sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa GÜNCEL

Face Yazıları…

Servet Yenerer Ekleyen Servet Yenerer
Mayıs 18, 2025
in GÜNCEL, POLİTİKA, YAZARLAR
0
Face Yazıları…
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

BİTMEYEN GEYİK YİNE BAŞLADI…

TEKNELER ,YATLAR VERGİSİZ YAKIT ALIYOR MUŞ ……….

Ne zaman benzin ve mazota zam gelse,

” Çiftçi traktörüne aldığı yakıta bir sürü vergi öderken,

yatı ve teknesi olanlar SIFIR VERGİ İLE yakıt alıyor ” geyiği başlıyor.

İlginçtir bu koroya siyasilerde katılıp, grup toplantılarında söylüyorlar.

Yalan yanlış, kulaktan dolma bilgi ile

Bir tarafa yaranayım derken,

diğer tarafa,

yani küçük büyük teknesi olanlara karşı düşmanlık tohumları ekiyorlar.

Arkadaşlar hiç bir özel tekne, yat vb. deniz aracı ÖTV’siz KDV’siz yakıt almıyor, ALAMAZ.

Neredeyse şehir efsanesine dönüşüp dillere pelesenk olan

Böyle bir uygulama yok.

Hic bir zamanda olmadı.

KDV ve ÖTV’siz yakıtı,

bütün Dünyada olduğu gibi sadece ticari taşımacılık ve

geçimini balıkçılıkla sağlayan yeşil ruhsatlı tekneler alabilir.

Ayrıca bu da, çok sıkı kurallara ve ihlal halinde çok büyük cezalara tabidir.

Bırakın lüks tekneyi ,sıradan bir 4 – 5m fiber tekne veya basit bir bot sahibi olmanın bile sanıldığının aksine,

bağlama yerinden, denize indirmeye,

vergisinden insanı canından bezdiren bürokratik işlemlere kadar insani doğadan, denizden soğutan,

çözülmesi çok kolay olduğu halde, bir türlü çözülemeyen problemi vardır.

Ne demiş büyüklerimiz ?

BİLMEMEK DEĞİL ÖĞRENMEMEK AYIPTIR!!!

***

SÜREÇ VE ANKET SONUÇLARI….

Anket sonuçları herhangi bir konuda toplumun ne düşündüğü konusunda önemlidir.

Ama yaşadığımız dönemde her konuda olduğu gibi,

bu konuda da inandırıcılık sorunu yaşıyoruz.

Yanılma payı gerçeğe yakın anket firmaları da,

iktidarın hoşuna gitmeyen sonuçlar yayınladığında bir anda iktidarın hedefi haline gelebiliyorlar.

Süreç konusunda yaptığımız dost sohbetlerinde ,

” Bu işin nereye varacağı büyük oranda AKP+MHP ‘nin nasıl davranacağına bağlı. Çünkü ben hala süreç denilen konunun, iktidarın ömrünü uzatmak ve AKP genel başkanının en azından bir dönem daha iktidarda kalma amacı ile başlatıldığını düşünüyorum.

Bu yüzden sürecin nereye doğru evrileceğini,

İktidarın önüne gelen anket sonuçları belirleyecektir ” diyorum.

Dün Silivri mitinginde,

daha önce hiç olmayan çok ilginç bir durum yaşandı.

Kürsüden mitinge destek için gelen STK ve siyasi partilerin pankartları okunarak,

tek tek teşekkür ediliyor ve alkışlanıyordu.

DEM partinin adı okunduğunda alanda büyük bir sessizlik oldu.

Kürsüdekilerde şaşırdı ve bir sonraki pankartı okumadan önce bir süre durakladı ve bekledi.

Ama sessizlik devam etti.

O an içimden İŞTE GERÇEK ANKET SONUCU BUDUR dedim.

Bu tabi ki benim o an, saniyeler içinde aklımdan geçen şahsi düşüncem.

Tabi ki ben en başından beri tarafları samimi bulmadığımı,

Bu işin toplumsal mutabakat ile çözülmesinin önündeki en büyük engelin de bu olduğunu,

süreci büyük bir inanç ve kararlılıkla destekleyen arkadaşlarımı,

bazen kırmak ve üzmek pahasına da olsa

hiç evirip çevirmeden açıkça söylüyorum.

