2024 yılı dünya halkları, işçiler- emekçiler, kadınlar, gençler açısından daha fazla sorun, sıkıntı, geçim derdinin arttığı, demokratik, akademik, ekonomik, siyasi hak gasplarının vd. had safhaya ulaştığı bir yıl olurken, diğer yandan da büyük tekellerin kâr oranlarını artırdığı, milyarlarına milyarlar kattığı, bir avuç kapitalistin milyonlarca insana yetecek kadar servet biriktirdiği, dünyamızın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını daha büyük oranda ve daha hızlı bir şekilde talan ettiği, kapitalist- emperyalist sistemin halkları savaşlara sürükleyerek milyonlarca emekçiyi yoksulluğun, işsizliğin, ölümün pençesine attığı bir yıl olarak yaşandı. Toplumun ezici çoğunluğunun refah seviyesi insan yaşamının en asgari ihtiyaçlarına dahi çözüm bulmakta zorlanırken, fakirleşirken ve baskılanırken, bir küçük azınlık refah ve bolluk içinde yaşadı.
Savaşlar daha fazla kâr ve rant için, halkları baskı altına almak, hükümdarlıklarını pekiştirmek için daha da fazla oranda ve dünyanın istisnasız her yerinde daha açık bir şekilde devreye sokuldu, sokuluyor, sokulacak. Dünyamızı daha büyük yıkımlara neden olacak büyük savaşlar tehdit ediyor, silahlanma yarışında devletler sürekli yeni rekorlar kırıyorlar.
Pandemiyi bahane ederek çalışan, emeğiyle geçinen işçi sınıfı ve emekçi kitleleri daha fazla açlığın, sefaletin ve yıkımın içine sürükleyen kapitalizm içine giderek daha fazla oranda battığı ekonomik krizden çıkmak için, kemer sıkma politikalarını dünyanın her yerinde uygulamaya koydu.
Milyonlarca, milyarlarca emekçi kemerini daha fazla sıkmaya zorlanırken, asalak zengin, sömürücü sınıf hiçbir şeyinden (lüksünden) feragat etmek bir yana, daha da çirkinleşerek, kitlelerin yoksulluğu üzerine inşa ettiği hükümdarlığını garanti altına almak ve şatafatlı hayatını sürdürebilmek için daha fazla oranda saldırganlaştı, saldırganlaşıyor.
Dünya ölçeğinde gericilik, ırkçılık, faşizm yeniden hortlatılırken, halkların özgürlük, barış ve kardeşliğe dönük özlemleri de aynı zamanda giderek daha fazla büyüyor.
Dayanışmaya, adil paylaşıma, barışa dönük talepleri giderek büyüyor. Savaşlara, antidemokratik yönelim ve uygulamalara, dünya ve çevre kirliliğine, kadın ölümlerine, eğitimsizliğe, işsizliğe, düşük ücretlere, sömürüye ve baskıya karşı mücadelelerde geçtiğimiz yıllara oranla yeniden ayağa kalkmak için ve kitlesel bir biçimde kapitalizme karşı set oluşturmak için yeni arayışlara ve giderek büyüyemeye, gelişmeye gebe olduğunu gösteriyor.
Emekçi kitleler işleri, aşları ve gelecekleri için daha kararlı, örgütlü ve kitlesel mücadele yöntemlerine yöneliyor ve giderek daha kitlesel oranda yönelecek, çünkü mücadele etmekten başka çıkar yolları kalmadı daha.
Bir taraftan işsizlik, bir taraftan savaşlar, bir taraftan gerici yasa ve uygulamalar, bir taraftan şiddet ve baskı ve buraya sığdırmaya gücümüz yetmeyecek kadar sefalet ve acı.
Diğer tarafta şatafat, lüks, bolluk içinde yaşayan asalak bir azınlık sınıf. İşçi ve emekçi kitleler, ezilen halklar bu yaşamın, bu devranın böyle devam etmeyeceğinin sinyallerini vermeye başladı.
