sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Kolombiya Ders Notları

Seyfi Elçiboğa Ekleyen Seyfi Elçiboğa
Mayıs 21, 2025
in YAZARLAR
0
Kolombiya Ders Notları
0
Paylaş
27
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Kolombiya, And Dağları’ndan Amazon’un vahşi ormanlarına, Karayip’in tuzlu kıyılarından Guajira’nın yakıcı çöllerine uzanan bir coğrafya. Ancak bu büyüleyici topraklar, yarım yüzyılı aşkın bir süre kan ve gözyaşına sahne oldu. 1964’te, 1948-58 arasındaki La Violencia iç savaşının küllerinden FARC (Devrimci Silahlı Kuvvetler) doğdu; bu, yoksul köylülerin, toprakların %77.6’sını elinde tutan %0.4’lük seçkin zümreye başkaldırısıydı. Bogotá ve Medellín’in köklü aileleri, kahve plantasyonları, muz tarlaları, sığır çiftlikleri ve koka arazileriyle bu engin toprakları yönetirken, köylüler günde 2-3 dolara, 12 saatlik mesailerle kahve topluyor, hayatlarını güçlükle sürdürebiliyordu.

FARC, Marksist-Leninist bir idealle, arazi reformu ve toplumsal adalet için silaha sarıldı. Manuel Marulanda, nam-ı diğer Tirofijo, Caquetá’nın köylerinde köylülere ekmek ve ilaç taşırken efsaneleşti: “Devlet bizi unuttu, lakin Tirofijo hatırladı,” diyordu yaşlı bir köylü. Ne var ki FARC, 27.023 kaçırma ve sivillere yönelik şiddetle halkın bu umudunu köreltti; 1990’larda halkın yalnızca %10’u destek veriyordu. 1998’de, Belçika büyüklüğünde 42.000 km²’yi kontrol ettiler; fiilen bir devlet kurdular. Savaş, 1964-2016 arasında 220.000 can aldı, 5,7 milyon insanı, yani nüfusun %20’sini evsiz bıraktı. Kolombiya ordusu, 2008’de Operasyon Jaque ile Ingrid Betancourt dahil 15 rehineyi kurtardı; Raul Reyes’in öldürülmesi ordu için bir zaferdi. Ancak Mapiripán’da (1997) 49 köylünün, Bojayá’da (2002) 79 masumun katledilmesi yürekleri yaktı. Ressam Fernando Botero’nun kanlı tuvallerinde bu acı resmedildi; Aterciopelados’un şarkıları barışa hasrettii, Gabriel García Márquez romanlarında acı ve huzuru yazdı. Medya, devletin kontrolündeydi; FARC’a yakın Voz gazetesi tehditlerle susturuldu. Kadınlar, cephede %40 oranla mücadele etti: “Barış için çarpıştık,” diyordu eski bir kadın savaşçı. Kolombiya’nın kırık demokrasisi, elitlerin elinde inliyordu; FARC’ı da doğuran bu eşitsizlik, çatışmaların yarım asır sürmesine neden oldu. Üniversiteler gerçeği aramak isterken akademisyenler tehdit edildi, tutuklandı. Savaş, ekonomiye 100 milyar dolar zarar verdi.

1964’te kırsalda yoksulluk %70’ti; köylüler tarlalarda çalışsa da köyler daha güvenliydi. FARC, bazı bölgelerde sağlık ve eğitim getirdi, lakin savaş köyleri harap etti. Bugün işsizlik ve güvensizlik devam ediyor. 2025’te kırsalda yoksulluk oranı %40’ta. Köylüler, “Eskiden FARC doktor getirirdi, şimdi ne doktor var ne iş,” diye sitem ediyor. Savaş, altyapıyı çökertti; barış, turizmi canlandırdı. Caño Cristales’in renkli nehirleri turist çekiyor. Taşrada değişim sınırlı olunca Eski savaşçı Juan, “Silah bıraktık, yiyecek ekmek bulamıyoruz,” diyor. Bir asker, “FARC meclise girince biz unutulduk,” diyerek öfkeleniyor. Kolombiya’da “Teröristler mecliste” sloganları yükseldi; 2018’de bir mitingde, “FARC’ı mecliste görmek, evladımın mezarına hakaret,” pankartı taşındı. Kurban yakınları, politikacıların acıları istismar edişine isyan ediyor: “Ölülerimizle siyaset yapıyorlar,” diyor bir anne. 2018’de Medellín’de “Barış için Anneler” buluşması, siyasi gerginlikler bu anları gölgelese de, gerilla ve asker annelerini gözyaşlarıyla birleştirdi. Muhalefet, hükümeti “teröristlerle işbirliği” ve “ihanet”le suçladı; Álvaro Uribe, “FARC’a teslim oldular,” dedi.

