5
10 Mart 2025
Haçiko’nun heykelini ve aynı meydanda bulunan, en çok insanın hareket halinde olduğu geçidi seyrediyoruz.
İki saatlik serbest zaman verildi. Arkadaşlar alışverişe çıktılar. Bölgede ünlü markaların mağazaları var. Japonya’nın her tarafında aynı dükkanlar var.
Haçiko bir köpek. Heykeli ile fotoğraf çektirmek için kuyruğa girmeniz gerekiyor.
Kim bu Haçiko?. Bütün ünlüler gibi bir seceresi var. Özet olarak, Haçiko, yaşamının bir evresinde Kraliyet üniversitesi profesörlerinden biriyle yolları kesişiyor. Profesör ve Haçiko çok iyi anlaşıyorlar.
Profesör her sabah işe gitmek için evden çıkıyor. Haçiko da onunla geliyor. Haçiko, istasyonda kalıyor. Profesör trene binip işe gidiyor. Akşam aynı istasyonda iniyor, onu bekleyen köpeği ile evlerine gidiyorlar. Yaşam bu düzende devam ederken profesör aniden ölüyor. Haçiko bekliyor, arkadaşı gelmiyor.
O günden sonra profesörle yaptıkları gibi her sabah aynı saatte geliyor. Akşam aynı saatte dönüyor. Bu durum çevre sakinlerinin dikkatini çekiyor.
Haçiko 13 yaşında öldüğünde büyük bir cenaze töreni yapılıyor. Külleri, Tokyo’nun en pahalı mezarlığına gömülüyor. Derisi doldurularak Tokyo müzesinde sergileniyor.
Her gün sahibini beklediği istasyonun çıkışına heykeli yapılıyor.
Sevginin, sadakatin sembolü olarak her gün binlerce insan heykelin önünde fotoğraf çektirmek için kuyruğa giriyor.

11 Mart 2025
Tokyo’dan 12 saat süren uzun ve yorucu yolculukla Doha’ya indik. İstanbul uçağı için kapıda bekliyoruz.Dört buçuk saat sürecek Doha, İstanbul seferi için kafamızı şarj ediyoruz. Vatana kavuşmanın sevinci ile İstanbul, Bursa yolu çabuk geçecek.
11 Mart 2025
Japonya’dan arta kalanlar.(Fotoğraflar). Akılda kalanları yazacağım, aklımı bulunca!.
Japonya’da son gecemiz. Otelimizde kahvaltı sonrası çıkış işlemlerimizi yapıyor, otobüse bavullarımızı yerleştiriyoruz.
Şehir turuna devam ediyoruz. İlk durağımız, İmparator Meiji ile İmparatoriçe Shoken’in ruhlarına adanmış bir Şinto tapınağı olan Meiji Tapınağı olacak.
Şinto inancında doğadaki her şeyin ruhu vardır. Dağlar, dereler, kuşlar, ağaçlar. Onlara iyi davranılmalıdır. Orta Asya’da ki Tengri inancı ile benzerlik içeriyor.
Sonraki uğrak yerimiz, Akita cinsi bir köpek olan Haçiko’nun hikayesini daha önce anlattım.
Shinjuku Gyoen parkı kapalı olduğu için önüne kadar gittiğimiz halde gezemedik.
Son alışverişler ve yemek molası için verilen serbest zaman sonrası Tokyo Narita Havalimanına ulaştık. On iki saat sürecek Doha yolculuğumuz başladı.
Japonya tarihi Antik döneme uzanır. Feodal dönem, Japon tarihinin en bilinen dönemidir.
İlk kez askerî Yönetim ( Şogunluk) sistemi kurulmuştur.
Daimyo denilen yerel toprak sahipleri İmparatoru temsil ediyorlar. Samuraylar, feodal derebeylere hizmet ederek yaşıyorlar. İmparator temsili olarak var. Samuraylar halkı inim inim inletiyor. Çok vergi topluyorlar. Halk bıkmış usanmış. İçlerinden dövüşçüler yetiştirerek, Samuray ve onların ağaları Daimyo’lara karşı suikastçılar çıkarıyorlar. Bunlara Ninja deniyor. Ninjalar, kafa, göz kapalı öldürüyor, kaçıyor.
İki, üç yüz yıl süren bu dönemi İmparator Meiji sonlandırıyor. Madem İmparatorum, dediğimi yapacaksınız diyor. Samuraylara savaş açıyor.
Japonya dünyaya izole bir halde yaşıyor. Onlar derebeylik yaşarken İngiltere ve Amerika’da Sanayi Devrimi olmuş. Kapitalizm yeni pazarlar arıyor. Amerikan donanması gemilerini Japonya önlerine demirliyor. Topları Japonya’ya çevirip kapıları açması için bir yıl müddet veriyor. İçerideki gelişmelere paralel dışarıdaki gelişmeler İmparator Meiji’nin Japonya’nın yeniden doğuşunu gerçekleştirmesine katkı sağlıyor.
