—————————-
Babamın babası…
Azerbaycan Türkü,
Babası da 93 muhaciriymiş…
Babaannem…
Osmanlı’nın zulüm yönetimine başkaldıran Celali Aşireti’nden bir Kürt Bey’in kızıymış…
Annemin babası…
Rize’nin Pazar İlçesinden…
Kadıoğulları diye bilinen Laz bir sülaleymiş…
Büyük büyük dedem Kadı olduğu için bu lakabı almışlar…
Kardeşim bir Çerkez kadınla evlendi, yeğenimin ismini Çerkezce koydular…
Anne ve babamın aileleri….
Zaman içinde Sivas’ın Şarkışla İlçesi’ne muhacir olarak gelmişler, bende orada doğmuşum…
Sonra küçük yaşta Ankara…
Çocukluk, gençlik eğitim ve iş hayatı derken.
45 yıl sonra İzmir’e gelip yerleştim ve İzmirli oldum…
20 yıla yakındır da bu kentte yaşıyorum!
Şimdi bunları niye yazdım?
Şunun için:
Görüldüğü üzere ben bir melezim…
Yani öyle saf bir IRK iddiasında değilim…
Çok da önemli değil benim için…
Ama şuna da yürekten inanıyorum;
Bu Cumhuriyet asla bir IRK ve DİN aidiyetine göre kurulmadı..
Kurucusu, yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK…
Bunu en veciz sözleriyle defalarca tekrar etmiş zaten…
Aslında…
Meselede o değil!
Mesele anlatılandan ve bize inandırılmaya çalışılandan çok farklı…
Nedir mesele o zaman?
Emperyalizmin yüzlerce yıllık tükenmeyen emelleri ve kurdukları kumpaslar eliyle…
Yerli burjuvazinin de işi ihanete kadar vardırdığı …
O doymak bilmez aç gözlülüğü ve işbirliği ile bu topraklara çökme meselesidir!
Bakın…
Bu PKK Örgütünün…
Eylemlere başladığı zamandan bu yana ” Kürt Sorunu” diye bir şeyi tartışıyor bu Ülke…
50 yıla yakın bir süre…
Dile kolay…
Hep sordum…
Nedir bu Kürt meselesi?
Önce..
Dil dediler…
Kültür dediler…
Sonra?
Sonrası yok…
Hep bir kıvırmaca halleri…
Ama yıllarca insanlarımız öldü, öldürüldü…
Sivil, asker, örgüt üyesi…
Kan oluk oluk aktı…
Maddi anlamda büyük zararlar söz konusu oldu…
Tüm bunlar yaşanırken..
Örgüt sempatizanları ve onlara destek olanlar…
Meselâ…
Çıkıp…
Şunları söylenmediler mertçe:
“Arkadaş biz ayrı bir DEVLET kurmak istiyoruz…”
Ya da:
“Federasyon, Özerklik istiyoruz!”
Ya da…
Topraksız, İşsiz, eğitimsiz…
Ağa, “öldür” dediğinde öldüren…
Kendi öldürdüğünde, onun yerine hapse giren…
O gariban Kürt kökenli vatandaş için şunları istiyoruz!
Ağzınızı büzmeyin…
Dilinizin altında ne var hele?
Ne garip değil mi?
İslamcılarda ilk başlarda topa “BAŞ ÒRTÜSÜ” meselesi diye girmişlerdi değil mi?
“Üniversitede okuma özgürlüğü” idi, güya talep edilen!
“Peki, Ya sonra ne olacak dendiğinde ise…”
Hep suspus oldular yıllarca…
Oysa bir avuç insan…
Bunların amaçlarının, hedeflerinin bu günlere gelmek olduğunu çok iyi biliyorlardı…
Bu yüzdende canları pahasına sürekli uyarıyorlardı, bu güzel Ülkenin insanlarını…
Ama….
Kimse uyanmasın diye…
Gözbebeğimiz AYDINLARIMIZ bu yüzden katledilmedi mi?
Ve uyarmak adına nice bedel ödenmedi mi?
Tıpkı Güneydoğu coğrafyasında yaşanılanlar gibi…
Siviller öldürüldü acımasızca, Kürt-Türk ayırımı yapılmadan!
İdealist Öğretmenler, Mühendisler vs,
Dershaneye giden gencecik öğrenciler… Atılan molotoflarla diri diri
Otobüslerin içinde yakıldılar vahşice..
