl tarafından bestelenen marşın adı “Türkler geliyor.” İçinde mehter marşından da bir bölüm olan şarkıyı, Cumhurbaşkanımız pek beğenmiş ve dinlerken duygulanmış. Haber böyle..
2002 de Tarkan da bir beste seslendirmişti ve o beste marş değildi.
Savaşa gitmiyoruz, futbol oynayacağız!…
Elenirsek ne yapacağız? Geri çekilme marşımız da var mı?!…
Halkımız adeta can derdinde; ay sonunu nasıl getireceğini bilmiyor.
Pazar atıklarının içinde eskiden az sayıda, çekinerek yemeklik toplayan olurdu.
Şimdi ailece, başka aileler den önce almak için, atıkların içinden yenebilir olanları kapmaya çalışıyorlar!..
“Bir insanın gurur duyacağı hiçbir şey kalmadığında, etnik kökeniyle gurur duymaya başlar”
Arthur Schopenhauer.
Ne güzel söylemiş Türkmen şairler “Şalvarı şaltak Osmanlı, eyeri kaltak Osmanlı; ekmede biçmede yok, yemede ortak Osmanlı”..
…
Eski yoldaşların önemli bölümü, 12 Eylül sonrası CHP’li oldu.
Doğrusu bu durum benim için şaşırtıcı olmadı.
Darbenin hemen öncesi, gençlik örgütlenmesi içinde “Okul bitse de memleketimize dönsek” diye düşünenlerin çoğunluğu ile “Mücadeleye daha çok katkı nasıl verilir” Diye düşünüp, bunu dert eden devrimci azınlığı görmeyen var mıydı bilmiyorum.
Bu sorunun cevabını herkes kendine mutlaka veriyordur.
Darbe öncesi özellikle sol içinde yaşanan çatışmalar, kendini çatışmaların tarafı olarak gören gençleri, özellikle inancı eksik olanları yılgınlığa sürüklüyordu.
12 eylül darbesi bu arkadaşlara -Kaçkın yaftası takılmadan- mücadeleden ayrılmak için bahane oldu.
Kimse kimseye ne yaptığını -Konspirasyon gereği- soramazdı!..
Siyaset yapmanın insanlara sosyal çevre oluşturduğunu önceden biliyor olan eski komünistler;
Sosyalleşme sorununu özellikle taşralar da CHP içinde yer alarak çözdüler!..
Bir eski yoldaşım, yaşadığı taşrada CHP belediye başkan aday adayı olmuştu. Kazanamadı ancak konu bu değil!.
CHP nin, özellikle devrimciler üzerinden yürüttüğü ikiyüzlü politikaları eleştirdiğim yazımdan sonra, bu arkadaşımı doğum gününü kutlamak için aradım; sonuçta ortak yaşanmışlıklarımız vardı.
Sohbet sırasında bana, CHP eleştirimi kastederek “Çok derin düşünüyorsun” Dedi. Yine de dürüst biri; “Yanlış düşünüyorsun” Diyemedi!..
Şimdi!
Burcu Köksal yarın AKP ye geçiyor.
Muhittin Böcek itirafçı oldu…
Her ikisinin ortak yanı, ikisi de Kürt düşmanı, ikisi de ırkçı.
Bunlara güvenilmeyeceğini bilmek için “Derin düşünmeye” Gerçekten gerek var mı?!..
AKP, CHP’ye HDP ‘ye saldırdığı gibi saldırıyor. “HDP’yi mezara gömeceğiz” Diyen kişi bugün aynı şeyi CHP’ye yapıyor.
Bir konuda yanılgıya düşmeyelim! HDP ye “Hırsızlar” Diyemediler.
CHP, AKP nin eline az koz vermedi. Aydın, Antalya, Afyon gibi CHP lilerin yanında, İmamoğlu gürültüye götürüldü! Tıpkı Selahattin Demirtaş’a yaptıkları gibi…
Bugün CHP’li olan eski yoldaşlar şunu bilmeli, AKP kadar kirli olmasa da CHP temize çıkarabileceğiniz bir parti değil!.
Kuşkusuz, sizler benim bildiklerimden daha fazlasını biliyorsunuzdur!..