Önyargılı olduğumu söylüyorlar

sizde böyle düşünebilirsiniz.

Tedbirli iyimserliğimi önyargı olarak tanımlayabilirsiniz.

Ama ben şimdilik durumu böyle okuyorum.

Sizin bu konudaki fikriniz nedir ?

***

KONUŞULMASI GEREKEN GERÇEK GÜNDEM.

ÜLKE ÇAPINDA DURAN ÇARKLAR…….

İnanın süreçmiş falan kimsenin pek fazla umurunda değil.

Çünkü büyük bir çoğunluk tarafların samimi olduğunu düşünmüyor.

Bu yüzden de bu konu, vatandaşın ilgi alanında başa koyduğu bir durum değil.

Alım gücünü kaybeden, yoksullaşan çaresiz vatandaştan sonra sanayici de sendeliyor. Hatta sadece sendelemekle kalmıyor, bir bir yere düşüyor.

35- 40 yıllık imalatçı şirketler ve KOBİ’ler bir bir kapılarını kapatmak zorunda kalmaya başladı..

Nedeni basit ama acı:

Kredi yok, maliyet yüksek, talep daraldı.

Tekstil sektörü de benzer durumda. Sektörün başkanları her gün uyarıyor. AVM’lerde dükkânlar bir bir kapanıyor.

Zincir restoranlar şube kapatıyor. Çünkü yüksek kredi faizleri bir yanda, azalan tüketici alım gücü diğer yanda. Talep daralması sert ve sürekli.

Kapanan şirketlerin her biri geçmişte bir hayal kuran, üretim yapan, istihdam sağlayan işletmelerdi.

Nisan ayında 444 şirket konkordato talebinde bulundu. Geçen yılın aynı ayında bu sayı 214’tü. Yani tam iki katı. Ocak-nisan döneminde toplam başvuru sayısı 1727 oldu.

Kimi üretimi durduruyor, kimi yalnızca makine parkını satarak nefes almaya çalışıyor. Sanayici umudunu kendi fabrikasının tuğlalarına bağlamış durumda. Ancak satışa çıkarmak yetmiyor. Çünkü alıcı da yok.

Sahada yaşananlar önemli bir gerçekliğe işaret ediyor.

Çünkü üretim olmadan enflasyonla mücadele mümkün değil.

Reel sektörün çökmesi, işsizliğin artması, vergi gelirlerinin düşmesi demek.

Ve bir ortak çağrı yükseliyor:

“Üretim durursa ekonomi de durur.”

Piyasalardaki sıkıntı çok ciddi .

Bankaların kredi vermekteki olumsuz tutumları, borçlanma miktarından yüksek oranda teminat talep etmeleri, Kur, yüksek faiz kıskacına alınan şirketlerin nakit sıkıntısını aşamamasına neden oluyor

zora düşen şirketlerin ödemelerini yapamamaları, zincirleme olarak kısmen iyi durumdaki diğer şirketleri de aynı sürece sürüklüyor.

“Piyasadaki nakit sıkıntısı devam ederse konkordato sürecine giren firmaların büyük kısmı kaçınılmaz olarak iflasa sürüklenecektir.”

Yüksek faiz politikasıyla enflasyon düşecek mi, belli değil.

Ama belli olan bir şey var. Bıçak kemiğe dayanmış durumda.

Reel sektörde çarklar dönmüyor.

Kapanan her işletme,

işini kaybeden her emekçi,

Hayalini yitiren her girişimci bir toplumsal çöküşü işaret ediyor.

Türkiye’nin ihtiyacı Saray’ın ve ekonomi yönetiminin günü kurtaran pembe tabloları değil,

adil bir ülke yönetimi.

Çünkü ekonomi yalnızca faizle değil, üretimle, adaletle, güvenle yönetilir.

***

PKK bildirgesini baştan sona defalarca okudum.

