3
5 Mart 2025
Seul Incheon havaalanından kalkan uçağımız Osaka Kansai’ye akşama doğru indi.
Burası şehrin hayli dışında. Deniz doldurularak yapılmış. Şehrin içinde başka havaalanı var. Kullanışlı olması sebebiyle burası tercih ediliyor.
Havaalanından çıkmamız uzun sürdü. Sıkı kontrollerden sonra çıkmayı başardık.
Çıkışta rehberimiz Pervin hanım bizi bekliyor. Otoparkta bekleyen otobüse bindik. Bir saat sürecek yolculuğumuz da rehberimiz işimize yarayacak iki kelime öğretti. Koniçiva (Merhaba) , Arigato (Teşekkür ederim). Japonya’da dikkat edeceğimiz önemli konulara değindi. Yerlere çöp atılmayacak, sokaklarda çöp kutusu yok. Çöpünü evine, oteline kadar cebinde taşımalısın.
Sigara içme alanları dışında kesinlikle içilmeyecek. Sigara tiryakileri Güney Kore ve Japonya’ya gelmese iyi olur.
Gençler evlenmeyi düşünmediği için nüfus yaşlanıyor ve yok olmaya doğru gidiyor.
Çalışma yaşamında Alman modelini örnek almışlar. Disiplinli ve çalışkanlar.
İki paylaşım savaşında neredeyse yok olan ve küllerinden doğan Almanya, Güney Kore ve Japonya’dır.
Otele bavullarımızı bıraktık. Akşam yemeği için otel çevresine dağıldık.
Otelde bizi bekleyeceğini bilsekte süpriz olan Japon tanıdığımızdı.
Kayoko hanım bizi beklemiş. Otele gelişimiz uzun sürünce çay içmeye gitmiş. Otel görevlisine geleceğini söylemiş. Bavulları odaya bıraktım, aşağı indim, Kayoko hanım ile Meral hanım sarmaş dolaş olmuşlar. Beni görünce hemen tanıdı. On yıldan fazladır tanışıyoruz. İlk defa buluştuk. Yoşi’nin annesi, Yoşi’yi artık bütün Türkiye tanıyor, Youtuber, şovmen.
Kayoko hanımla birlikte akşam yemeği yedik. Yoşi ile görüntülü konuştuk.
Kayoko hanım evine bizde otelimize geldik.
Kahvaltı sabah yedide. Sekiz buçukta otelden ayrılacağız. Yarın Osaka’yı geziyoruz. Akşama , geceleme Kyoto.
6 Mart 2025
Kahvaltı sonrası bavullarımızı otobüse koyarak otelden ayrıldık.
Osaka şehir turuna başladık. İlk durağımız Osaka kalesi. 16.yüzyılda inşa edilmiş ve Japon ulusunun birleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Toyotomi Hideyoshi’ye adanmış bir türbe içeren park içerisindedir. Nisan ayı başlarında gerçekleşen kiraz çiçeği mevsiminde Osaka’nın en popüler yeridir.
Sonrasında Osaka’nın eğlence merkezi haline gelmiş Dotonbori ve şehrin ama alışveriş bölgesi Shinsaibashi ziyaret edip öğle yemeği ve alışveriş için serbest zaman verildi. Buluşma noktası Japon Köprüsü.
Alışveriş düşünmediğimiz için yemek için uygun bir yer aradık. Bir kaç seçenek içinden modıl yemeye karar verdik. Zamanı burada geçirdik. Buluşmaya yakın kalktık. Yol üstünde Dondurmacı, Konyalı Kamil’e rastladık. Kamil’in çocuklarla yaptığı şovları izledik ( Maraş dondurmacılarının yaptığı, külahı uzatıp, çekme hikayeleri). Kamil, on katını yapıyor. Çocuklar ve gençlerle adeta tiyatro yapıyor. On dakika hayat hikayesini dinleyip, vedalaştık.
Otobüste buluştuk, Osakadan, bir buçuk saatlik Nara’ya doğru yola çıktık.
Todaiji Tapınağına ulaştık. Dünyanın en büyük ahşap yapısı ve dünyanın en büyük Buda heykeli olan ve Japoncada “Daibutsu” denen heykeli de bünyesinde barındırır.
Ardından Wakakusa Dağının eteğinde Nara parkı gezdik. 1880 yılında kurulmuş Japonya’nın en eski parklarındandır. Parkta serbestçe dolaşan 1200 den fazla vahşi sika geyiği var. Bana hiç vahşi gelmediler. Yemek ver diye gelip tostluyorlar. Geyikler nedeniyle artık Nara Geyik parkı olarak anılıyor.
Park çıkışında , karı-koca, bir aile kayboldu. Torununa samuray kılıcı almak isteyen babaanne ve dede, çıktıklarında grubu gözden kaçırmışlar. Otobüste bir saat bekledik. Arkadaşlar sonunda bulundu. Bir saat sürecek Kyoto yolculuğu başladı.
Japonların kurallarla yaşadıklarını yazmıştım. Otobüsler otoparklardan zamanında çıkmazsa ceza ödüyorlar. Sanırım yetmiş beş euro.
