Beni belleklerine muhtemelen utangaç biri olarak kazıdılar. Beş-Altı ay öncesine kadar çorbalık adıyla çok ucuza satılan, genelde insanların almayı pek tercih etmediği tavuk parçalarının satıldığını farkettim.
Kimya nın mamasını paylaştığım sokak kedisine, Kimya ölünce de mama vermeyi sürdürdüm. Bu kedi, önce arkadaşlarını sonra yavrularını yanında getirmeye başladı.
Her gün gelmelerine rağmen sadece ilk gelen anne kedi kendini sevdiriyor. Eve dönüşümde beni karşılıyor, dışarı çıktığımda yakınlarda ise beni uğurluyor!.
İsim koymadım, mesafe koymak, kedi öldüğünde duyduğun acıyı hafifletiyor.
Tavukçuda satılan çorbalığı onlara alıyorum. Bunu yapan çevrede sanırım sadece benim. Yemeklik yapmak için alanlar var ve bu nedenle de “kediler için alıyorum” dediğimde bana inanmadıklarını düşünüyorum. Aslında inanmamaları umurumda değil.
Ancak!
Bence önemli olan bir şeyi fark ettim. Pazarcılarla tavukçular arasında önemli fark var.
Pazarcıdan meyve, sebze alırken sizi laf kalabalığına tutar ve bir anlık dalgınlığınızda, poşetin içine olabildiğince ezilmiş veya ezilmeye yaklaşmış ürünleri doldurur.
Malı seçtirmeme nedeni budur. Bir de poşetin ağzına öyle bir düğüm atar ki poşeti evde anca yırtarak açar aldığınız ürünü o an da görürsünüz!.
Tavukçular ise çorbalığı verirken elinden geldiğince poşeti doldurmaya çalışıyor. Kg.25 lira ise para üstü verirken 20 lira alıyor.
Mesele 20-25 meselesi değil. Mesele farklı esnafın farklı tutumları olması. Bir kesim esnaf sadece kendini düşünürken, diğer kesim esnaflığın sadece mal satmak olmadığını gösteriyor..
Sonuç: Kediler bu soğuk havada yağlı ve taze et yemekten mutlular.














