Öyle bir çaresizlik ki yüreğime çöken…
Öyle bir yalnızlık ki Kor ateşe gebe…
Bir karabasanın ortasında kalmışlığıma çığlıklarım yetmez
Elim kolum tutmaz, isyanıma haykırışlarım yetmez…
Hayallerim vardı bir zamanlar gençliğimin delice…
Dokunursam diye örselenmesinden korktuğum nice itirazım
Hep vazgeçtim başka yaşamlar için.
Yüreğim kanar durur…
Zavallı ülkem biçare kaldı nefessiz…
Sevdalarım vardı, yazılmamış bir mektupta kalmış adressiz…
Arar dururum, bulamam çaresini…
Sorar dururum
Cevabı yalan dillerde
Veda yakın biliyorum
Artık gitme vakti geldi sessizce
Demde yolculuğa iştirak edelim edebimizle…
Not: bu bir şiir değil. Haddimi bilirim…
Benimki sadece bir iç döküş…
.
NASIL BİR YARATIKSINIZ?
Temizlik malzemesine yok…
İdare bürosunda kullanılacak kırtasiye malzemesine yok…
Aç bilaç…
Güya adı OKUL olan o taş yığını yapıya giden sabiye…
Bir bardak süt, bir poğaça için yok…
Elini kolunu sallaya sallaya…
Beline soktuğu silahla…
Bir kovboy gibi okula gelip…
Akranlarını, öğretmenlerini gözünü kırpmadan öldürürken…
Ona bir parça caydırıcı olabilecek GÜVENLİĞE YOK!
Neye var?
Okulda görevlendirilen İmam efendinin maaşına!
Anayasaya…
Tevhid-i Tedrisat (Eğitim birliği) Yasası’na…
Laikliğe…
Çağdaş yaşama, uygarlığa, insanlığa aykırı olmasına rağmen…
Okullara soktukları kara cübbeli için kaynaklar sınırsız!
Ekranlara bakın hele…
Çürüme net olarak görülmüyor mu?
Hayatı anlatan…
Sevgiyi, saygıyı anlatan…
Toplumsal yaşamın ” olmazsa olmazlarını” işleyen…
Barışın, yardımlaşmanın kıymetini kavratan…
Tek bir dizi…
Tek bir program var mı?
Mafya güzellemeleri…
Feodal düzen goygoyculuğu…
Kimin kiminle belli olmadığı…
Aile diye “ensest ilişkinin” sanki doğal bir ilişkiymiş gibi senaryolaştırıldığı…
DNA TESTLERİNİN…
Kadın programlarında havada uçuştuğu…
Derin bir toplumsal bataklıkta debelleşiyoruz…
“Muasır medeniyet” seviyesine ulaşmak…
Artık hayal…
Karanlığın boyutu…
Umutsuzluğun, çaresizliğin seviyesi ölçülemez bir düzeyde…
Hâlâ…
Siz bu UCUBE SİSTEME…
MİLLİ EĞİTİM Mİ DİYORSUNUZ?
Hâlâ…
O körpe çocuklarınızı…
Bu kahrolası rezilliğin kollarına mı bırakıyorsunuz?
Kıymayın çocuklarınıza efendiler…
Kıymayın o körpelere…
Değer mi bunca çile…
Adına diploma denen…
Ve zerre kıymeti olmayan bir kağıt parçası için…
Çocuklarınızın geleceğine şerh konuluyor farkında değil misiniz?
Ben olsaydım…
Asla teslim etmezdim çocuğumu bu vahşi eğitime…
Her türlü eğitimi kendim verirdim evimde…
Ne yani…
Daha mı kötü olur bundan?
Sizde öyle yapın…
Mevcut DESPOTİZM…
Sizin çocuklarınızı zerre önemsemiyor zaten…
Bari siz önemseyin çocuklarınızı!…














