sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

İstanbul’dan Ege gelince…

Salim Çetin Ekleyen Salim Çetin
Kasım 15, 2025
in YAZARLAR
0
İstanbul’dan Ege gelince…
0
Paylaş
16
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Bizim torun Ege, bu yıl İstanbul’da ilkokula başladı. İlk ara tatili 10 Kasım’da, onu bir hafta İzmir’de ağırlıyoruz.

Bu nedenle evde bayram havası esiyor.

Torun olunca onun memnuniyeti her şeyin önünde tabii ki.

Kaç gün öncesinden eşim Nazan programlar hazırlamaya başlamıştı.

İkide bir İstanbul’u arayıp Ege için yemek listesi hazırladı.

Ege okumayı söktüğü için ben de ona okuması gereken kitapları seçmeye çalıştım.

Ne güzel bir telaş!

Bütün bunlar bana kendi çocukluğumu anımsattı.

Yıllar yıllar önceydi. Köyde dedemlere gider, onlarla vakit geçirirdim. Kitap yoktu ama bol masal vardı, gezme de köyün sınırları kadardı.

Bu yüzden Reşit dedem ve Behiye nenem aklıma geldikçe Anka ülkesindeki bir masal tadında çocukluğum aklıma geliyor. Nasıl bir sevgi yumağı yaşanırdı, sarıp sarmalayan…

Şair Edip Cansever’in, “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk/ Hiçbir yere gitmiyor…” dediği cinsten bir sevgi yumağı.

İstanbul’dan Ege gelince...***

Ege’nin burada olması da bizim için bir sevgi yumağı.

Onun için hazırlıklar başlamıştı ya, o liste eksiksiz tamam oldu.

Ege, Nutella’yı çok sever, o alındı peşinen.

Sonra her gün iki yumurta, rafadan olmak üzere…

Gerisi bizim bildiğimiz peynir, zeytin, bal vb…

Böylece kahvaltı tamam.

Diğer öğünler ise dünürün tabiriyle menüde ne varsa, o.

***

Tabii Ege erkenden okumayı söktü, ona okuyacağı kitaplardan bir set yaptım. Bu set, vakti zamanında sevgili arkadaşım Bekir Yurdakul’un hem kendi kitaplarından hem de bir zamanlar sorumlusu olduğu Sadık Uygun Yayınlarının kitaplarından oluştu.

Geriye gezmesi ve oralardaki ikramlar meselesi var!

Öyle ya, şu İzmir’i, hatta civar ilçeleri tanısın bakalım bu İstanbullu küçük bey!

Mesela salı günü Tire pazarına gitmek var aklımda.

Ege için sakin bir ilçedeki saklı zenginliği görmek yararlı olur diye düşünüyorum.

Tabii orada Tire kebabından tatmak da bu geziye dahil olmak kaydıyla.

Sonraki günlerde Karşıyaka, oradan Sasalı’ya, Doğal Yaşam Parkı’na/ Hayvanat Bahçesi’ne…

Bir ‘şehir çocuğu’nun fili, aslanı, zürafayı ve diğer hayvanları canlı canlı görmesi sanıyorum hiç de fena olmayacaktır!

Buradaki yeme-içme!

Doğrusu kestiremiyorum!

Ertesi gün…

Kadifekale’den başlamak ‘çoğul’ İzmir’i tanımak açısından doğru seçenek gibi.

Kale’nin burçlarından İzmir’i ve Körfez’i kuşbakışı seyretmek Ege’ye de hepimize de iyi gelecektir.

Sonra girişteki teraslı kahvede çay içilir, Ege ise sanırım gazoz içebilir.

Neden olmasın ki!

Gitmişken Büyük İskender’in gördüğü rüya üzerine kenti burada kurduğu efsanesi de Ege’ye anlatılır mı?

Neden olmasın!

Tabii Kadifekale denince midye dolma da var, onu da hatırlayalım.

Hazır söz açılmışken, Büyükşehir’in çıkardığı İzmir-Kültür-Mekân-İnsan adlı derginin 1. sayısında usta gazeteci Nedim Atilla bu midye dolma işini anlatıyordu.

Bilindiği gibi İzmir yeme-içme (gastronomi) açısından zengin bir kent.

Bu zenginlikte Osmanlının sayılı liman kentlerinden olması ayrıca Rumlar, Ermeniler, Yahudi ve Levantenlerin İzmir’i yurt edinmelerinin de payı olmalı.

Buna Girit’ten, Balkanlardan, Kırım ve 1950 sonrası ülkemizin her yanından gelen göçleri de eklemek gerek.

Dolayısıyla her gelen kendi yemeğini, pişirme yöntemini ve onunla oluşan kültürünü de buraya taşımış.

Midye dolma da böyle.

Yalnız burada bir incelik var: Nedim Atilla’ya göre bu lezzet 1950’den önce Giritliler tarafından İzmir’e getirilmiş.

Sonrasında Eşrefpaşa ve Kadifekale’deki Mardinli Kürt ve Araplar bu işi sahiplenip sürdürmüş.

Demek ki midye üretiminin kökeninde Girit var.

Ama haklarını yemeyelim, sonrası Mardinlilerin…

***

Çalıştığım yıllarda (2015-19) Kadriye ve Çimentepe Mahallelerinde her evin bir odasının midye dolma üretimi için ayrıldığını görmüştüm.