Bu açıdan bakılınca 2024 yılını sorun ve sıkıntıların arttığı ve büyüdüğü bir yıl olarak değerlendirenler ağırlıkta gibi görülebilir. Evet bu sorunlar olabildiğince arttı. Toplumun çok küçük bir kesimi daha fazla oranda zenginleşirken, servetlerine servet katarlarken, ezici çoğunluk giderek daha fazla oranda yoksulluğun, işsizliğin, açlığın, savaşın vd. kıskacına takıldı, takılıyor. Ama tüm bu sorunların kaynağı olan kapitalist sisteme karşı mücadele de giderek daha örgütlü ve daha kitlesel bir seyir izliyor. Bu bakımdan 2024 yılı sadece baskı ve sorunların arttığı bir yıl değil, bunların kaynaklarına karşı mücadelelerin arttığı ve büyüdüğü bir yıl olarak da görülmelidir.
Toprağın altında kaynayan çelişkiler patlak verip toprağın üstüne çıkmak ve tüm toplumsal sorunların kaynağı kapitalist sistemi yıkmak için büyüyor.
Bu pencereden bakılınca 2025 yılının emekçi kitlelere daha fazla özgürlük, hak ve adalet getirmesini temenni ediyorum.
2025 yılının dünya halklarına barış getirmesini, savaşların son bulmasını, baskısız ve sömürüsüz bir dünya uğruna sürdürülen mücadelelerin daha örgütlü, daha kitlesel ve daha güçlü geçeceği bir yıl olmasını diliyorum.
İyi ki sizleri tanımışım. 2025′ in sizlere sağlık, mutluluk, huzur ve güzel bir gelecek getirmesini diliyorum…
Sevgi ve saygılarımla…
Sizler için bir şiirimi buraya bırakıyorum. Umarım beğenirsiniz…
yeni gün
.
yaklaşan
pek uzakta olmayan
gelecek mutlu, güzel günü
hayal ediyorum
.
yeşilin yeşil,
mavinin mavi,
morun mor olduğu
ak güvercinin al kanlara bulanmadığı
o muhteşem
o mutlu günü
.
hesapsız, oyunsuz, hilesiz
güneşli ve berrak
neşeli ve aydınlık günü
.
dertler,
tasalar,
yürekleri baskılayan,
insanı aşağılayan,
emeği hor gören
tüm olumsuzluklar
buharlaşacak ve uçup gidecek
yok olacak o gün geldiğinde
.
gün güneşli,
gök mavi,
yeryüzü masmavi
yürek ateşten kızıl
.
çiçek rengarenk
mis kokacak özgür rüzgar
barış esecek hava
kardeşlik akacak ırmak
.
hükmedecek emek dünyaya
barış için
savaşları bitirmek için
çocukların birlikte oyun oynadığı dünyaya
.
soy, sınıf, zümre farkı olmayacak bu günde
emekçiler birlikte,
kardeşlik bahçelerinde ve önyargısız
.
küslük olmayacak bir daha,
kin ve nefretin tanınmayacak bu günde
bu güzel günde zamanı eşit paylaşan
emeğin insanlarını hayal ediyorum
.
tüm renkler eşit,
tüm çocuklar mutlu
özgürce ve baskısız yaşayan
büyük insanlık ailesi
yeryüzüne sahip olacak emek
.
üstteki yok, alttakiler de
zengin yok, fakir de
.
aç kalmayacak bazıları,
fazlasını indirirken mideye diğerleri
.
ölüm olmayacak, ötekileştirilen de
çiçeği okşayan rüzgardan ötesi olmayacak
insanlığı kucaklayan bu yeni günde
.
kelebekler uçuşacak bahçelerde
kuşlar türküye duracak ağaç gölgelerinde
insanlar halayları ile eşlik edecek
kuşların dillendirdiği özgürlük ezgilerine
.
tüm korkular tüm kaygılar, tüm kavgalar, anlaşmazlıklar
son bulacak dünyaya doğan bu taze günde
.
insan insana layık olanda yaşayacak sonunda
emekçi mutlak süreçte
alacak karşılığını emeğinin
dünyamıza açan heybetli ve
adil yeni hayatta
.
Özgür Metin Demirel














