sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR’LIK)

ULVİ PUĞ Ekleyen ULVİ PUĞ
Ekim 4, 2025
in YAZARLAR
0
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR’LIK)
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

ÇÖZÜNÜRLÜK MÜ

ÇÖZÜLME Mİ?

Yaşlı Temel’in, yurt dışında Astronomi profesörü olan torunu Dursun köyüne ziyarete gelmiş. Temel de tıpkı çocukluğundaki gibi torununu zorla ava götürmüş.

Gece de bir çadırda yatmışlar. Temel sabaha karşı saat dört gibi Dursun’a seslenmiş;

” Uyan pakayum uşağum. Aç gözünü pak pakayum ne göreyisun?”

Dursun. gözünü açmış ve;” Milyonlarca yıldız ve parlak bir gökyüzü görüyorum dedeciğim!” demiş.

” İyi de uşağum!” demiş Temel ” Pu gördüklerun sana ne anlatayi?”

Dursun birden bir profesör ciddiyeti ile konuşmaya başlamış;

“Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve yıldızın olduğunu görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin dört civarında olduğunu söyleyebilirim. Meteorolojik bakımdan yarının güneşli bir gün olacağını söyleyebilirim.

Teolojik olarak da Allah’ın ne kadar büyük ve kudretli bizimse ne kadar küçük ve aciz olduğumuzu söyleyebilirim.” sonra birden durmuş ve dedesine sormuş;’

“Sahi dedeciğim , tüm bunlar sana ne gösteriyor?”

” Çadirimizun çalindiğinu göstereyi, salak torinum!” demiş kızgınlıkla yaşlı Temel

“Çadirimizun çalindiğinu…”

Bu iki fotoğraf da TBMM açılışında çekilmiş.

Peki, bu iki fotoğrafa baktığınızda siz ne görüyorsunuz?

Baktığınızda, iki fotoğraf arasındaki farkı, çözünürlük ve renk kalitesi olarak görüyorsanız, siz de Temel’in torunu Dursun gibi, olaylara tamamen bilimsel bir gözle bakan, bir bilim adamı niteliğine sahipsiniz demektir.

Yok, benim gibi bu fotoğraflara baktığınızda aradaki farkın ÇÖZÜNÜRLÜK değil Cumhuriyetimizin Değerlerindeki ÇÖZÜLME olduğunu görüyorsanız, sizin de benim gibi ya gözleriniz ya da niyetiniz bozuk demektir.

Bir başka Temel iki at almış. Kahvedeki arkadaşlarına;”atlarum birbirine o kadar benzeyi ki” demiş ” ayırt etmek asla mümkün değul.”

“Olmaz öyle şey” demiş Dursun, “boylarını ölç, mutlaka biri daha uzundur. “

Temel ölçüp gelmiş, santimi santimine aynı.

“Kuyruklarını ölç” demiş İlyas, ” biri mutlaka daha kısadur.”

Temel ölçüp gelmiş, milimi milimine aynı.

En yaşlıları olan Cemal duruma müdahale etmiş; “Mümkün değul! Mutlaka bir farkı vardur. Dikkatli incelersen farkı bulursun. “

Temel bu kez memnun bir ifadeyle içeri girmiş ve:

“Haklıymışsın Cemal amca” demiş “ çok dikkatle inceleyunce fark ettum ki, beyaz atın sağrisu, siyahunkindan biraz daha yumuşak.”

Siz de bu fıkradaki Temel gibi, bu iki fotoğrafa baktığınızda hiç bir fark göremiyorsanız, o zaman da ya gözleriniz kördür ya vicdanınız.

İkinci fotoğraftaki cıvıl cıvıl renkleri ki her renkten insan var, pırıl pırıl netliği ki niyetleri çok net, yani demokrasimizdeki bu çok büyük gelişmeyi de göremiyorsanız….

Ben size daha ne diyeyim?

***

YAŞAMAYAN YASAMA VE PAKET

Fıkra bu ya…

AKP İlçe Başkanı Dursun ve tüm ilçe yönetiminin görevden alındığını duyan Temel telefon açıp sormuş;” Dursun Paşkan! Niye görevden alindinuz?”

