YOK ARTIK!
Küçük tavşan ormanda çevresini tanımak için hoplaya zıplaya yürürken karşısına hiç görmediği bir yaratık çıkınca; “ Sen kimsin?” diye sormuş merakla.
“Ben katırım.” demiş yaratık “Annem bir eşekti ve bir atla çiftleşince ben oldum.”
Tavşancığın pek aklına yatmasa da teşekkür edip yoluna devam etmiş.
Derken tanımadığı bir hayvana daha rastlamış. Ona da; ” Sen kimsin?” diye sormuş.
“ Ben kurt köpeğiyim” demiş hayvan “ Annem bir köpekti ve bir kurtla çiftleşince ben doğmuşum.”
“Allah Allah!” demiş tavşancık ve yoluna devam etmiş.
Derken o güne kadar gördüğü en garip hayvan çıkmış karşısına. Merakla sormuş tavşancık;” Sen kimsin?”.
“Ben devekuşuyum” demiş garip yaratık.
Tavşancık daha önce tanıdığı serçe kuşu ve deveyi düşününce gözleri fal taşı gibi açılıp bağırmış; “YOK ARTIK!”
Bugün “ KAVGA” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazıyı yazarken, CHP Kurultay İptali davasında Mutlak Butlan kararı çıkmayacağına dair hala içimde bir ümit vardı ve bu iktidarı ancak el birliği ile değiştirebileceğimize dair bir inanç.
Bu ümidim, Hukuk Sistemine güvenden çok, artık bu kadarını da yapamazlar, düşüncesinden kaynaklanıyordu.
Ama daha gün bitmeden, İstinaf Mahkemesinden karar çıktı. Karar da öyle bir karar ki, CHP’yi zora sokmak için elinizden ne geliyorsa yapın, diye bir talimat alınarak yazdırılsa ancak böyle bir karar yazılabilirdi.
Bölge İdare Mahkemesi, yerel mahkeme kararını kaldırmış, onun yerine kurultayı iptal kararı vermiş, bununla da yetinmeyip tedbir kararı da vererek, CHP’ye hukukken kıpırdama imkanı bırakmamış.
Bu karara karşı elbette temyiz yolu açık. Ancak verilen tedbir kararı sebebiyle, kararın kesinleşmesini beklemek zorunda olmadan CHP Genel Başkanlığına hukuken Kemal Kılıçdaroğlu gelecek.
Bu haberi duyunca, adaletsizliğe ne kadar alışırsak alışalım, küçük tavşan gibi ;
“ Yok Artık!” diye bağırmadan edemedik.
Peki, şimdi ne olacak?
Umut ettiğimiz şey; Kemal Kılıçdaroğlu’nun eline geçirdiği bu Kurtarma Yazılısı fırsatını doğru kullanıp, Özgür Özel’le birlikte hareket ederek, süreci en kısa sürede ve en adil biçimde sonuçlandırması.
Yani; İstinaf Mahkemesinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bize, küçük tavşan gibi “ Yok Artık!” dedirtecek bir tutuma girmemesidir.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu; hem Demokrasimizin bundan sonra gireceği süreci hem de kendi adının Demokrasi Tarihine nasıl yazılacağını belirleyecektir.
Ama şunu da açıkça belirteyim ki;
Bir parça demokrasi kültürüne sahip olan herkes için, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayı da Ekrem İmamoğlu’dur!
CHP binasının anahtarının kimde olduğu, bu gerçeği asla değiştiremez.
Eğer, Özgür Özel ile müşterek hareket edilmezse, çok zor bir sürecin bizi bekleyeceği, iktidarı değiştirmemizin çok daha zor olacağı tartışmasızdır.
Ancak Cumhuriyet Halk Partisi de Cumhuriyet’imizden önce kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş bir partidir.
Bu işin üstesinden de mutlaka gelecektir.
Recep Tayyip Erdoğan;
“Türkiye’nin kaderi ile Ak Partinin kaderi bütünleşmiştir.” demişti ya…
Bence, bugün itibarıyla; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kaderi, 103 yıl önce olduğu gibi, gene Türkiye Cumhuriyetinin kaderiyle, Demokrasimizin kaderiyle bütünleşmiş durumdadır.
Ve gerekli mücadeleyi verip, mutlaka bu süreçten başarıyla çıkacaktır.
Çıkmak zorundayız!
Ulvi Puğ














