OK MU YAYDAN ÇIKTI
MİLLET Mİ ÇİLEDEN?
Patronu, zam isteyen Temel’e çıkışmış; “ Bu zam isteği de nereden çıktı?”
“ Pizum uşak pu sene okulda paşladu da efendum!” demiş Temel.
Patron daha da kızarak bağırmış;
“İyi de kitapları zaten hükümetimiz veriyor, kırtasiyesi kaç para tutacak da utanmadan bu kadar zam istiyorsun?”
“ Mesele kırtasiye değul efendum!” demiş Temel ezile büzüle “ Pizum Uşak okulda bazı çocuklarun günde üç öğün yemek yeduklerinu öğrenmuş de…”
Nefes Gazetesi manşeti çok acı bir gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiş.
ÇOCUKLAR SINIFTA AÇLIKTAN BAYILIYOR!
Pendik’te Esenyalı Mahallesinde çocuklarına gevrek alacak kadar harçlık veremeyen 5 bin aile çocuklarına bir öğün yemek vermeleri için yardım derneğine başvurmuş.
Sayın Erdoğan da Hakim Ve Savcıların Kura Törenin de;
“ Yeni Türkiye’yi inşallah herkes kabullenecek!” diye buyurmuş.
Vallahi ne yalan söyleyeyim, benim;
“Lozan’a hezimet,
Atatürk Devrimleri, toplumsal travma,
Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’a korkaklık,
Misak-ı Milli’ye dert,
Cumhuriyet’e Osmanlı’nın reklam arası,
Atatürk ve İnönü’ye iki ayyaş” diyenlerin yönettiği,
Kadın cinayetlerinin, kadına şiddetin, açlığın, yoksulluğun önlenemediği,
Adaletin olmadığı, demokratik hak ve özgürlüklerin olmadığı bir Türkiye’yi kabullenmeye hiç niyetim yok!
Ben, çocuklarımızın okulda açlıktan bayıldığı bir Türkiye değil, keyiflerinden bayıla bayıla koşarak okula gittikleri bir Türkiye istiyorum.
Ve benim gibi düşünenlerin % 50+1’den çok fazla olduğuna inanıyorum. O yüzden, bence; bizim bu Yeni Türkiye’yi değil, Sayın Erdoğan’ın ilk seçimlerde iktidarı devredeceğini kabullenmesinde yarar var.
İktidar demişken ortağını da unutmayalım.
Temel’in birliği, gece yarısı, sessizce düşman birliklerine yaklaşmış.
Komutanlarının hesabı, gece yarısı şok bir saldırı düzenleyip, savaşı kazanmakmış.
Komutan, saldırıdan önce 15 dakika dinlenmelerini emretmiş.
Tiryaki Temel, hemen gecenin karanlığında sigarasını ağzına götürüp çakmağını ateşleyince, yerlerini belli edip, bütün planı bozmasından korkan komutan, büyük bir öfkeyle homurdanmış; ” Ne yapıyorsun Temel? Bu yaptığın çok tehlikeli.”
” Merak etmeyun komitanum” demiş Temel sırıtarak ” İçime çekmeyrum, benum ki sadece dudak tiryakiluği!”
Sayın Devlet Bahçeli de demokraside sadece dudak tiryakisi olmalı.
Bir yandan; “ İmamoğlu’nun duruşması TRT’de yayınlansın!” derken öte yandan, CHP’nin İmamoğlu davasının TRT’den canlı yayınlanması için verdiği yasa önerisini AKP ile beraber reddetmişler.
Ama, ne hikmetse Terörsüz Türkiye konusunda çok kararlı görünüyor.
Bu konuda; “ Ok yaydan çıktmıştır! Gemiler yakılmıştır!” demiş.
Sayın Bahçeli, biz sizin daha önce Sayın Erdoğan için neler neler söylediğinizi de çok iyi hatırlıyoruz. O yüzden, bazı konuları içinize çekmediğinizi, sadece dudak tiryakisi olduğunuzu biliyoruz.
İnşallah bu konuda da sadece dudak tiryakisi seviyesinde kalırsınız.
Hani ortağınız Cumhuriyetin kuruluşu için; “İki tane ayyaşın yaptığı yasa!” tabirini kullanmıştı ya…
İşte o cumhuriyetin geleceği, bugün iki kişinin vereceği kararla belirlenemez.
Sizin için ok yaydan çıkmış, gemiler yanmış olabilir.
Bizimse gemiye ihtiyacımız yok!
Çünkü biz hala Bandırma Vapurunun yolcularıyız.
Hala yolumuz Cumhuriyet, pusulamız Atatürk!
O yüzden, bence okunuzu tekrar sadağınıza koyun!
Çünkü, bu konu, ilk genel seçimlere yetiştirilecek kadar basit bir konu değil!
Bakın, Barzani bir geldi, sizin bile kan beynize çıktı.
Sevgi ve saygılarımla…
Ulvi Puğ