“ Vallahi biz de anlamaduk uşağum!” demiş Dursun “ Bayramda, ilçe olarak randevu alup Reisumizu ziyarete gittuk. Giderken de aramizda para toplayup çok güzel bir salllanan koltuk alduk, paketleyup yanimuzda götürdük ve çok yoruldinuz efendum, diyerek kendisine teslum ettuk.

Paketu açup sallanan koltuğu görünce hem bizu kovdu hem de hepimizu görevden aldu!

“ Ula, hani sen siyasetten çok anlayidun!” demiş Temel “ Sayın Erdoğan’un en korktuğu şeyun koltiğinun salllanmasu olduğinu bilmey misun? Hiç ona sallanan koltuk hediye edilur mi?” ( Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)

Bugün 1 Ekim ve yeni yasama yılı açılıyor. Farkındamısınız bilmem, son 23 yıldır TBMM’den çıkan bütün yasalar oy1liği ile çıkıyor. O 1 oy da Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait oluyor.

Zaten o yüzden “oybirliği” değil “oy1liği yazdım.

Yahu, 23 yıldır yasama organından muhalefetin istediği bir tane yasa çıkmaz mı, demeyin. Çünkü, getirilen bu Seçilmiş Krallık sisteminde oluşturulan Yaşamayan Yasama meclisinden muhalefetin istediği ya da Sayın Erdoğan’ın istemediği bir tek yasanın çıkma şansı hiç yok.

Ben Yasama Meclisinde olsam, Fıkra’daki Dursun gibi davranmaz, Sayın Erdoğan’a hediye edeceğim büyük paketin içine Sallanan Koltuk koymazdım.

Tam tersine hediyem, koltuğunu sağlamlaştıracak yeni bir Yargı Paketi olurdu.

Örneğin

CSMAOS diye yeni bir suç oluştururdum.

Yani; Cumhurbaşkanı Seçilebilecek Muhalefet Adayı Olma Suçu.

Anketlerde % 59+1’i gören Muhalefet adayları hakkında derhal, Hükümeti Devirmeye Teşebbüsten dolayı soruşturma açılmalıdır.

Bu adaylar üç Büyükşehir Belediye Başkanlarından biriyse, Devletin ve Milletin büyük menfaatleri gözetilerek, önce sabahın 5’inde gözaltına alınmalı ve tekrar belediye binasına sığınarak örgütlü mücadelesinin önlenmesi için derhal tutuklanmalıdır. Bu tür tutuklular hakkındaki iddianameler de bir yıldan önce hazırlanmamalıdır ki bir hataya sebebiyet verimesin.

Sonra da Seçim Kanununda bir değişiklik yaparak, yerel seçimlerde Partilerin Belediye Başkan Adayları ile birlikte o belediye başkanı örgüt suçundan tutuklandığında yerine getirilecek Kayyum Adaylarının da seçilmesini önerirdim.

Çünkü bu kayyum uygulaması artık, bu İleri Demokrasimizde kurumsal bir yapı haline gelmiştir.

Mevcut Anayasamızda pek fazla bir değişikliğe gerek yok.

Sadece Hilafetin Ve Saltanatın geri gelmesi bence yeterli olacaktır.

Hilafetin gelmesi, Diyanet İşleri Başkanlığının yarattığı kaynak israfını önleyecek.

Saltanatın geri gelmesi de 1200 odalı koskoca sarayın amacına uygun kullanılmasını sağlayacaktır.

Tabii bu konuda benim öneri getirmem yetmez. Fiilen gerçekleşen durumların, Anayasal hale getirilmesi Sayın Bahçeli’nin görevi.

Ama ben ne yazık ki milletvekili değilim.

O yüzden; sadece yeni Yasama Yılının hayırlı olmasını ve hem Cumhurbaşkanımızın hem de tüm milletvekillerimizin, ettikleri yeminlerini unutmamasını dilerim.

Yoksa, yeni suçlar ve yeni suçlular yaratmak da yetmeyebilir.

Hani, çok güzel şarkımızda dendiği gibi;

“Suç kimin günah kimin biliyorsun bunu sen

Hangimiz dönmüş olduk ettiğimiz yeminden?

Aslında sadece siz değil;

HEPİMİZ BİLİYORUZ!

