Nişabur”a sabah yedide indik. İstasyondan otobüsle, kahvaltı yapacağımız otele geldik.
Ömer Hayyam’ın memleketindeyiz..
Atalarımın memleketi de buralar olmalı. Çocukluğumda büyüklerimden çokça duyduğum, “Horasan’dan geldik” cümlesiydi.
İran’ın Horasan Eyaleti’ndeyiz. Sanıyorum Azerbaycan topraklarında devam eden geniş bir coğrafya.
Akrabalarım, buralardaysanız ses verin. Ben geldim.
Nişaburlu Aktar türbesindeyiz. Moğollar tarafından öldürülmüş. Kuşların Dili eserinde Simurg hikayesini anlatır. Kuşlar tanrıyı aramaya çıkar. Otuz tane kuş kalır. Simurg diye bir kuş yoktur. Otuz kuş Simurg’dur. Buradaki felsefe, “Tanrı kendi içinizde”dir.
Ömer Hayyam’ın çadıra benzeyen anıt mezarındayız.
Ömer Hayyam’ın ailesi çadırcı olduğu için böyle bir anıt yapılmış.
Hayyam, döneminin en büyük matematikçi, astrolog, geometrici ve şairidir.
Selçuklu devlet adamı Nizam-ı ül Mülk, Hasan Sabbah ile okul arkadaşlarıdır. Uzun yaşam öyküleri içerisinde, Hassan Sabbah kendisini öldürmek isteyen Nizm-ül Mülkü suikastla öldürtmüştür. Ömer Hayyam’ın ikisi ile de ilişkisi sürmüştür.
“Alamut Kalesi” ve “Semerkant” kitaplarını okuyarak, çok ilginç bu konuda, daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Nişabur gezimiz sonrası Meşhed’e otobüs yolculuğu yaparak geldik.
Yol üzerinde rastladığımız kavun satıcısının kavunlarını bitirmeye çalıştık. Uzun yolculuk sonrası şehre geldik. Önceden rezervasyonu yapılan lokantaya gittik. Pirzola ve İncik yenmesi önerilmişti. Kolaylık olsun diye pirzola siparişi verilmiş. Beğendik, anlattıkları kadar varmış.
Otele geldik, dinlenme molası. Saat yirmide akşam yemeği için çıkacağız. Yemek sonrası isteyen alışveriş, İsteyen rehberin öncülüğünde imam Rıza törenlerine gidecek.
Caferilik ve Alevilik’te sekizinci imam olarak bilinen Ali er- Rıza, Musa el- Kazım’ın oğludur-Peygamberin torunudur.
Tahran’ın 31 eyaletinden birisi olan Razavi Horasan’ın başkenti Meşhed’tir. Üç milyon nüfusu ile ülkenin ikinci büyük şehridir.
Meşhed, Şii dünyası için kutsaldır. 8.İmam, Rıza’nın öldürülmesine atfen “şehadet yeri” anlamına gelen Meşhed denilmiştir.
Abbasi hükümdarı Harun Reşit bu şehirde ölünce yerine oğlu Manun geçmiştir.
Manun, Şia ile iyi geçinmek adına, Medine’den imam Rıza’yı bu şehre davet etmiş. Halkın ilgisi imam Rıza’ya daha fazla olunca, “yönetim elden gidiyor” kaygısı ile zehirli üzümle onu öldürtmüş. Halk şüphelenmesin diye babasının mezarının yanına gömdürmüş. Bir yandan da Harun Reşit’in ayak ucuna koyarak aşağılamak istemiş. Fakat ayak ucundaki toprağı kazmak mümkün olmamış. Başucunda mezar yapmak zorunda kalmışlar. İnanış bu, olağanüstü güçlere inanan bir toplum.
12 İmamdan sadece birisi İran topraklarında. İmam Rıza’nın zehirlenerek öldürülmesi tepkiye neden olmuş.
Bugün 8.İmam Rıza’nın doğum günüymüş. Bayram olarak kutlanıyor. Şehrin nüfusu ikiye katlanmış, otellerde yer yok.
Akşam yemeği sonrası, türbe ziyareti için, otobüs ile bir noktaya kadar gidebildik. Yollar kapatılmış. Kalan yolu yürüyerek türbedeki törenlere katıldık. Sabaha kadar sürse de, biz oniki’de ayrıldık. Otele yatmaya geldik.
Kadınların türbeye girerken örtünmeleri zorunlu. “Çadır” denen bir örtü ile bütün giysiler ve saçlar kapatılıyor. Her kullanım sonrası bu çadırlar yıkanıyor. Hijyen sorunu yok.
İğne atsan yere düşmüyor. Kalabalıkta kaybolmadan döndük.
Fotoğraflar bu gecenin anıları.

Dün gece İmam Rıza türbesindeki törenlerin kalabalığı bizi yordu. Sabah kahvaltı yedide başlıyor. Otelden ayrılış saatimiz on buçuk. Bizi almaya gelen otobüs trafik kazası geçirmiş, yerine başka otobüs, biraz gecikerek geldi.
İranlı şair, yazar Firdevsi’nin mezarına gittik. Zamanında hiç bir mezarlık almamış. Babasının bahçesine gömülmüş. Bahçe günümüzde hayli büyütülerek anıt mezar yapılmış. Müze ve geniş park haline getirilen bahçe, eserlerindeki hikayelere göre düzenlenmiş. Park, heykellerle süslenmiş.
Ünlü eseri Şehname’deki, Zal oğlu Rüstem’in hikayesi anıta damgasını vurmuş. Cihan pehlivanı Rüstemin kahramanlıkları heykellerde anlam bulmuş.
Daha sonra İmam Gazali’nin mezarı olduğu söylenen, yol kenarı bir tarlanın içinde bir mezara gittik. Bazılarına göre ise Kerimhane ismiyle bilinen, aslında İmam-ı Gazali’nin mezarı ve medresesi olan, Selçuklu mimarisi ile yapılmış başka bir tarihi binaya gittik.
Meşhed’de gezilecek yerleri bitirdik. Büyük bir AVM ye gidip, serbest zaman verildi. Alış veriş yapmak isteyenler, acıkıp bir şeyler yemek isteyenler için serbest zaman. Buradan Safran satın alınabilir.
Saat dört buçukta buluşup, otobüsle havaalanına doğru yola çıktık. Uçağımız on dokuz onbeş te.
Meşhed’e veda ediyoruz. Şiraz’a bir buçuk saat uçak yolculuğu yapacağız.
Meşhed, Şiiler için kutsal bir şehir. Diğerlerine göre daha muhafazakar. Giyim kuşam dinî mekanları da düşünürsek kadınlar için biraz zor görülebilir. Fakat yaşanan durum böyle değil. Batı medyasının abartmaları bizleri şartlandırıyor. Emperyalizme karşı duruş, giyim, kuşama indiriliyor. Kadınlar yaşamın, ticaretin, gezilerin, pikniklerin içinde varlar. Bizdeki kadar kaç, göç yapmıyorlar.
Sadi Şirazi’nin, insanlara karşı görevlerimizi anlattığı Gülistan,
Tanrıya karşı görevlerimizi anlattığı Bostan isimli eserleri vardır.
İran’ın ünlü şairi Ehl-i Sünnet’tendir.
Devam edecek…














