MADEM SUÇ DEĞİL, O ZAMAN PAYLAŞIN BAKALIM..
Ama paylaşmadan önce şunu da bilin ki,
ELEŞTİRİ İLE HAKARET AYNI ŞEY DEĞİLDİR!!!
Sosyal medyada bazı kişiler, yaptıkları paylaşımlara yorum veya beğeni yapmayanları,
Korkaklık ile suçluyor.
Paylaşımlara yaptığı yorumların da niye silindiğinin hesabını soruyor.
Bırakın siyasi paylaşımları,
Kişilerle yapılan sohbetler de bile,
Kullandığımız dilin bir ayarı olmalı.
Hakaret eleştiri değildir.
Hele küfür hiç değildir.
Bunu gerek kişilere , gerekse siyasilere yaptığınız zaman,
Sonuçlarına da katlanmak zorunda olduğunuzu bileceksiniz.
Cesaret ile Cehalet aynı şey değildir.
İnsanların inanç, aile, vb. konularda da kutsalları vardır.
Onlarla arkadaşlık yapıyorsanız,
bu konularda kullandığınız dili de ayarlamak zorundasınız.
Eğer bu bana uymaz, ben bildiğimi okurum diyorsanız,
O zaman o arkadaşlığı sürdürmeyecek,
Tahammül edemediğiniz fikir ve görüşlere sahip kişileri,
Engelleyip geçersiniz bu kadar basit.
Son günlerde de aşağıdaki şu görselin, değişik versiyonları paylaşılıp duruluyor.
Bu paylaşımı yapanlara gerçekten şaşırıyorum.
Eğer trol değillerse, bunu art niyetle yapmıyorlarsa,
Gerçekten de saçmalıyorlar.
Neymiş bu kelimeleri kullanmak yargıtay kararı ile suç olmaktan çıkarılmış.
O zaman şöyle yapalım.
Sadece ve sadece, bu görseldeki kelimelerden oluşan birkaç cümle kuralım.
• Sen benim gördüğüm en ahlaksız, çapsız eziğin tekisin.
• Şerefsiz, karaktersiz, çirkef. Sen adam değil, nankör bir lavuksun.
• Dinsiz imansız suratsız bunak
• Sen ahlaksız, terbiyesiz, zalim bir eşkıyasın
Yargıtaya göre bunlar suç değilmiş öyle mi?
Bunları,
bırakın ülke yönetimindeki sorumlu kişi ve siyasilere,
Sıradan bir kişiye bile yazıp söyleyin bakalım neler olacak?
Söyleyin, söyleyin.
Bizler korkağız, siz çok cesursunuz nasıl olsa?

…
Sanırım nazara geldik.
Saat 11.oo oldu daha tek balık tutmayı bırak,
Vuruş bile alamadık.
Kovalarımızın son durumu aynen böyle.
Şu evrene nasıl mesaj yollanıyordu?
Lütfen biri tarif etsin de yollayalım.
Belki ise yarar

…
” Evrene mesaj yollayalım” diyen,
Hanımefendiler,
Beyefendiler,
Sevgili gençler.
Bilginiz olsun o mesajlar hiçbir işe yaramadı.
Bütün gün 1 tane bile cupra tutamadık.
Bundan sonra bana,
Evrene mesaj yolla diyene,
Konturum bitmiş diyeceğim.
Kaptana,
Evren ile de,
güneş sistemindeki tüm galaksiler ile de mesajlaşmak falan işe yaramadı.
Sen dönüş yolundaki mercan taşlarından birine uğra,
Bari hatun ile birlikte
yiyecek kadar mercan tutalım dedik.
Yarım saatte bunları tutabildik.
Ne diyelim buna da şükür.

