
“Emekçi” demekten korkmayalım.
Zira emek en yüce değerdir.
***

Gezi’nin “Sapanlı Teyzesi” Emine Cansever, İspanya’da “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nün afişi oldu.
***
ÇOK DEĞİL. BİRAZ
AKIL, BİRAZ VİCDAN
Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki hiçbir parti ile organik bir ilişkim yok.
Ama gözlerim görüyor, kulaklarım duyuyor, beynim düşünebiliyor.
Tevazu onlarda.
Yardımlaşma onlarda.
Paylaşma deseniz öyle.
Kutuplaşmayı değil dayanışmayı savunuyorlar.
Halk için, ülke için her yerdeler.
Depremde, grevde, direnişte.
Hep ezilenin yanındalar.
Emek, özgürlük, barış, adalet, kadın hakları, çocuk hakları, ekoloji hep onların dilinde, onların programlarında.
Bu despot iktidarın en büyük mağduru onlar.
6’lı masaya çağırılmamalarına rağmen ortak adaya destek mesajları veriyorlar.
Koltuk beklentileri yok.
Çıkar ilişkileri yok.
Mecliste aslanlar gibi muhalefet de yapıyorlar.
Üstelik yüzde 15 kadar oyları var.
Bu oy gücünü yerel seçimlerde görmediniz mi?
Yahu arkadaş bu insanlar cüzzamlı mı?
Madem Halil İbrahim Sofrası kuruluyor, bu sofrada onlara neden yer yok?
Tarlada teri olanların sofrada yeri olmaz mı?
Adalet anlayışınız bu mu?
Halk “birleşe birleşe kazanacağız” diye bağırıyor.
Bu sese kulak vermeniz gerekmiyor mu?
Cumhuriyet kurulduğundan bu yana “sol”u dışlayan bir devlet anlayışının ülkeyi ne hale getirdiğini hep birlikte gördük.
Çok değil.
Biraz akıl, biraz vicdan.

***
SİTEM
“Ölümüne seven bendim
Yüreğini veren bendim
Ya sen
Değerimi hiç bilmedin
Masayı değil dünyamı yıktın
Yazıklar olsun sana
Acı ve kahır verdin bana.”

***
Ülkedeki birlik, beraberlik ve dayanışma rüzgarları doğayı da etkiledi sanıyorum. Onlar bizden daha iyi biliyor, dayanışmanın tek kurtuluş olduğunu.