Barış, milliyetçiliğin(nacionalismo colombiano) tahriki altında zedelendi. Uribe’nin Demokratik Merkez Partisi, “Vatanı FARC’a satıyorlar,” diyerek halkı galeyana getirdi; 2016’da bir mitingde, “Kolombiya FARC’sız güzel,” sloganları atıldı. FARC içindeki sert kanat da barışı sabote etti; 2014’te General Rubén Darío Alzate’nin kaçırılması, görüşmeleri dondurdu: “Teslim olmayız,” dediler. Barış taraftarları, “terörist destekçisi” damgası yedi; 2016’da aktivist María López, “Barış dedik, vatan haini olduk,” diye yakınmıştı. Politikacılar, oy kaygısıyla söylemleri sertleştirdi; Uribe, 2016 referandumunda popülist kampanyalarla halkı barışa karşı “hayır” oyu kullanmaya ikna etti. Juan Manuel Santos, yeniden seçilememe korkusuyla anlaşmayı yumuşattı; bu, güven kaybına yol açtı. Yolsuzluk, çatışmayı körükledi. Uyuşturucu ticareti yolsuzluğu besledi; 2000’lerde paramiliterler ve devlet görevlileri koka gelirlerinden pay aldı. 2015’te bir skandal, ordunun kartellerle bağlantısını ortaya çıkardı. 2017’de Odebrecht skandalı, 32 milyon dolarlık rüşvetin barış fonlarını çaldığını gösterdi. Çatışmalar, yolsuzluğu perdeledi; elitler, savaşın sürmesini istiyordu. Anlaşıldı ki mutlak barış imkânsız; herkesi tatmin eden barış da yoktu. Görüşmeler yıllar sürer, yeniden çatışmalar çıkabilirdi. 2019’da FARC’ın muhalif grupları silahlandı; 2020’de 56 eski savaşçı öldürüldü.

2012’de Havana’da görüşmeler başladığında barış umudu 6. kez masadaydı; 52 yıllık savaşın yorgunluğu, Santos ve Timochenko’yu masaya oturttu. Küba, Norveç ve Venezuela, Hugo Chávez’in barış hayaliyle görüşmelere destek verdi. FARC, 8.000 savaşçıya inmişti; halk, barış için yalvarıyordu. Görüşmeler, arazi reformu, adalet, uyuşturucu, siyasi katılım, kurbanlar ve silahsızlanma üzerine yoğunlaştı. Kadınlar, delegelerin üçte biriyle masadaydı, ancak yerli ve Afro-Kolombiyalılar dışlandı; cinsiyet eşitliği %12’de kaldı. Barış mimarları iyi niyetliydi, fakat yeterince kapsayıcı olamadılar. Her iki taraf da savaşın zararını görmüştü; FARC, terörizm ve uyuşturucuyla suçlandı, hükümet ise insan hakları ihlalleri ve paramiliterlerle işbirliğiyle. 2016 referandumu, %50.2’lik retle çöktü; halk, FARC’ın geçmişte işlediği suçları affetmedi, FARC taraftarları ise sandığa gitmeyerek hükümete güvenmediğini gösterdi. Dabeiba’da Hakikat Komisyonu, 2019’da güvenlik güçlerinin 200’den fazla “sahte pozitif” infazını aydınlattı; bu, barış sürecinin en çarpıcı anıydı (Sahte Pozitif: Askerler, terfi, ödül veya siyasi baskıları karşılamak için genellikle yoksul gençleri iş vaadiyle kandırıyor, kırsal alanlara götürüp öldürüyor ve cesetlerini gerilla üniformalarıyla sunarak “çatışmada öldürülen terörist” şeklinde kaydediyordu). FARC, 13.000 silahı bıraktı, Comunes Partisi oldu, halk buna karşın, “Geçmişi inkâr ettiler,” diyerek eski isyancılara sırt çevirdi. Eski savaşçılar, işsizlik ve teröristlik damgasıyla boğuştu; çoğu suç çetelerine veya rakip ayrılıkçı örgüt ELN’ye sığındı. Engelli savaşçılar terk edildi; kayıp rehineler bulunamadı. STK’ların çabaları halka ulaşmadı; arazi reformu ve kırsal kalkınma kâğıtta kaldı. BM, 1.5 milyar dolar destek verse de sağcı hükümetler anlaşmanın maddelerini uygulamada engellemeye çalıştı. Oysa barış kazandırdı: Turizm %30 arttı; Medellín, 2013’te “Yılın İnovasyon Şehri” seçildi; Bogotá’nın bisiklet yolları çevre dostu bir model oldu. Halkın barış arzusu, en büyük güçtü; 2016’da Bogotá’da halk, barışı yastık savaşıyla kutlarken kırsalda hayal kırıklığı sürüyordu. Gallup anketi, 2016’da halkın %52’sinin umutsuz olduğunu gösterdi. Eski savaşçılar ve askerler, güvenlik eksikliğinden yakınıyor: “Barış dediler, fakat bizim elimiz tetikte,” diyor bir asker. Kararlar kâğıt üstünde kaldı; hükümet, vaatlerin çoğunu uygulamadı. Barış, halkın arzusuyla ayakta; Kolombiya, bu yarım rüyada yol almaya çalışıyor.

