Ne der büyükler?
“Yaptıklarınla sınanırsın!”
Silivri Cezaevi’nin adını değiştirdi iktidar…
Marmara yapmış!
Ne yazar?
Onaltıncı Lui…
Bastil’in adını değiştirseydi…
1789’dan kendi kurtarabilir miydi?
Oysa…
Devrim bir sel gibi geldi…
Paris ilk defa ADALET ile tanıştı!
Hem Lui…
Hem de “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diyen karısı…
Marie Antionette..
ADALETten kendilerini kurtaramadılar!
Silivri…
Bir derin laboratuvardır aslında…
Masumiyet için..
“Adalet”in lağımlaşması süreci için…
Vicdan yoksunluğu için…
Ve İNSAN OLMA ERDEMLERİNİN, ÜZERİNE BENZÎN DÖKÜLÜP NASIL YAKILDIĞI İÇİN!
İktidarın ortağı…
ABD Emperyalizmin gönüllü uşağı…
Damarlarında ezelden beri “kirli kan” dolaşan…
FETÖ’NÜN…
Ele geçirdiği DEVLET GÜCÜ ile…
Ordu mensuplarına…
Gazetecilere…
İş insanlarına..
Hukukçulara…
Sivil Toplum önderlerine en aşağılık yöntemlerle kumpaslar kurdular!
Az sayıdaki bir çok yurtsever direndi…
En ağır ameliyat geçirmişler, zerre kendilerini düşünmeden oraya attılar kendilerini!
Tarık Akan’ın…
Polis bariyerlerine yüklendiği o sahne hâlâ gözlerimin önünde!
Vatanına sahip çıkan…
Ne canı ne de ününü düşündü, tek dakika!
Tam bir DEVRİMCİ, TAM BİR YURTSEVER!
Nasıl yaşadıysa öyle göçüp gitti, bu evrenden Tarık ağabey!
Onurluca, milyonların kalbinden hiç çıkmamacasına!
Neo Engizisyon Mahkemelerinde cezaları, kustukları kin eşliğinde yapıştırdı, FETÖ’CÜ, Hakim “cüppeli” tetikçiler…
Ama…
Nedim Şener isimli kimliksiz dışında kimse düşmedi!
Kanser olundu…
Merdivenden düşüp, hafızasını yitirdi…
Öldü, öldürüldü…
Ama düşmedi!
Gün döndü…
Devran döndü…
Kumpas tetikçisi Örgüt…
Ortağı ile ters düştü…
Ergenekon, Balyoz vs. Çöktü…
O kararları veren Savcı, Hakim kılıklı elemanlar..
Teker teker Silivri’nin yolunu tuttular!
Nasıl Silivri soğuk muymuş?
Kumpas günlerinde…
Yandaş kanallara sözde belge dolu bavulları taşıyan…
Etrafa ekranlardan y.vşak gülüşler gönderen….
Mehmet Baransu…
Taraf paçavrası ile…
Yurtseverlere her türlü iftirayı sallayan…
Ahmet Altan…
Türbanlı ABD vatandaşı, CIA elemanı o histerik hatunu… Meclise kol kola girip, Cumhuriyet Devrimleri’ne meydan okuyan…
Nazlı Ilıcak…
Nasıl Silivri soğuk muydu?
Kendi ortağınız bir kalemde sizi harcarken…
O ortağın kirli bir yandaşı, dahası namussuz bir aparatı olmak…
Yüreğinizi biraz olsun kanatıp, bir parça utandır mi sizi?
Bu günlerde…
Yine Silivri gözde…
Belli ki…
Ünü “Bastil Zindanları’nı “geçecek…
Belli ki bu gidişte…
“Her ölümlü bir gün” Sîlivri’yi tadacak!”
Beis değil…
Yeter ki sonu ADALET olsun!…
Biz Devrimin her türlü sonucuna hazırız…
Biz…
Zulmünüz artıkça güçleniyoruz…
Ama ya siz?
O gün geldiğinde…
Lağım farelerine bile imreneceksiniz!…