Dünyayı araştırmaya başlıyorlar. Kendilerine en yakın Almanları bularak. Alman Sistemini uygulamaya başlıyorlar. Hızla sanayileşme adımları atıyorlar. Gelişmiş ülkelerin sömürgecilik yöntemi ile zengin olduklarını görerek. Kendilerinde olmayan madenleri ve malzemeleri bulmak için savaşmaya başlıyorlar. En yakınlarındaki Kore yarımadasını işgal ediyorlar. İngilizlerin silahlandırması ile Çine saldırıyorlar. Çin afyon kullanımı ile perişan. İngilizler, Hindistan’dan uyuşturucu ile çayı takas yapıyorlar. Japonya, Çin’i işgal ediyor. Rusya ile savaşıyor, yeniyor. İyice azgınlaşıyor. Bütün Asya’yı işgal etmeyi düşünüyor. Aynı dönemde Avrupa’da Hitler, Mussolini, Salazar, Franco, dünya halklarına kan kusturuyor.
Avrupa’da faşizm yenilmesine rağmen Japonya’da durdurulamıyor. Sonunda Hiroşima ve Nagazakiye atılan bombalar sonunda Japonya teslim oluyor.
Savaş sonunda Almanya ve Japonya’nın ordu bulundurma hakları ellerinden alınıyor. Savunmaya para ayırmadıkları için Sanayi tesislerine paraları yatırıyorlar. İki ülkede küllerinden yeniden doğuyor.
Japonya Sanayi devrimini başarıyor. Dünya ligine giriyor. Kültürel alanda bu başardığı söylenemez. Hala feodal izler ağır basıyor. Amerikan hayranlığı, özentisi fazla.
Kurallar ülkesi, insanlar üzerinde toplumsal baskı oluşturuyor.
Sokaklarda çöp yok, çöp bidonu da yok. Çöpünü eve kadar taşıyacaksın. Sokakta yürüyerek yemek, içmek yok. Dükkanın önünde yemeğini bitirmelisin.
Sokakta sigara içmek yasak. Binalarda da yasak. Sigara içme odaları, alanlarında içebilirsin.
Hiç dilenci görmedim. Evsizler olduğu söylendi, ama sokakta yatan görmedim.
Kadınlar çalışma hayatında varlar. Kültürel olarak erkek Egemen düşünce var. Kadınlar mobik altında.
Evlenme oranı ve çocuk yapma oranı düşük.
Yemeklerde zorluk çekmedim. Her yemeği denemeye çalıştım. Grubumuz alışveriş yapmayı öncelikli bulduğu için çok az yemeklerde birlikte olduk.
Fiyatlar her yerde aynı. Farklı şehirlerde bile değişmiyor.
Dürüstler, yalan söylemiyorlar. Bin ve on bin yen birbirine benziyor. Yada biz ayıramıyoruz. Dikkatli bakıp sıfır saymak gerekiyor. Markette bin yerine on bin vermişim, anında geri verdi, uyardı.

Japonya’da şans getirdiğine inanılan Tavşanın sağ eli havadaysa Dükkana, sol kolu havadaysa Evinize şans, bereket getirir.
Japonlar fala çok inanıyorlar. Tapınakların önünde şans kağıdı çekiyorsun İyi şeyler yazıyorsa yanında taşıyorsun. Kötü bilgiler yada çektiğin kağıdı beğenmiyorsan orada bulunan tele bağlıyorsun, seninle gelemesin, orada kalsın.Bizim dilek ağaçlarımız benzeri yada güvercinin çektiği şans kağıdı gibi.
6852 adadan oluşan bir takımada ülkesidir. Aktif Volkanlarla doludur. Bizim ziyaret ettiğimiz Fuji Dağı en ünlüsüdür.
Halkın çoğunluğu dinsizdir. Az sayıda Şinto ve Budizm dinleri vardır. Tapınaklarını ziyaret ettik.
dakiklik ve düzen önemlidir. İş hayatında sürekli gelişim felsefesi uygulanır. Uzun çalışma saatleri kültürü var. Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisine sahip.
Sushi, ramen, tempura, gibi dünyaca ünlü yemekleri var. Sake ( pirinç şarabı ) geleneksel içkisi.
Okur yazarlık oranı yüksek. Ahlak eğitimi müfredatın parçası.
Japonya’da tuvaletlerin %80’i teknolojik özelliklere sahiptir.
Bahşiş vermek hakaret olarak algılanabilir.
Dünyanın en doğusuna güneşin doğduğu yere gittik.Eski bir medeniyet ve çok değişik kültüre sahip Güney Kore ve Japonya’yı kısa zaman aralığında tanımaya çalıştık.
Dünyanın başka yerlerinde insanlar nasıl yaşıyor. Ne yiyor ne içiyorlar, nasıl bir kültüre sahipler merak etmeye devam edeceğiz.
Yeni bir rotada buluşuncaya kadar sağlıkla kalın.














