Bugün Bakü’de Azerbaycan Milli Kütüphanesine geldim. Azeri Türkçesine çevrilmiş iki kitabımızı görmek büyük mutluluk oldu. Atama Mektup (ŞİİR) 2007, Bakü / Tren Düdükleri ( ÖYKÜ) 2008 Bakü Mevlüt Kaplan


***
AZERBAYCAN
Kısa bir gezi için Azerbaycan’a, Bakü’ye geldim. Beklentimin çok çok üzerinde bir Kent ve kültür buldum bu ülkede. Tertemiz sokaklarını, caddelerini hiç kıskanmadım. Ucuz, tertemiz, lezzetli, hırs içinde olmayan restoranlarını kıyaslamadım bile bizdekilerle. Öz ve Güzel Türkçe’lerine iç çekerek baktım sadece biraz. Anahtar için, açar, trafik polisine, yol polisi demek bile ne hoş geliyordu kulağa. Eskiyi bozmadan, üstelik koruyup yeni ile birleştirmek de biraz özveriyle olabilecek işlerdi nasılsa. Güler yüzlü olmak, yardımsever olmak zaten insani olarak herkesin yapabileceği işlerden sayıldığı için burada, onu da kanıksadım çabucak. Sovyet döneminden kalma muhteşem binalar, yemyeşil parklar da gözümün kısa sürede alıştığı eserlerden. Müzeleri zaten yakın tarih, bunu mu kıskanayım? Çok çok güvenli bir şehirmiş bizde tehlikeli yerlere gitmeyiz canım şehrimizde, ne yapalım yani? Bu da mı dert şimdi?
Amma velakin öylesine büyük, öylesine görkemli kütüphaneleri var ki anlatamam. Gıpta etmemek elde değil. İçerisinde gençler ders çalışıyor, yetişkinler okuyup yazıyor. Bir tarafta da kahvelerini içip kitapları karıştıran insanlar var. Tüm masalar, sandalyeler kentin kültür elçileriyle dopdolu. Pencere içlerinde bile yer bulmak zor. Stalin’i anlatan bir kitap ilgimi çekiyor, göz atıyorum o keyifli pencere nişinde. Olmuyor olmuyor , tek tük kıpırdama olsa da devlet eliyle olmayınca olmuyor işte bizde. Neden böyle işler yapılmaz, yapılan eksik yapılır, ya da yanlış yapılır ? Her şeyin temelinin eğitim olduğunu bildiğimiz halde ne bekliyoruz hala? Gıpta demiştim ya, aslında kıskandım açıkça muhteşem kütüphanelerini Azeri gardaşlarımızın.
Birkaç gün daha buradayım. Her şey çok iyi, fakat içimdeki yurt sevgisi öyle güçlü ki, biran önce uçağa binip o türküyü her zaman ki gibi mırıldanmak isteğim var.
. .Asker ettiler beni kıdemli çavuş,
. Gurbet çöllerinde oldum bir baykuş.
. Anadan Babadan Yardan bir haber yok muş?
. Uçun kuşlar uçun İzmir’e doğru…