Dönemin Konak belediye başkanı Sema Pekdaş, çözüm olarak mahallelerin merkezine bir midye işleme tesisi yapılması konusunu önermiş, teklif çok da kabul görmemişti.

Her neyse bu başka bir bahis…

Bu semtlerdeki gastronomi zenginliği elbette bu kadar değil ki!

Kadifekale’den aşağılara Basmane’ye doğru sallandığınızda Ballıkuyu, az beride Eşrefpaşa, Yapıcıoğlu gibi semtler sizi karşılar.

Ve buralarda İzmirliden çok Güneydoğudan gelenler; Mardinli, Urfalı, şimdilerde Suriyeli vb. var.

Buralarda küçük bir lokantaya girin; içli köfte, bumbar, lebeniye çorbası, mehirli pilav, sumaklı tirit, zingil tatlısı ve kiliçe çöreği gibi İzmirlinin çok da bilmediği çeşitleri görürsünüz.

***

Peki, bunları Ege’ye anlatmak?

Galiba, çocukların yurdu yok, onlarda önyargı da olmasa gerek.

O halde anlatmak daha kolay gibi.

Gene de bir çocuk kitabı yazarı gibi edebi dille, onların hayal dünyasını süsleyecek sözcükleri, imgeleri ve hatta benzetmeleri bulabilir miyim?

Kendim için ne desem yanlı olacağına göre, bu soruyu sorulmamış kabul edip yazıya devam ediyorum!

***

Kadifekale’nin daracık ve sevimli sokaklarından aşağılara, Basmane’ye doğru inildiğinde sizi Eşrefpaşa karşılar.

Girit ve Balkanlardan gelenlerin çok olduğu bir semttir burası.

Midye dolma yerini burada otların ‘egemenliği’ne bırakır.

Radika, turp otu, ebegümeci, cibes, şevketibostan, hardal otu, gelincik, sarmaşık, tilkişen, eşek marulu, kuzukulağı, semizotu, ısırgan adıyla bildiğimiz otlar…

Aslında Tire pazarına gitmişken bu otları Ege’ye tek tek göstermek gerekecek.

Peki, Ege’yi Alsancak ve Kordon’a da götürmeden olur mu?

Olmaz elbette. Çünkü İzmir’in kalbi orası.

Buradaki yeme içme ne ola ki!

***

Eh, Kordon denilince akla restoranlar ve tabii ki menülerinde yer alan balık çeşitleri, mezeler, zeytinyağlılar geliyor. Menüde rakı ve şarap da vardır.

Allahtan bizim paramız, buralarda üç beş kişiye balık ve rakı ziyafeti çekmeye yetmeyeceğinden, deneyimleme olanağımız da yok.

Ege de şansına küssün, bunu ülkemizdeki ekonominin azizliğine saysın artık!

Peki, aç mı geleceğiz?

Hayır, Alsancak’ta Dostlar Fırını’nda, boyoz ya da kumru yeriz.

O arada Ege’ye, boyozun Sefarad Yahudilerine e ait bir ürün olduğunu da anlatabilirim.

Aslında İzmir’de gezilecek daha onlarca yer var.

Ama Kemeraltı’na kıyamam, geziyi onla bağlamadan olmaz!

Emel Kayın’ın bir yazısı aklımda.

O yazıda Kayın, Kemeraltı’nı dünürlerin düğün alışverişinden sonra döner yedikleri, sonra da kaybolan çocuklarını karakoldan aldıkları bir semt olarak anlatmıştı.

O halde döner yemek bize de şart oldu. Sayın Kayın’ı kırmak olmaz ama kaybolmak kısmına itirazım var.

Ege benim göz bebeğim çünkü…

İzmir dergisinde Nejat Yentürk ise Kemeraltı’nı 1990’lara kadar açık olan meyhane ve restoranlarıyla anlatmış.

Şimdi yerlerinde yeller esen; Şükran Lokantası, Akif Baba, Bodrum Meyhanesi… Veysel Çıkmazı’ndaki meyhaneler, Yasef’in Meyhanesi, Selanik ve Ekmekçibaşı lokantaları bunlar.

Ben bunlara, 1980 sonlarında yok olan kitabevlerini, yayınevlerini de ekleyebilirim.

***

Bizim Ege için düşündüklerimiz şimdilik bu kadar.

Peki, bunlar Ege’nin algı dünyasında ne kadar yer eder?

Doğrusu bilmiyorum.

Bizimkisi, Ege’nin gökyüzü kadar geniş çocukluğuna hoş bir anı bırakmak.

Büyüdüğünde, dedesinin onu buralara götürdüğü, İzmir’in güzellikleri ve bazı lezzetleriyle tanıştırdığını unutmasın, bütün bunlar belleğinde bir ‘hoş seda’ olarak kalsın isterim.

Hatıralarda yaşamaktan daha güzel ne olabilir ki!

Ya, işte Ege için bunlar…

Bir de aramızdan ebediyen ayrılıp melek olan oğlumuz Emrah olabilseydi…

https://www.gazeteyenigun.com.tr/makale/26809690/salim-cetin/istanbuldan-ege-gelince

Post Views: 336
Önceki yazı

TUNE

Sonraki Gönderi

Köyü Yaşatmadan Şehri Kurtaramayız

Salim Çetin

Salim Çetin

Sonraki Gönderi
Köyü Yaşatmadan Şehri Kurtaramayız

Köyü Yaşatmadan Şehri Kurtaramayız

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.