…
BALIK AVINDA DA SADELİKTEN VAZGEÇME ….
Olta takımında benim bir kuralım var.
” Takım ne kadar sade ise, o kadar avcıdır ”
Tabi ki bu benim görüşüm.
Aslında bu benim hayata bakış açım.
Sade ve kaliteli yaşam şeklini her zaman tercih ederim.
Bazıları cafcaflı ve gösterişli yaşamı sevebilir.
Onları kınamam.
Bana rahatsızlık vermediği sürece,
herkes nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşasın derim.
Sanırım bu durum insanların her şeyi gibi,
Hobilerine de yansıyor.
Kendi yaptıkları veya hazır satın aldıkları olta takımlarında da
bu durumu açıkça görüyorum.
Takımda renk renk boncuklar,
Bedene taktıkları gereksiz fırdöndü, klips vs. vs. aksesuarlar ile doldurulmuş takımlarla av yapıyorlar.
Neden diye sorduğumda da,
” Balığın dikkat ve ilgisini çektiği için ” olduğunu söylüyorlar.
Oysa ki,
bedene taktıkları her aksesuar o takımın maliyetini arttırdığı gibi,
sandıkları sonucu da vermiyor.
Bizim ekipte de yaşamında sadeliği sevdiği halde,
takımları böyle yapan biri var.
Bayılıyor kösteğin önüne ucuna renk renk glow boncuklar takmaya.
Tekneye yerleşirken,
yine o cafcaflı takımları kullanacaksan, benden uzak otur.
Oltama dolaşırsan takımı çözmekle uğraşmam,
direk senin takımı keserim diyorum.
Neden mi?
Derin suda avlanıyorsanız, dip akıntısı da varsa,
ne kadar dikkat ederseniz edin oltalar karışıyor.
Aslında kolayca açılacak karışıklık,
Bedendeki o boncuklar, fazladan kullanılan fırdöndü ve klipslere,
sizin ipiniz, misinanız ek olarak dolaşmakla kalmadığı gibi,
açılması neredeyse imkansız ek düğümler oluşmasına sebep oluyor.
Hele hele aşağıda balık da hızlı ise,
sinir bozuyor.
Katılırsınız, katılmazsınız bilemem.
Balığın yeme korkmadan dalmasının en önemli faktörü,
takımın görünmez olmasına bağlıdır.
Balığın yem dışında gördüğü her şey,
İç güdüsel olarak, onu temkinli ve çekingen olmaya yönlendirir.
Görünmezlik o kadar önemlidir ki,
Bu yüzden fluoracarbon misinalar üretilmiştir.
Beden ve köstekler de fluoracarbon misina kullanmak bu yüzden önemli ve başarı şansını yükselten bir faktördür.
Evet. Fluoracarbon misina diğer misinalara göre birkaç kat daha pahalıdır.
Ama bedene doldurduğunuz şu gereksiz şeyler de ucuz değil.
Mono misinalar gibi kolayca gam yapmaz.
Bu yüzden gün boyunca sorunsuz kullanma imkanı da verir.
Yani size,
Sade, konforlu ve kaliteli av sağlar.
Daha çok şey yazarım da,
Sonra yine çok uzun yazmış diye gıybet yaparsınız yine
Tercih sizin……..

…
Yapılanlar,
bir çoğuna bu kadar da olmaz dediğimiz,
hatta siyasi intihar da sayılabilecek şeyler olunca,
İnsan ister istemez düşünüyor.
***
Devre dışı bırakılmaya çalışılan kim ?
İmamoğlu’mu?
Mansur Yavaş mı?
Özgür Özel mi?
***
Yoksa,
Hem en güçlü iki adayı devre dışı bırakıp,
Hem İstanbul hem de Ankara belediyesine mi çökmeye çalışıyorlar?
***
Asıl plan Bir taş ile iki kuş vurmak mı?
Bu planın içinde,
Erdoğan’ı da tasfiye etmek var mı?
Görünen o ki
Derinlerde taşlar yeniden diziliyor.
Saat kuruldu.
Oyun içinde oyun kuruluyor.
Tik tak Tik tak ……….

…














