BU NEYİN HIRSI?
Bazen pazarda yüksekte bir ses duyarsınız:
“Geel vatandaş gel! Batan geminin malları bunlar geel…”
Seçim bitmiş…
Muhalif kesimde moral yerlerde sürünüyor…
Üstüne üstlük zamlar sağanak yağan yağmur gibi halkın ústünde…
Gençler can havliyle kendilerini “DİL KURSLARINA” atıyor…
Memleketten de gelecekten de çoktan umudu kesmîşler…
Yaz meyvesi karpuz 100 lira!
40 dereceyi bulan sıcaklar ve 50 cc’lik su 6 lira…
Ve…
Yüzümüzü büyük yenilginin mimarlarına çeviriyoruz…
Acaba biraz utanma, arlanma…
Halka dönüp bir parça özür…
Var mı diye?
Ne gezer!
Başlar yukarıda, ağızlarda ıslık, eller ceplerde…
Tüm bu olan bitenler zerre umurlarında değil!
Bir adam düşünün…
İzmir’in en güzel İlçe’sinde dönem, dönem üstüne Belediye Başkanlığı yapmış…
Yetmemiş bu dönemde de eşi o görevi yürütüyor…
Demokrasi mi?
Geçin bir kalem…
Emanet-i muhafaza mı?
Güldürmeyin beni!
Ormana yaslanmış İlçe’nin hali mi?
“Kel ağanın bağı” diyeyim, siz anlayın halini!
İşte bu kimsesiz ve zavallı İlçe’de…
Ana Muhalefet Partisi CHP’nin Kongresi vardı…
Yukarıda bahsini geçirdiğim…
“Yıllanmış” karı-koca reislerden koca olanın…
Eski Bakan ve Büyükşehir Belediye Başkanına çemkirmesini görünce…
Sevgi, saygı ve yoldaşlık kültürü kalmamıştı bunu biliyorduk da…
Anladım ki…
Bu asırlık Partide…
Edep ve haya da kalmamış…
İş ranta…
Hatta YAĞMAYA dönmüş!
Ne götürürsek hali…
Bu neyin hırsı kardeşim?
Yetmedi mi 15 yıl?
5 yıl da eşine eder 20 yıl?
“Kutuyu” bile açmaya deymezsiniz sizin gibiler için!
Ankara Etimesgut, bir başka rezaleti kayda geçirdi…
Muhalif Başkan adayı kalp krizi geçirip, hastanede canıyla cebelleşirken…
Ki daha sonra da hayatını kaybetti…
Kemal Bey’in adayı ise…
Hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor…
Vay,vay, vay…
Sizlerin iktidarında memleketi düşünemiyorum…
Sayın Kılıçdaroğlu değer mi?
Ne için, neden abi?
ATATÜRK’ün PARTİSİNİ tarihe gömen kişi olarak mı kayda geçmek istiyorsun?
Yaktın sinir uçlarını bu milletin zaten!
Daha fazla zorlama!
Bu gidişte ilk defa…
Senin sayende…
Büyük Kurultay’ını tamamlayamayan Parti olacak CHP!
Belki de Kayyım atanacak…
Bu utancı da çocukların, torunların bir yafta gibi boyunlarında taşıyacakkar ömürleri boyunca…
Bu utancı onlara yaşatmaya değmez ki!…














