sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa ÇEVRE

Görüş…

Suat Gerçek Ekleyen Suat Gerçek
Temmuz 26, 2025
in ÇEVRE, GÜNCEL, POLİTİKA, YAZARLAR
0
Görüş…
0
Paylaş
6
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Geçen gün telefonla Ozan’ı aradım. İsmail abimin ben daha cezaevindeyken “Oğlum olursa adını senin koymanı istiyorum” Dediği oğlunu.

Şunu farkettim, abimle yaptığımız gibi Ozan’la da güzel dedikodu yapıyoruz! Özellikle büyük abim söz konusu olduğunda.

Ozan konuşmanın arasında şunu söyledi.”Amca senin arkadaşların seni çok seviyor. Bunu yıllardır gözlüyorum. Açıkça söyleyeyim, bu konuda seni öyle kıskanıyorum ki”

Ozan’a benim de onları sevdiğimi anlattım. Birbirimize “Biraderim” Dediğimiz Süham’ın “Dost bulmak için dost olmak gerekir” Sözünü de ekleyerek.

Dün Havra sokağında Haluk ile karşılaştım. Yorgunluğumu çay içerek giderirken.

Kemeraltının delikanlı kunduracısı. Yaşanmış çok olaya vakıf ve çok arkadaşımızı yakın tanıyor.

Kimin sorunu var Haluk duymasın! Sorunu olan bile farketmeden çözer, sonra “Ben sorunu çözdüm, haberin olsun” Der.

Haluk ile eski dostları andık. Gidenleri daha da çok kalanları.

İlla yazmamı isteyenler den Haluk.

“Sizler yazmıyorsunuz, kıytırık insanlar, yalan yanlış duyuma dayalı alakasız şeyler yazıyor.

Yazın, yayınlamak istemiyorsanız arkada kalanlara bırakın. Saklar ve sizden sonra! -Ölümü kast ediyor- Yayınlar arkadaşlar. Herkes ölecek, yaşayan tanıklıklar kalmayacak”..

Yavaş da olsa yazdığımı söyledim. Doğrusu her şeyi olduğu gibi yazmayı ve ben ölünce yayınlanması fikri hoşuma gitti.

Aklıma geldikçe güldüğüm bir yaşanmışlığı, yakın zamanda yitirilen iki arkadaşı da anarak yazacağımı söyledim Haluk’a ..

Ülkü sineması önünde vurulan eski yoldaşım için, kendi kafama göre cezalandırma eylemi yapmıştım.

Örgütüm beni saklamak için mi yoksa benden yıldığı için mi? Emin olmadığım bir nedenle, kaçağa gönderme kararı vermişti!.

“Hesap soracağım” Demez “Hesap sordum” Dediğim zaman olaydan haberleri olurdu. Arkadaşlarım benim kıymetlim, adeta ailemdi.

Duygusal davranırdım ve örgüt benim duygularımla ilgilenecek değildi!.

Şunu çok iyi biliyordum, benim “ailem-arkadaşlarım” onların “Adamıydı” ve onlar kendi “arkadaşları-ailesi” Söz konusu olduğunda duygusal davrana bilirlerdi. Bu konu tartışmaya kapalıdır!..

Kuşadasına gönderildim. K.K.Derneğinde saklanıyordum. Ben ve İzmir’de başka olayın kaçakları olan iki arkadaşım.

Kültür derneğinde yatıp kalkıyor, göya kaçak yaşıyoruz!..

Burhan tutturdu “Hafta sonu İzmir’deki arkadsşlar Kalamaki’ye gezi düzenlemiş. Bizde gidelim.”

Dernek başkanı Gencer de ondan yana olunca Harun ile bana düşecek söz kalmadı.

Tsip ilçe başkanı bir abinin balığa çıktığı taka mı desem kayık mı bilemedim! Kayığına dört kişi bindik.

Bir kalıp beyaz peynir, denize elimde sokarak soğutmaya çalıştığım, bir şişe kırmızı şarap.

Kıyıyı izleyerek Kalamakiye gidiyoruz.

Sorunca öğrendim bir buçuk saatte oraya varacağımızı.

Oysa otobüs 20 dk da varıyor!..

Kayık kıyıya yaklaştıkça sağolsunlar, arkadaşların ilgisi artıyor. Diğer yandan jandarmanın elinde dürbün, kim olduğumuzu ve ne yaptığımızı anlamaya çalışıyor!.

