sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Tıpta özerklik krizi: HEKİM VE İNSAN HİKAYESİNİN SESSİZLEŞMESİ

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Aralık 6, 2025
in YAZARLAR
0
Tıpta özerklik krizi: HEKİM VE İNSAN HİKAYESİNİN SESSİZLEŞMESİ
0
Paylaş
2
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Hekimlik, yüzyıllar boyunca insanın kendi aklıyla kurduğu en eski ahitlerden biriydi: “Bilgiyi koruyacağım, kimseye zarar vermeyeceğim, gördüğümü özgürce söyleyeceğim.”

Bir el nabızdaki ritmi duyarken, öteki insanın kırılganlığını tartar, sessiz bir karşılaşma kurulurdu. Ama bugün o kadim ahite yeni bir misafir sızdı: Ekran ve sessizlik…

Sağlıkta özerklik, insanın kendi bedeni, iyiliği ve kaderi üzerinde söz hakkına sahip olmasıdır; hekim onu bilgilendirir, ama kararın nihai sahibi hastadır.

Epistemik özerklik ise hekimin kendi aklının ışığıyla konuşabilme yetisidir: Bilginin yönünü piyasa, protokoller ya da politik gölgeler değil, bilimsel vicdan belirlediğinde mümkün olan bir özgürlük.

Biri bedenin kaderini, diğeri bilginin haysiyetini korur; biri çökerse öteki de nefesini kaybeder.

Bugün yalnızca hekim değil, hasta da epistemik özerkliğini kaybediyor: Bilgiyi aradığında karşısına çıkan ilk sonuç reklam, ilk öneri ticari bir çıkar, ilk yönlendirme ise algoritmanın niyeti oluyor.

Bilgisayar ekranı, sözü yutuyor; bakışı algoritmaların soğuk ışığına bağlıyor. Hekimin özerkliği artık yalnızca idari baskıyla değil, bilginin el değiştirmesiyle daralıyor.

Bilgi, kamusal bir emek olmaktan çıkıp büyük şirketlerin laboratuvarlarında mühürleniyor; kanser aşılarının geleceği bile bilimsel sezgiden çok yatırım fonlarının soluk alıp verişiyle şekilleniyor.

Hekimin bilme hakkı, yalnızca zihinsel bir özgürlük değil, aynı zamanda çalışma koşullarının tanıdığı bir emek hakkıdır. Güvencesizleşen sağlık emeği, epistemik emeği de zayıflatır.

Ve tam bu sırada başka bir çatlak beliriyor: Zaman. Bir yanda kırk dakika boyunca hikaye anlatan ‘alternatif tıpçı şifa girişimcisi’, diğer yanda yedi dakikaya sıkıştırılmış klinik akıl. Hasta şöyle diyor: “Beni o daha çok dinledi, demek ki o daha doğru.”

Oysa hakikatin sesi çoğu zaman kısadır; fakat bu çağ kısalığı kusur sayıyor.

İşte epistemik özerklik kaybı bu eşitsizliğin kıyısında başlıyor: Hakikat artık kendisiyle değil, ona ayrılan süreyle ölçülüyor.

Böylece bilgi en kırılgan formuna bürünüyor: Boşluk.

Hasta bu boşlukta savruluyor; hekim ise kendi diline, kendi bilgisine yabancılaşıyor. Dilsel eşitsizlik bilgi eşitsizliğine, bilgi eşitsizliği özerklik kaybına dönüşüyor.

Agamben’in ‘devlet taklidi’ dediği şey tıpta da beliriyor: Hekim özgür görünür, ama sözünün etrafı görünmez protokollerle çevrilidir. Foucault’nun ‘tıbbi bakışı’ artık gözden değil, ekrandan akıyor; bakışın ritmi insanın ritmine değil, verinin ritmine bağlanıyor.

Veri artık hekimlerin değil, platformların elinde. Klinik karar destek sistemleri görünürde yardımcı, gerçekte ise bilgiyi yeniden dağıtan yeni iktidar aygıtlarıdır.

Hastalık yalnızca biyolojik bir olay değildir; anlatısı, bağlamı ve toplumsal koşullarıyla anlam kazanır. Bu yüzden tıbbi bilginin kaybı, yalnızca laboratuvar değerlerinin değil, insan hikayelerinin de silinmesidir.

Ve biz bu yeni çağın kapısında şunu soruyoruz:

Bilginin ışığı kararırsa hekim kim olur?

Hekimin sözü kısılırsa, hastanın sesi kimde yankılanır?

Belki de hekimlik, bütün kayıplarına rağmen, hâlâ en çok şu anlama gelir: Gürültünün ortasında hakikatin kırılgan ışığını koruma çabası.

Bu çağda hekimin yalnızlığı hem etik hem poetiktir: Zaman daralıyor, bilgi çoğalıyor, algoritmalar merkeze yerleşiyor…

Böylesi bir çağda hekim, yalnızca mesleğini değil, kendi sesini de kaybetme riski taşır.

Nereden nereye?

Dünden bugüne çizgi şunu söylüyor:

Eskiden hekim bilgiyi üretir ve uygulardı; Bugün hekim bilgiyi savunmak zorunda;

Yarın ise bilgi algoritmalar ve büyük şirketler tarafından üretilirken, hekim yalnızca doğrulayıcı bir operatöre dönüşme riski taşır.

Bu nedenle sorumuz artık şudur:

Tıpta epistemik özerklik kaybı, hekimliğin geleceğini nasıl şekillendirecek? Ve belki daha derin olan: Bilginin özerkliği kaybolursa, hekim kim olarak kalır?

Belki de tıbbın geleceği, insan-odaklı bir bilginin yeniden inşasında saklıdır: Yavaşlayan bir bakışta, emeğe saygıda, verinin değil vicdanın merkezde olduğu bir epistemolojide.

Çünkü epistemik özerklik yalnızca bir hak değil, insanın insanı iyileştirme biçimidir.

Sağlıcakla kalın.

Tıpta özerklik krizi: Hekim ve insan hikayesinin sessizleşmesi

Post Views: 207
Önceki yazı

Sonraki Gönderi

ULVİ PUĞ’dan “PAZAR”lık

Zeki Gül

Zeki Gül

Sonraki Gönderi
ULVİ PUĞ’dan “PAZAR”lık

ULVİ PUĞ'dan "PAZAR"lık

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.