sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa KONUK YAZAR

Tanıklığın dili, barışın hafızası

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Mayıs 18, 2025
in KONUK YAZAR
0
Tanıklığın dili, barışın hafızası
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Bazen bir hekimin tanıklığı, yalnızca hastalıkları değil, toplumsal vicdanı da teşhis eder.

Zifiri karanlığı sarsan top atışlarının gölgesinde bir Kızılay reviri. İlçenin kilometrelerce dışında bir sınır taburu ve oraya nerede ise her gece acilen ‘kelle koltukta’ getirilen bir anne.
Yakınları ‘yine bayıldı’ diyorlardı. Tanısı netti “konversiyon.” Hep gece geldiğini fark edince öyküyü derinleştirdim. Öğrendim ki; tüm oğulları ve eşi korucu kılınmıştı, ama uyandığında o en küçük oğlu için yürek kaldırıyordu: Kürtçe “Daha o çocuk” diyordu.

17 yaşında oğlunun ‘Baskı ile korucu yapılmasına’ tahammül edemiyor; ne zaman oğlu gece nöbetine çıksa konversiyona giriyordu. O çocuğun silahtan menedilmesi hem etik hem de tıbbi bir zorunluluğa dönüşmüştü. Tüm bunları kapsayan bir rapor yazıp ilgili askeri yetkiliye vermelerini söyledim. O günden sonra yaklaşık on gün anne revire konversiyonla başvurmadı; ama ne zaman ki tekrar geldi yakınlarına tahminimi teyit ettirdim: Bir çocuğun silah altına alınmasının menine dair o tıbbi talep reddedilmişti: Hakkâri, Çukurca, 1998

O gün psikiyatri dışı tıp kitaplarında Simone Weil’in, “Acı, dile gelmediğinde beden konuşur” cümlesinin neden yer almadığını sorguladım. 

Derken, bir sabah gürültü ile uyandığımda, dışarıda çok sayıda silahlı korucu gördüm. Bunda yadırganacak bir şey olmayabilirdi eğer aralarında çocuklar olmasaydı. Tarih doksanlı yılların sonu, yer yine Çukurca’da bir askeri taburdu. Revir penceresinden uzun uzun silahla hemhal kılınmış çocuklara baktım; devletin çocukları silah altına aldığına inanmak istemedim. 

Tanık olursunuz bazen; ama yine de reddi kolaylaştıracak cümleler ararsınız. Birkaç hafta sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne uğradım ziyaret amaçlı. Bir hastamın yakınıydı. Çay faslında soruyu dönüştürerek sordum müdüre; “Korucu öğrencilerin silahlarını okulda ne yapıyorsunuz?​” Cevap netti: “Müdür odasına alıyoruz.”

Birkaç gün geçti üzerinden, geçici görevle emrine verildiğimiz Kızılay müdürü istihbarat sorumlusu olduğunu belirttiği sivil bir kişi ile geldi yanıma. Çocuk yaşta korucu meselesine atıfla bu işlerle ilgilenmememi, benim için iyi olmayacağını ima etti.

İki ay sonunda geçici görev sona erdi. Sivil halka hizmet amaçlı SSK hastanelerinden Kızılay emrine verildiğimiz ama tabura alındığımız günlerin ardından İzmir’e döndük. 

Çok geçmedi bir dava ile güne başladım. “Ölen bir kişiye ilaç raporu çıkarmaktan” yargılanacaktım sağlık kurulunda yer alan on bir hekimle birlikte. Çukurca’dan yeni dönmüştüm, kliniğimizde çalışan birisi pratisyen diğeri asistan iki hekim yanıma gelip bir ilaç raporu imzalatmak istedi. O an klinikte benden başka imza yetkisi olan uzman yoktu. ‘Hasta kim’ dedim, bizim klinikte yatmakta iken Ege Üniversitesine sevk edilen bir kanser hastası olduğunu, yanlarındaki kişinin oğlu olduğunu belirttiler. İmza atarken şerh düştüm “Ege Üniversitesinden alınmış epikriz” ektedir diyerek. 

Dava açıldığında epikriz olmadan işleme konulduğunu, o gün sağlık kurulunda olan tüm hekimlerin yargılandığını, ama sağlık kurulu başkanı eski askeri hekimin yargılanacaklar arasında olmadığını fark ettim. 

Dava ilerledi, bana sahte hasta raporu hazırlayarak getiren iki hekim tanık olarak çağrıldılar, ilginçtir inkar etmediler. Daha ilginç olan, sahte rapor düzenlemeye teşebbüsleri ne hastane ne mahkemede sorgulanmadı. Biz yargılanıp aklandık, onlara hiçbir dava ve soruşturma açılmadı. Yıllar içinde eşi astsubay olan o hekimlerden birisi başhekim yardımcılığına terfi ettirildi. 

Çukurca’da ifade edilen ‘Senin için iyi olmaz’ cümlesi dava ile bir had bildirme miydi? Paul Auster’in dediği üzere ‘Okuyucusunu inandıran her öykü gerçektir.’ Ben okumamış yaşamıştım. Bilemedim..

Türkiye yeni bir tarihselliğin eşiğinde. Pozitif barış yolunda soru işaretleri olsa da umut baki. Hafızalarımız birer barış yontucusu. 

Dün Anneler Günü’ydü.

Annelerimiz: Onlar bizim dil nakışçımız, ses dokuyucumuz. Dil ebemiz, kelime tohumcumuz, rüya dili terzimiz. Sahi geriye ne kaldı!

Her çocuk anasının kuzusu ve bir o kadar da duygu dili çırağı değil midir?

Dilerim ki; asker oğlu için ağıt yakan anne ile korucu kılınmış on yedi yaşındaki oğlu için konversiyon nöbeti geçiren annenin yüreği birlikte yol gösterici olur hakikat yolunda. 

Paul Celan: “Şiir, susmanın içinden yükselir”der. Şiir ile bir yere kadar. Gerisi yaşam, umut, barış…

Barış, belki de en çok annelerin susarak söylediklerinde ve çocukların silahsız hayallerinde filizlenir.

Yaşamı çocukları ile sınanan tüm annelere saygı ile…

Sağlıcakla kalın.

https://www.evrensel.net/yazi/96923/tanikligin-dili-barisin-hafizasi

Post Views: 96
Önceki yazı

Görüş…

Sonraki Gönderi

BÜYÜK ALDATMACA

Zeki Gül

Zeki Gül

Sonraki Gönderi
BÜYÜK ALDATMACA

BÜYÜK ALDATMACA

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.