Kadınlar, barışın sessiz kahramanlarıydı. FARC saflarında her 10 gerilladan 4’ü kadındı; Havana’da ise delegelerin sadece %18’i. Victoria Sandino, FARC’ın ilk kadın müzakerecisi, “Erkekler savaşı konuştu, biz hayatta kalmayı,” diyor. Sandino’nun ısrarıyla anlaşmaya cinsiyet perspektifi eklendi: toprak dağıtımında kadınlara öncelik, cinsel şiddet mağdurları için tazminat. Uygulamada bu vaatler tozlu raflarda, 2023’te kadın toprak sahiplerinin oranı %26’da kaldı. Yerli ve Afro-Kolombiyalı kadınlar ise çifte zulüm gördü. Embera kabilesinden María Chaverra, “Ordu bizi FARC’la işbirliği yapmakla suçladı, paramiliterler topraklarımızı aldı. Barış bize ne getirdi?” diye soruyordu. 2016’dan beri 1.200 yerli lider öldürülmüştü.

2022’de solcu lider Gustavo Petro’nun seçilmesi, yeni bir umut oldu. Petro’nun “Toplam Barış” politikası, ELN ve paramiliterlerle müzakereleri başlattı. Ancak süreç, FARC anlaşmasının izinde: güven eksikliği, şiddet sarmalı, siyasi sabotajlarla ilerliyor. Petro’nun uyuşturucu politikası radikaldi: “Kokain savaşı kaybedildi,” diyerek tarla imha uygulamasını durdurdu, çiftçilere alternatif geçim önerdi. Ne var ki ABD’nin DEA’sı operasyonlarını kısıtladı; 2023’te kokain üretimi %24 arttı. Barış sonrası Kolombiya, turizmde patlama yaşadı; Caño Cristales, Cartagena ve Medellín dünya sahnesinde parladı. Kırsalda eski FARC savaşçılarının 2.300’ü çetelere katıldı. Devlet, 3 milyon hektar toprak dağıtma sözü verdi; sadece 700 bin hektar gerçekleşti. Köylüler, “FARC gitti, paramiliterler geldi,” diye isyan ediyor.

FARC için barışın bedeli ağır oldu. 2023’te, 13.000 eski FARC üyesinden sadece %32’si istikrarlı iş buldu. Eski gerilla Juan Pablo, garsonluk yaparken, “Müşteriler selfie çekiyor, sonra paylaşırken altına ‘katil’ diye yazıyor,” diye sitem ediyor. Sosyal medya, yeni bir cephe: Eski gerillaların TikTok videoları linç ediliyor; “Barış mı bu, şov mu?” haberleri travmayı derinleştiriyor. İlginç örneklerden biri Leyner Palacios, Bojayá’da 32 aile ferdini kaybetti; şimdi barış aktivisti: “Nefreti bıraktığımda özgürleştim,” diyor.

Dünyanın çeşitli mecralarında yaşanan çatışmaların barış ve uzlaşmayla sonuçlanmasının verdiği çok değerli çıkarımlar var. Çatışma yaşayan her ülke, kendi özgün şartlarında, ayrı çözümlere, ayrı yol ve yöntemlere gereksinim duyar. Her barış özgün ve biriciktir. Yine de insanın yarattığı sorunları çözme iradesinde benzer yanlar bulmak mümkündür. Türkiye’deki Kürt meselesiyle Kolombiya’nın barışı arasında da çarpıcı benzerlikler var. Her iki ülkede asimetrik savaş, uluslararası aktörlerin müdahalesi ve medyanın kutuplaştırıcı dili var. Yarım asra sığmış kederle dolu Kolombiya’dan alınacak dersler var. Barış, silahların sustuğu an değil, yüreklerin konuştuğu bir süreçtir. Medellín’in çetelerle dolu sokaklarında kütüphaneler açıldıysa, Diyarbakır’da Sur’un sokakları da barışın renkleriyle dolabilir.

21.05.2025
Seyfi Elçiboğa

Post Views: 198
Önceki yazı

75 UZUN YIL

Sonraki Gönderi

UYGARLIKLARIN KAVŞAĞI İRAN 3

Seyfi Elçiboğa

Seyfi Elçiboğa

Sonraki Gönderi
UYGARLIKLARIN KAVŞAĞI İRAN 3

UYGARLIKLARIN KAVŞAĞI İRAN 3

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.