Ülkemizde…
“Kurnazlık Siyasetinin” erbabı iki kesim var…
Elbette bunlar İslamcı kesim ile Kürt etnisiteciler…
İki kesimin çıkış noktası…
Tüm mücadele anlayışlarının manifestosu hep aynı:
YALAN!
“Başörtüsü zulmü” ile İslamcılar…
“Dilimi konuşamıyorum” ile
Kürt etnisiteci odaklar…
Yıllarca hep aynı “takiye”yi nakarat ettiler:
Özgürlük istiyoruz!
Oysa..
Amaç ne başın örtünmesiydi…
Ne de bölgesel lehçenin özgürce(!)konuşulması idi!
İki kesiminde hedefi Laik Cumhuriyeti tüm DEVRİMLERİ ile birlikte tasfiye etmekti…
Tarih boyunca….
Emperyalistlerin maşası olmaktan bir adım öteye gidememiş bu iki kesim…
Bugün zafere çok yakın olduklarını zannediyorlar…
İslamcıların son adımı ile KÜRTÇÜ partnerinin son adımı aynı hedefte buluşuyor:
ANAYASA DEĞÎŞİKLİĞİ!
Tabanları cahil kitlelerden oluşan…
Mürit, biat ve ilkel aidiyet (aşiret) üzerine kurulu bir sürü-yaşam üzerinden varlığını sürdüren bu kitleler…
Hep kolay kullanılır aparatlar oldular…
Ne yazık ki…
İslâm dinin kendisine…
Sefaletten başka bir şey getirmediğini göremedi yoksul Müslüman!
Bir karış toprağı olmayan Kürt maraba ise…
Kasr-ı Kanco’daki AĞANIN…
Kurulacak o sözde devletin kendisine ne fayda sağlayacağını sorgulamadı bir türlü…
Oysa…
Laik Cumhuriyet yıkılırsa…
En başta…
İslamcı o mürit ile, poturu delik o Kürt maraba kaybedecek!
Sokaklarda açız diye haykıran kadınların çoğunun türbanlı olması tesadüf değil!
Batı ve Karadeniz İllerinde Kürt gençleri iş arıyor, çalışıyor…
Neden, niçin?
Ekmeği ve özgürlüğü buralarda arıyor olmasın?
“Dil meselesi”nden yola çıkılıp….
Kürt meselesi denilen aldatmaca..
BÎR EMPERYALİST MESELEDİR ASLINDA!
Gerici, Çağdaş değerlerden uzak, cahil milyonların yaşadığı adına devlet denilen ama…
Asla bir DEVLET olarak görülmeyecek şekli ülke topluluğu!
Birinin başında aşırı zenginleşmiş, Cenneti bu gezegende yaşayan din tacirleri…
Diğerinin başında ise… Ağa, Şeyh, Şıh’tan oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni!
İkisinde de mutluluk yok…
İkisinde de yoksulluk ebedi…
İkisinde de her kararın belirleyicisi Emperyalist güç!
Bu kısır döngü mutlaka kırılacak…
Eminim Türkiye tekrar kuruluş ayarlarına dönecek…
İnsan olmanın erdemleri ders olarak okutulacak tüm okullarda…
Tarlalarda…
Fabrikalarda çalışacak güzel insanlarımız neşe içinde…
Hırsızlık en utanç verici eylem olarak görülecek toplumda yeniden!
Anneler yeniden biber sürecek dillerine çocukların, yalan söyledikleri için!
Ben inanıyorum…
Kırılacak bu kısırdöngü…
Çocukların gözleri gülecek parklarda koştururken…
En güzel marşlarımızı söyleyeceğiz, kol kola yürürken o gönençli Türkiye’de!
Tarih bizi…
Emperyalistleri bir asırda 2. Kez dize getiren ULUS olarak yazacak…
Buna tüm yüreğinizle inanın…
Çünkü bende inanıyorum!..