***

MARİFET VE İLTİFAT ÜZERİNE

Oğlu Dursun’a kız istemeye giden Temel;” Oğlum diye demeyrum, dokuz parmağunda dokuz marifet vardur!”demiş.

Kız tarafı da düşünmek için süre istemiş.

Dursun dışarı çıkar çıkmaz babası Temel’e isyan etmiş;” Kizu vermezlerse senun sebebunedur. Niye on parmağunda on marifet var demedun de dokuz dedun?”

“Nasıl diyeydum ula?” diye çıkışmış oğluna Temel;” parmağunun piriyle bütün gece purnunu kariştirup durdun.”

Marifet iltifata tabidir derler. Burada marifet hüner anlamında kullanılmıştır.

Marifetin bir de olumsuz anlamı var. Hani;” Bu kimin marifeti ?” ya da ” Marifetini beğendin mi?” gibi cümlelerde geçen anlamı.

Son yıllarda marifetin hangi anlamda kullanıldığını anlayamaz olduk.

Çünkü basının büyük bir bölümü, anlamına bakmadan Sayın Erdoğan’ı bütün marifetlerini büyük bir iltifatla karşılıyor.

İltifat demişken…

Fadime aynaya bakmış ve kocası Temel’e dönüp:

“Kendumi iğrenç, çirkun ve yaşlanmış bulayrum!” demiş ve boynunu büküp devam etmiş Güzel bir iltifatuna çok ihtiyacum var!”

Temel, Fadime’yi şöyle bir baştan aşağı inceledikten sonra konuşmuş:

“ Çok şanşlisun Fadume, gözlerun hala çok iyi göreyi!”

Bazen de karşınızdakinin sözlerinin iltifat mı yoksa hakaret mi olduğunu anlamak çok zordur!

Bunun son örneklerini de Sayın Erdoğan’ın Amerika ziyaretinde yaşadık.

Trump’ın. Sayın Erdoğan için söylediği;

“O, hileli seçimleri herkesten iyi bilir!” sözü iltifat mı hakaret mi anlayamadık.

Koskoca Boeing firmasının, Sayın Erdoğan’ın verdiği uçak siparişinden sonra yaptığı;” 123 bin Amerikalıyı işe alacağız!” açıklaması, Sayın Erdoğan’a iltifat mı yoksa milyonlarca işsiz Türk genciyle dalga geçmek mi çözemedik.

Sezar seferlerden dönünce halk meydanda toplanır ‘ne aldığını biliyoruz Sezar,sen bize ne verdiğini anlat’ diye bağırırmış.

Hani, pazarda bir papağanın 10 altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, hemen evden hindiyi kapıp pazarda 20 altına satmaya çalışınca, kendini eleştirenlere; “ Papağan konuşuyorsa, bu hindi de düşünüyor!” demesi gibi.

Yandaş basın yine görevini yapıp; Pazarda satılan papağan gibi, ezberletildikleri sözlerle, Sayın Erdoğan’a en yüksek sesle iltifat ediyor.

Bizse, Nasreddin Hocanın hindisi gibi düşünüyoruz;

“ Senin ne aldığını biliyoruz Erdoğan!

Sen bize ne verdin onu anlat!”

Romalılar, 2000 yıl önce, Sezar’a açık açık sorabiliyorlarmış.

Biz de bu bile yasak!

O zaman, ben de tedbiren bir iltifatla bitireyim yazımı!

Sayın, Erdoğan;

Sen, şu anda dünyadaki en sabırlı Devlet Başkanısın.

Ukrayna Devlet Başkanı bile, haddini bilmeyip, Trump’a çatır çatır cevap verirken, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan sen, büyük bir sabırla, gıkını bile çıkarmadın.

Seninle, ne kadar gurur duysak az!

Hani bir de;

“ Allah seni başımızdan eksik etmesin!” demek isterdim ama “ Haşa! Allahın işine karışılmaz!” diyerek sustum.

Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!

Herkese İyi Pazarlar!

Post Views: 297
Önceki yazı

Görüş…

Sonraki Gönderi

Biz İnsan Oğlu Tuhaf Varlıklarız

ULVİ PUĞ

ULVİ PUĞ

Sonraki Gönderi
Biz İnsan Oğlu Tuhaf Varlıklarız

Biz İnsan Oğlu Tuhaf Varlıklarız

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.