GEL DE BU AKTÖRLERE GÜVEN ……
En basiti ;
Taraflar birbirlerine seranat yapıp, övgüler düzerken,
Cumhurbaşkanın
” AKP+MHP+DEM olarak tam bir fikir birliği ile birlikte yürüyoruz ” demesinden sonra,
toplumun en iyimser kesimlerinden bile yükselen tepki üzerine,
DEM’in
”Böyle bir şey yok ” diye alel acele yaptığı açıklamaya ne demeli ?
Bırakın benim gibi iyimserleri,
sürecin en hararetli destekçileri bile şok yaşamadı mı ?
Ben bu iki açıklamayı da dinleyip okuduktan sonra,
hiç tereddütsüz,
biri veya ikisi birden yalan söylüyor dedim.
Biliyor musunuz, yalanı kimin söylediği hiç önemli değil.
Önemli olan
bu işin içinde yalanların da olduğunun açığa çıkması.
Kimse kusura bakmasın.
Bana göre barışın ve toplumsal huzurun tek ilacı
Demokrasi ve adil işleyen hukuk sistemidir.
Otokrat bir idarede barışa yüründüğünü de tarih yazmamıştır.
“Ülkenin bir yanı kanarken diğer yanına bahar gelmez”
Bugün de aynı yerdeyim.
Onca hukuksuzluk, adaletsizlik yaşanırken,
İpe sapa gelmez gizli tanık iftiraları delil sayılıp
İnsanların hayatları ile oynanırken..
Hangi barışı, kim kiminle yapacak?
Acaba gerçekten silahlara veda mı edildi..
yoksa tanık olduğumuz bir ateşkes süreci mi?
Bu sorunun yanıtını bile henüz almış değiliz.
ABD Büyükelçisi ve Trump’ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack’ın
Osmanlı yönetim sistemi diye tarif ettiği
Türk+Kürt+Arap diye tabir edilen ümmet hayallerinden bahsetmiyorum bile …….
***
Eminim ki,
bundan sonra birlikte yuruyecekleri ilan edilen AKP+MHP+DEM ‘lilerden
en çok duyacağımız cümle ;
” Sen barışa karşı mısın ? ” olacak.
Bu cümle bazen sorulardan kaçmak,
Bazen de suçlamak için kullanılacak.
***
PROBLEM NE BİLİYOR MUSUNUZ ?
Teşhis edilmiş ve kesilip atılmazsa, sinsice tüm vücudu iflas ettirecek 40 – 50 yıllık bir illet var.
Fakat sıkıntı,
”Ben bu problemi çözerim” diyen baş aktörlerin geçmişinin sabıkalı olması.
Daha da onemlisi,
Eğer hasta bunlara teslim edilirse,
ileride yaşanacak en küçük problemde,
suçu diğerinin üstüne atarak,
hastayı ameliyat masasında bırakmaktan çekinmeyecekleri konusunda yaygın bir güvensizliğin de varlığı
Bu yüzden hastalığın tedavisini samimi olarak isteyenler,
Eğer hastayı sadece bunların eline bırakırsak kaybederiz
diye düşünüyor.
Bu yüzden tedaviyi
işinin uzmanı, sağduyu sahibi, bilgi ve tecrübesi ile kendini kanıtlamış uzman bir heyete teslim edelim.
İyileşme sürecinde bazen umudumuzu kıracak komplikasyonlar çıksa da,
Bu heyet ne hastayı, ne de sevenlerini o masada bırakmaz dedirtecek samimi bir alternatif beklediği için,
mesafeli iyimserligini koruyor.
Umarım ne demek istediğimi anlatabildim.