Yolculuklarda, buluşma noktalarında zamanında gelmek gerekiyor. Gecikmeler ceza olarak geri dönüyor.
Japonya deprem bölgesi. Her gün deprem olabilir. Panik yapılmayacak, yerinde kalacaksın. Pencereden atlamaya çalışmayın. Binalar depreme dayanıklı. Kimse hata yapma şansına sahip değil. Akşam markete gittim. Alışveriş sonrası iki bin küsür tutan alışveriş için iki bin lira ve üstünü tezgaha koydum. Kasiyer bin yerine on bin verdiğimi göstererek on bini geri verdi. Bin ve on bin neredeyse aynı sıfır farkı hariç.
Japonlar pratik zekadan çok robot gibi davranıyorlar. İster istemez bir kaç günde onlara benzedim. Cemal Kotan ‘in sorduğu soruda çuvalladım. Yada dersime daha çalışmamıştım. Rehber ile konuştum. Japonlar mini minnacık evlerde oturuyorlar. Evlerde misafirlik olayı yok. Ayrıca burası dünyanın en doğusu, güneşin doğduğu ülke. Demek oluyor ki Erzurum’dan daha doğuda. Ben babayım, erkeğim, deyince kadınlar cevap vermiyor. Japonya çok modern, Japonya hala ataerkil.
7 Mart 2025
07 Mart 2025 Cuma günü sabah sekiz buçukta otelden ayrıldık.
İlk uğrak yerimiz, Altın Köşk olarak bilinen, Kinkakuji Tapınağı oldu. 1994 yılında eski başkent Kyoto’nun önemli kültür varlığı olarak UNESCO listesindedir.
Buradan Arashiyama Bambu Ormanı oldu. Orman içindeki yürüyüş parkurlarında yürüdük.
Tekrar otobüs ile son durağımız, Kiyomizu Tapınağı oldu. Tapınak gezisinde yolların yokuş ve merdiven çokluğu sayıyı düşürdü. Gezi bir saat kadar sürdü. İki saat alışveriş ve yemek için serbest zaman verildi. Otobüste buluşarak otele döndük.
Japon lezzetlerini tatmaya çalışıyoruz. Çok yabancılık çekmedim. Dün, Ramen denemiştim. Bugün Suşi şansımı kullandım.
Kahvaltıda Kore’de olduğu gibi tanıdık kahvaltılıklar yok. Chopstick ile yiyebiliyorum. Kullanamayanlar için her yerde çatal, kaşık, bıçak var. Korkmaya gerek yok. Elinle yesen kim ne diyecek. Çorbaları kaşıkla yada bardakla içebilirsin.
Trafik soldan akıyor. Japonya, İngiliz işgalinde kalmamış. Bu durum İngiltere ile ilgili değil. Eski zamanlarda da Japonlar soldan yürürmüş. At arabaları, daha sonra araçlar aynı şekilde sürmüş. Samurayların üzerlerinde kalın giysiler, gece yolda gidiyor, karşıdan birileri geliyor. Ağır giysiler içerisinde kılıcını çekmesi, sağ elini kullandığı varsayılırsa, yolun solundan yürümesini avantajlı kılıyor. Hikayenin temeli onların yaşam biçimlerinin ortaya çıkardığı zorunluluk.
Hiçbir yerde ne çöp kutusu ne de çöp var.
Markette her şeyi bulmak mümkün. Lokantaların önünde fiyat tabelası var. Bir sürpriz ile karşılaşmıyorsun.
Japonlar evde yemek yapmayı, misafir ağırlamayı sevmiyorlar. Komşuluk yok. Dışarıda buluşuyorlar. Evler küçük. Sürekli deprem olduğundan korkmuyorlar, sakince bekliyorlar. Binalar depreme dayanıklı. Laz müteahhitler, buraya gelmemiş.
Ada ülkesi olduğu için üzerine saldıran olursa savaşmış. Dünyaya kendini kapatmış kendi içinde yaşayan bir ülke olarak yaşamış. Kendi içinde hep savaş halinde olmuş. Farklı dil konuşulmasını yasaklamış. Bugün dilini konuşan ama yazamayan alfabesi yok olmuş gruplar varmış.
Dünya ile entegrasyona girdikten sonra Alman kalkınma modelini örnek almışlar. Hızla sanayileşme içine girmişler.
Her yerde tuvaletler temiz, bedava, şu, sabun, kağıt var. Çin kültürü bu bölgede egemen. Batı ellerine su dökemez. Batıda 50 cent’in yoksa altına işersin. Makinaya para atmadan seni içeri sokmaz.
Hızla Sanayi ülkesi olmuş, modern bir ülke olan Japonya, kültürel olarak feodalizmi geçememiş. Feodal derebeylikler, onların askerî gücü samuraylar, halkın anasını ağlatmışlar. İmparator adına olduk olmadık vergi toplamışlar. Halk artık illallah demiş. Bunlara karşı bir şey yapmalı demişler. Ve içlerindeki savaşçı tipleri örgütlemişler. Bu baskılara karşı Ninjalar çıkmış. Ninjalar kötüleri cezalandırmaya başlamış. Kralın sözde ağır vergilerden haberi yokmuş.
Devam edecek…