Kaçağa çıkmayıp evde kalsam, yakalanma riskini daha hafif yaşardım!..

Kıyıdan bakan arkadaşlar bizi tanıyınca tedirginliği atlatıp, adeta tezahürata başladılar.

Üç arkadaşım da benim yüzme bilmediğimi unutup ya da “gaza gelip” umursamayıp, saniyeler içinde soyunup denize atladılar.

Öyle bir durumda kaldım ki, kenardan bakan arkadaşların içinde kız arkadaşlar da var ve onlar bakarken ben “Yüzme bilmiyorum” Diye bağırmıyorum.

Daha doğrusu kız arkadaşlar dan utanıyorum.

Öyle yavaş soyunuyorum ki kim izlese “Bu adam neden striptiz yapıyor” Diye düşünür!..

Pantolonumun önce bir paçasını çıkarıyorum. Başımı çeviriyorum, kızlar bakıyorsa ikinci paçasını çıkarıyorum. Çorapları çıkarmak çok daha komik görünüyordu.

Tişörtü de ağırdan alınca yüzemediğim akıllarına geldi!.

Aralarında kim daha önce tekneye varacak yarışması yaptılar! Ve “Suya atla” Komutuyla, suyun derinliğini öğrendim.

Bu kadar demeden önce; Biz kenarda otururken arkadaşlar nedense koyda kayıkla gezmeyi seçti. Koca koyda ucu yüzeye yakın küçücük bir kaya var, onu bulup ona çarpıyor, kayık da delik açıyorlar.

Geri dönerken otobüse bindik.

Bir gün sonra Tsip li amca soruyor. “Çocuklar Gencay’ı gördünüz mü? Halahala peki kayık nerede gördünüz mü? “

Gencay öleli bir ay kadar, Burhan öleli iki yıl oldu.

Harun Zeytinalan’da yaşıyor. Dört kişiydik, ikimiz kaldık..

Kimi zaman aramızda kavga eder gibi tartıştık; Kimi zaman dargınlık oldu aramızda.

Kabul edelim, güzel arkadaşlardık..

***

“Bir kadın köpeğe yemek ve su veriyordu. Gülümseyerek “Köpekleri seviyorsunuz, ne kadar güzel..” dedim.

Kadın “Hayır” dedi, “hiç sevmem”… Afalladım kaldım. Devam etti:

“Sevmem, ama bu onun ihtiyaçlarını karşılamayacağım anlamına gelmez. Bende fazla yemek var, onun karnı aç…. Benim bahçemde su var, o susamış… Bunun sevmekle ne ilgisi var?”

Şaşırdım kaldım; kadın düpedüz köpeğin Yaşama Hakkı’ndan söz ediyordu…

“Diyelim” dedi bana, “Sokakta bir adama araba çarptı. Yardım mı edeceğim, yoksa bu adamı sevip sevmediğimi mi düşüneceğim? Elin adamını niye seveyim? Düşmanım da olsa yardım ederim.”

Haklıydı… Kadın bana sağlam bir ders verdi; Hayvan Hakları’nı, “kendi sevgim” gibi bireysel bir kavram üzerinden ele almamayı öğretti.

Hayvanlar sırf dünyada yaşıyor olmakla, buranın tüm olanakları üzerinde hak sahibi; dolayısı ile sırf “yaşayan bir canlı olmaktan kaynaklanan haklarını” talep ediyor ve ben de veriyorum.

Ve kediyle köpeği kendi emelleri uğruna evcilleştiren insanoğlu, onları severek, kendi hayvanseverlik duygularınızı tatmin etmenize de gerek yok…

Hayvana saygı duymanın, onu sevmekten daha önemli olduğunu öğrendiğimden beri bu böyle sevmesen de saygı duyacaksın…”

Post Views: 147
Önceki yazı

Face yazıları…

Sonraki Gönderi

MODERN HEKİMLİĞİN VAROLUŞSAL KRİZİ: EKRANIN AŞKINLIĞI, EMPATİNİN KIRILGANLIĞI

Suat Gerçek

Suat Gerçek

Sonraki Gönderi
MODERN HEKİMLİĞİN VAROLUŞSAL KRİZİ: EKRANIN AŞKINLIĞI, EMPATİNİN KIRILGANLIĞI

MODERN HEKİMLİĞİN VAROLUŞSAL KRİZİ: EKRANIN AŞKINLIĞI, EMPATİNİN KIRILGANLIĞI

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.