Kürt köylülerine dışkı yedirtildi, devlet kisveli karanlık güçlerce.. (sonra onların uyuşturucu kaçakçısı, mafya artığı katiller olduğu ortaya çıktı) Nefret körüklensin, iç savaş çıksın diye
En adi…
En alçak provokasyonlar yapıldı…
Fidan gibi delikanlıların, MEHMETÇİKLERİN BAYRAĞA SARILI TABUTLARI geldi memleketlerine…
Kimilerinin daha çocukları bile dünyaya gözlerini açmamışlardı!
Peki bunca acı neden yaşandı?
Ne için?
Kürt sorunu için, öylemi?
Peki…
Bu sorunun ( her ne ise) içinde…
FEODAL DÜZEN var mı?
Örneğin…
Ağalık…
Şıhlık..
Şeyhlik…
Yine örneğin…
Marabalık (topraksız köylülük)
Çağ ve insanlık dışı korkunç bir ilkellik olan AŞÎRET DÜZENİ…
Küçük kız çocukların bir mal gibi babaları, dedeleri yaşındaki heriflere satılması…
Kız çocuklarının…
Miras ve eğitim hakkı… var mı bunlar?
Yine bu “mesele(!)” kapsamında…
Niye sorulmaz şu soru?
Miras niye sadece erkeklere hak?
Hiç duydunuz mu?
Birinin ağzından?
Bölgeyi temsil ettiğini söyleyen…
Bu nedenle de milyonlarca oy alan Parti, Partilerin ( aynı çizgide olup, farklı ad ile kurulanlar dahil) yetkililerinden?
Ağa değil mi Ahmet Türk?
Kaç köyü var?
O köylerde yaşayan kaç bin insan onun marabası, hatta malı?
Soyadı TÜRK olan bu derebeyi…
TÜRK OLMAKTAN bu kadar rahatsızsa…
Niye değiştirmiyor o soyadı?
Ha…
Hukuksuzluk mu?
Özgürlük mü?
Mal ve can güvenliği mi?
Adaletsizliğin her türlüsü mü?
Talan, yalan, soygun mu?
İşsizlik, kayırmaca, sınav yolsuzluğu mu?
Söyler misiniz kuzum?
Bunlar, bugün için…
Her “MUHALİFİN” DE sorunu değil mi?
Hangi birinde KÜRT TÜRK’ten ayrı dünmüş, iktidar yandaşı değilse eğer?
İktidar yandaşlığında ise var mı bir ayırım?
Kürdün zengini ile Türkün zengini….
Sömürü ve zulümde kol kola değil mi?
Ama dert o değil ki…
Dert…
ABD eliyle oluşacak bir DEVLETÇİK…
Kürt “Derebeyleri” Beyliklerini devam ettirirken…
Kürt yoksulları da aynı feodal zulüm içinde marabalığa devam etsin!
Daha da açıkçası;
KÜRT MESELESİ, dedikleri aslında…
ABD’nin Bölge hakimiyeti meselesidir!
KÜRT MESELESİ dedikleri;
Güneydoğu Bölgesi ve uzantısındaki alanlarda…
İnsan ve toprak gücünü elinde tutan derebeylerin…
“İç hıyanet” karşılığında güçlerine güç katması meselesidir!
Benim anladığım, hatta bildiğim Kürt meselesi…
Aynı zamanda bir TÚRK MESELESİDİR…
Ortalığa saçılan ise…
Kimse darılmasın, bir ABD MESELESÎDİR!
ABD meselesi ise…
50 yıldır olduğu gibi…
Bize getireceği sadece yokluk, yoksulluk, karanlık ve tutsaklıktır!
Her konu tartışılır…
En aykırı olanlar bile…
Ama…
Açık- seçik, arkadan dolanmadan…
Bakın İslamcılara…
Başörtüsünde(!) nereden nereye geldiler- ki o da, Başörtüsü değil türbandı zaten!
Milleti yormayın artık…
Hala uyanmayıp, Emperyalizmin sunduğu…
“Alçaklık konforunda” yaşamayı seçen ve…
Kendilerini topluma SOSYALİST jargonla yutturmaya çalışan kimi zavallılaradır son sözüm:
Yol yakınken içine düştüğünüz yanlıştan vazgeçin ve yurtseverlerle buluşun…
Yurtseverlik…
Hainlik gibi değildir, size iyi gelir, insan olduğunuzu hatırlatır…
İnanın bana, erdemli olmak, onurlu, omurgalı olmak…
Bağımsızlığı ve özgürlüğü savunmak size iyi gelecektir!…
Unutmayın sakın,
” KURTULUŞ YOK TEK BAŞİNA…
YA HEP BERABER, YA HÎÇ BİRİMİZ!…”














