Ben mi çok içtim, yoksa şu Ildırı ışıkları mı sarhoş…


…
Ben kimsenin Kurban Bayramını kutlamıyorum. Yaşar Nuri Öztürk hoca, böyle bir bayram yok demişti. Hacc’a gidenleri ağırlamak için hayvanlar kesiliyordu, gerisi efsane diye eklemişti. Kaldı ki gerçek olsa da benim için farketmez. Oruç tutarak da iyi insan olunmadığı gibi, kurban keserek de olunmaz.
Kimsenin inancı beni ilgilendirmez, isteyen istediğine inanır. Anne, baba ve diğer büyüklerime saygı gereği bu ritüeli kabul edip, onların bayramını kutluyordum hayatta oldukları zaman. Babam da son yıllarında, kurban kesmekten vaz geçmiş, onun yerine bağış yapmayı tercih ediyordu.
Yarın da mezarlarına uğrayıp, çicek bırakacağım. Bir şeye inandığım için değil, onları çok özlediğim için.
…
Tarkan, Ajda, Sıla ve Gülşen’in belediyelerden aldığı bütçe ile yeni yasayla köyden mahalleye dönüşen yerleşimlere ayrılan bütçe dengelense mesela…kötü mü olur?
…
İZSU, Çeşme’de abonelerinden atık su bedeli alıyor her ay. Ama kanalizasyon olmadığı için atık suyu vatandaş kendisi ücretle vidanjörler aracılığıyla attırıyor.
Olmayan hizmetin bedeli.
Ne ilginç değil mi?
…
Şu anda Çeşme ve Bodrum milyon kişiden fazla nüfusa sahip. Alt yapı olanakları ve doğa bunu taşımakta zorlanıyor. Tarım alanları, sit alanları kaçak yapı doldu.
Düşünün Çeşme’ye yeni bir elit gettosu şehir daha kurulacaktı.
Belediye başkanları ve Saray ortaklığında.
Neyse ki hukuk mücadelesi sürüyor barbarlara karşı.














