Bu kampanyaları kim başlatıyor tam olarak bilemiyorum da,
kaç gündür sayfama,
Ekrem İmamoğlu aday olamazsa
Dilek İmamoğlu olsun paylaşımları düşmeye başladı.
Arkadaşlar bence ,
Dilek İmamoğlu hoş kadın, eğitimli, kültürlü,
Kocasının arkasında dirençle durup destek olan iyi bir eş.
Bu konuda bir itirazım yok da
Cumhurbaşkanlığı ona bir kaç gömlek büyük gelir.
Ama diyorsanız ki ;
Dilek İmamoğlu’na First lady’lik yakışır.
Bence de çok yakışır.
Hele hele mevcut First lady’miz ile kıyaslandığında ,
Ülkemizi her alanda ondan çok daha iyi temsil eder.

***
DUYDUNUZ MU ?
Suriye , kendi üreticisini korumak için
Türkiye’ den tavuk eti ithalatını süresiz yasaklamış.
Ayrıca,
Domates, üzüm, ve yumurta gibi 20 ürünün ithalatı da durduruldu

***
Bence T.Erdogan
Ozgur Ozel’in ” Kendine ve adayına güveniyorsan, Aydın’da seçimi yenileyelim. “
Restini görür ve
” eeeyyyyy Özgür
Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın koyalım sandığı paylaşalım kozlarımızı “
der.
Sizce de der mi ?

***
RÜŞVETİN BELGESİ Mİ OLUR ? DİYORDUNUZ YA
Alın size belge
Bugün yapılacak CHP mitingi öncesinde,
” Aydın Büyükşehir Belediyesi şirketlerinde görev yapan çalışanların maaşlarına yüzde 23 oranında zam yapıldı.. ”
Gerçi buna rüşvet değil de,
Osmanlı geleneğine göre cülus bahşişi demek sanırım daha doğru bir tanımlama olur da,
Bu da ” al bahşişi sus ” anlamına gelen bir tür rüşvet sayılır.

***
BU İŞ ENİNDE SONUNDA PATLAR….
Halk arasında çözüm komisyonu diye adlandırılan komisyonun adı ,
“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak belirlendi.
Ama iktidarın uygulamalarına baktığımızda,
komisyona adını verdikleri kelimelerin bile tam tersini yaptığı,
problemi çözmek gibi bir derdinin olmadığı açık ve net bir şekilde görülüyor.
Hiç istemedikleri halde CHP’nin komisyona girmesi ve,
” Yeni anayasa ile ilgili ve T. Erdoğan’ın kısıtlama olmaksızın tekrar seçilmesi konusunun bu komisyonun gündemine alınmaması şartını koşması iktidarın bütün planlarını bozdu.
Ayrıca DEM dışında toplum da bu konuda ikna olmadı.
Partilerin seçmen tabanında da büyük bir direniş ve güvensizlik açıkça görülüyor.
DEM tabanının da stabil olduğunu kimse hayal etmesin.
T. Erdoğan’a onun istediği şartlarda ömür boyu başkanlık olarak tanımlanan yolun açılması DEM tabanında da büyük bir kırılmaya yol açar.
Maalesef bu işin başında düğmeler yanlış iliklendi.
Komisyonun adında ki dayanışma ve kardeşlik, seçilen etkisi tartışmalı aktörler,
Demokrasi ise, yargı eli ile yapılan akıl, mantık ve hukuk dışı uygulamalar yüzünden anlamını yitirdi.
En önemlisi de bu konu toplumun gündeminde çok arka sıralarda.
Konuya iyimser bir bakış açısı ile mesafeli duran kesimler bile artık bu aktörlerle bu işi patlar demeye başladı.
Aslında komisyona falan da hiç gerek yoktu.
23 yıldır iktidarda bulunanlar,
Demokrasiyi ve fırsat eşitliğini toplumun taleplerini dikkate alarak çok rahatça çözebilirdi.
Nitekim iktidar meclis çoğunluğunu da kullanarak anayasanın 3/2’sini daha fazla demokrasi vaadi ile zaten değiştirdi.
Ama yapılan değişikliklerin hiç biri toplum için değil,
mevcut yönetimin elini rahatlatmak ve hareket alanını daha da genişletmek için yapıldı.
Yani başlıkta da söylediğim gibi, maalesef bu iş eninde sonunda patlar.
Türkiye, hergün hukuk dışı ve toplumun sinir uçları ile oynayan bu gerilimi uzun süre taşıyamaz.
Erken seçim ülkeyi kısmen rahatlatacak tek alternatif olarak gündemin en başına doğru yükselmeye devam eder.