Öncelikle Türkiye’nin misak-i milli sınırlarını güvence altına alan Lozan anlaşması reddedilerek,

Lozan öncesine, yani Türkiye’nin bölge bölge paylaşıldığı Sevr anlaşması koşullarına dönülmesi talebi var.

Bu talep yazılan söylenen her şeyi teferruat seviyesine indirip, gölgede bırakıyor.

Silahları bıraktık falan da denilmiyor.

Silahları bırakmanın önkoşulları kapalı ifadelerle devleti yönetenlere EV ÖDEVİ olarak veriliyor.

Benim anladığım PKK’nın koşulları kabul edilene kadar bu bir ATEŞ KES bildirisi.

Bu da 40 yıldır kanayan bir yaranın

sadece Erdoğan, Bahçeli, A.Öcalan ve PKK’ya bırakılıp,

Başta parlamento da temsil edilen tüm partilerin içinde olacağı bir komisyon ve toplumun tüm kesimleri olmadan çözülemeyeceğinin bir kez daha açık ispatıdır.

Sadece ” Biz aramızda şunları konuştuk,size bilgi vermeye geldik ” derseniz toplumun da,

Müzakereyi yürüten taraflara ” Ne karşılığı, ne verdiniz ? ” sorusunu sorma hakkını doğurur.

Bence bu durum, tam da şu anda olduğumuz durumdur ve açıklanmaya muhtaç çok fazla soru vardır.

Ayrıca ,

Bu soruları soranlara da,

” siz barışa ve silahların susmasına karşı mısınız ? ” diye sormak,

Sen aklının almadığı işlere karışma diyerek kuşkuları arttırmaktan başka bir işe yaramaz.

Devletin yetkili makamlarındakilerin,

” müzakere ,pazarlık falan yok ”diye yaptıkları açıklamalara inanan insan sayısı inanın bir elin parmaklarını bile geçmez.

Çünkü bu kanayan yarayı durdurmanın yolunun bu olmadığını,

her iki tarafın toplumun tüm hassasiyetlerini de gözeterek,

elini cesurca taşın altına sokması gerektiğini ,ortalama zekaya sahip olan herkes bilir.

Oysa ki;

Kandan ve bu çatışmadan beslenen küçük bir azınlık dışında herkes,

süreci temkinli bir iyimserlik içinde izliyordu.

Ne yazık ki dağ fare doğurdu.

Umarım bu fırsat koltuk hesaplarına feda edilmez.

…

ALFA KUŞAĞI…

Torunlarım

Ege ve Kemal diyor ki;

– Dede eskiden sana çok fazla soru soruyorduk,

Sende bize anlatıyordun .

Şimdi daha az soruyoruz.

Niye biliyor musun?

– Niye ?

– Tabletlerimize Chatgpt yükledik. Şimdi öğrenmek istediğimiz bir şey olduğunda ona soruyoruz.

– Cok güzel bir teknoloji chatcpt. Benim telefona da yükler misiniz ?

– Yükleriz tabi ki.

– Peki her şeyi biliyor mu bu chatcpt ?

– Biliyor.

– Peki.Siz az önce

” Dede bizi hali sahaya götürsene maç yapalım ” dediniz.

Bende size. ” Simdi Öğle saati çok güneş var. Aksam üstü gidelim”

Dediğimde ne dediniz?

– Tamam dedik.

– Tamam dediniz ama, yüzünüz ve ses tonunuzdan, ben sizin benim cevabımdan memnun olmadığınızı anladım.

Yani o anki duygularınızı hissettim

Şu sizin Chatcpt benim hissettiğim bu duyguları hissedebiliyor mu ?

– Bilmem hissedemez herhalde, hissedebilir mi?

– Biz de bilmiyoruz ama sorarız.

– Dolapta dondurma var yer misiniz ?

– oleeeyyy yeriz.

Bu alfa kuşağı çok fena çoook.

Z kuşağına da bunlar Kök söktürücek

Post Views: 135
Önceki yazı

MASUMİYETİN SON NEFESİ

Sonraki Gönderi

Görüş…

Servet Yenerer

Servet Yenerer

Sonraki Gönderi
Görüş…

Görüş…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.