“ÖRGÜTLÜ SEYYAR ESNAF SOKAKTA DEMOKRASİNİN GARANTİSİDİR!”
“SOKAKLAR DEMOKRASİNİN BEŞİĞİDİR”
“SOKAK EMEKÇİLERİ DEMOKRASİNİN GARANTİSİDİR”
Ülkeyi yönetenler sokak kültürünü yok saymaya, yok etmeye çalışıyor. Sokak emekçileri kayıt altına alınıp korkmadan, alın terinin karşılığını alarak çalışmak istiyor ama yerel yönetimler, hükümet ve devlet buna çare üretemiyor. Katılımcı, aktif paylaşımcı yeni tarzda sosyal demokrasi yerelde güvencesiz çalışan insanların güvenceyle çalışmasını sağlayacak önlemleri alacaktır. Bilimsel çalışmalar bunun çarelerini öneriyor. Biz çareyi üreteceğiz. Ancak demokratik, kamucu emekten ve halktan yana iktidar ile bu sorunların çözümü mümkündür.
Türkiye’de istihdam edilen üç kişiden biri kayıt dışı, sosyal ve sağlık güvencesinden yoksun çalışmak zorunda kalıyor. Anayasa’da ‘Çalışmak herkesin hakkı ve ödevidir’ diyor. Vatandaşına temel yaşam olanaklarını sunamayan, kayıtlı ve sosyal güvenceli bir iş bulamayan “sosyal devlet” gelip seyyarın tezgahını başınıza yıkamaz. İnsanlar üretimin ve dağıtımın paydaşı olmalı, yaşamını sürdürmeli, kendi kaynaklarıyla ayakta kalabilmeli. Sorunların çözümü belli, tüm yurttaşlarımızı kapsayacak bir güvence sistemi kurulmak zorundadır.
Sokak emekçilerinin sorunu temel bir yönetim sorunudur. Bu sömürü ve emek istismarı düzeni zengini daha da zengin yapmakta ve halkı daha yoksul hale getirmekte sorunun asıl kaynağı olmaktadır. Sorun, yerlisiyle, göçmeniyle insanları sokakta ve güvencesiz çalışmaya mecbur bırakan burjuva ekonomik-siyasal sistem ve onun hükümetleridir. Seyyar satıcıların, sokak emekçilerinin güvenceli ve insanca yaşam ve çalışma koşullarına sahip olması, emek ve özgürlük hareketinin de vazgeçilmez mücadele hedeflerinin en başında gelmektedir. Seyyar satıcılar, tüm sokak emekçileri diğer emekçilerle birlikte bu hareket içinde yerlerini alacaklardır. Demokrasi güçlerinin el ele vermesini sağlamak sosyal demokrasinin en acil görevidir.”
Güvenceli çalışma, insan onuruna yaraşır bir yaşamın kurulmasını sağlamak ve bunun mücadelesini vermek zorundayız. Bizler hem sokakta güvencesiz çalışanların taleplerinin hayata geçirilmesi için hem de temel insan hakları için birlikte mücadele etmek zorundayız.”
“YEREL YÖNETİMLER GÜVENCE VERMELİ”
Yerel yönetimler sokak emekçileri ile koordineli çalışarak onların geçim kaynaklarına erişiminin güvencesini sağlamalıdır. Sokak ekonomisi yüksek işsizliğin çalışma hakkını ellerinden aldığı milyonlarca yoksulun yegane umut kaynağı olarak ortaya çıkmakta ve yaygınlaşmaktadır.
“SOKAK EMEKÇİLERİNİN SAYISI 8 MİLYONA ULAŞTI”
Türkiye’de 6,5 milyon olan sokak emekçisi sayısı pandemi sürecinde 8 milyonu aştı.
Son 30 yıldır kamu ve özel sektör artan işgücüne yeni istihdam yaratamıyor.
Sokak Ekonomisi 8 Milyon yarı veya tam zamanlı istihdam yaratıyor.
Sokak ekonomisi günlük ortala bir milyar liralık ciro ile ülke ekonomisine yıllık 360 milyar lira katma değer üretiyor.
Ortalama bin liralık yatırım sermayesi ile 40 milyarlık küçük birikimi hiçbir kamu teşviki almadan istihdam, mal ve hizmet üreten yatırıma dönüştürüyor.
Yerel küçük üreticinin ve esnafın malını değeri üzerinden hakkını ödeyerek satın alıyor ekonomiyi canlandırıyor.
Sıfır bürokrasi ve maliyetle ürettiği mal ve hizmeti çok uygun fiyatlarla en yakınındaki tüketiciye ulaştırıyor.
Sokak emekçileri kapitalist aracı rantını ortadan kaldırıyor, haksız fiyat artışını ve hayat pahalılığını önlüyorlar.
Sokak emekçileri ve sokak ekonomisi enflasyonun düşmanıdır. Sokak ekonomisi enflasyonu frenler.
Sokak ekonomisi dar gelirli ve yoksulun alım gücünü arttırır.
Sokak ekonomisi işsizliği azaltır.
Sokak ekonomisi ekonomik adil paylaşımı ve ekonomik demokrasiyi sağlar.
Sokak ekonomisi atanamayan öğretmenin anti depresanıdır.
Sokak ekonomisi bunalımı giderir ekonomik stresi hafifletir sosyal dayanışmayı sağlar.


“Bütçe görüşmeleri yapılıyor. 8 milyon insanın bütçedeki yeri de konuşulmalı. Sokak emekçilerinin bu bütçeden hiç hakları yok mu? Biz geçtiğimiz hafta Bütçe Plan Komisyonuna 8 madde halinde, 8 milyon kişiye istihdam sağlayan sokakların güvenceli ve insan onuruna yakışır iş koşulları haline getirilmesi, ayrıca Gayrisafi Milli Hasıla’dan gerekli desteğin yapılmasını talep ettik” dedi.
Son olarak söz alan Avukat Zeynep İlayda Karadağ da yasalar çerçevesinde bilgilendirme yaptı. Karadağ, sokak emekçilerinin çalışma ve sosyal hayatının güvenceye alınması için gerekli yasal düzenlenmelerin yapılması gerektiğini söyledi.
















