Bir kooperatif düşünün…
“Ortak üretim”, “ortak yönetim” ve “Manisa’ya katkı” vaadiyle kuruluyor. Kısa süre sonra; ekip çalışmasından, eleştiri, öneri ve eşitlik anlayışından uzaklaşıldığı yönündeki tartışmalar ve hukuk dışı uygulama iddialarıyla gündeme geliyor.
Bir kooperatif başkanı düşünün…
Tarım arazisine elektrik, su ve altyapı hizmeti sağlanıyor, ardından “imara uygun” denilerek 110 ortaklı kooperatiften 30 ortak için prefabrik ev yapılmasına öncülük ediyor. Sonrasında bu yapıların kaçak olduğu ortaya çıkıyor ve yıkılıyor. Aynı şekilde, “imara uygun” denilerek 32 adet hobi bahçesi ve kulübeler yapılıyor. İlk başta ortaklara yaklaşık 6 bin TL bedelle devrediliyor. Her geçen gün devir devir ücretlerinin arttığı iddia ediliyor. Bugün ise kooperatif başkanının Whatsap gurubundan ortaklara mesaj atarak bu yapıların kaçak olduğu gerekçesiyle “kulübelerinizi yıkın” talimatı verdiği konuşuluyor.
Sorular açık:
• Kaçak olduğu bilinen yapılar neden yaptırıldı?
• Bu süreçte sorumluluğu bulunanlar hukuk önünde hesap verecek mi?
• Mağdur edilen ortaklar yeniden mağdur edilmiyorlar mı?
• Kooperatif adına alınan paraların “kullanım bedeli” olarak gösterileceği yönündeki söylemler baskı unsuru mu?
• Evleri yıkılan yaklaşık 30 ortak ile kulübelerini yıkmaya zorlanan 32 ortağın mağduriyetini kim giderecek?
• Hukuk bu sürecin hesabını sormayacak mı?
Mustafa Pala ve Kooperatif Tartışmaları
Mustafa Pala’nın adı yalnızca Obasya ile değil; Manisa Birlik, Lale Kule, Ceren Kulüp ve Simge rezidans… gibi kooperatiflerle ilgili tartışmalarda da anılıyor.
“Pala’nın benimle görüşmüyorlar feryadı!
Aynı feryadı daha önce de duymuş, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi’nin de görüşmek istemedikleri ManisaTürk Haberi olarak basına yansımıştı.
Kooperatif arazisinde kaçak prefabrik yapılar yapılıp yıkılmasından sonra ortakların mağduriyeti sürerken , büyük toplantı çadırı ve bazı otel çadırlarının kaçak olduğu iddiaları gündemdeyken; hobi bahçeleri için ortaklara “kulübeleri yıkın” çağrısı yapılırken “ benimle görüşmüyorlar” çığlığını duyan var mı?
Sorulan temel soru şu:
Tarım arazilerinde;
• Altyapı sağlamak,
• kaçak yapılar için yer göstererek,
• kaçak yapılara elektrik ve su vererek,
• sınırlı sayıda ortaklardan bu hizmetler karşılığı ücret toplayarak
kaçak yapılaşmaya zemin hazırladığı iddia edilen bir yönetim anlayışı gerçekten “kooperatifçilik” olarak adlandırılabilir mi?
Obasya’da kaçak yapılaşma, yıkımlar dışında ne var?
Kooperatifçilik;
• Tarım alanlarına yapı yapmak değildir.
• Ortak arazide sınırlı sayıda ortağa, ev, hobi bahçesi yaparak, diğer ortakların hakkını gaspetmek değildir.
• Hisse ticareti yaratmak değildir.
• Doğanın ekolojik dengesini bozmak hiç değildir.
Gerçek kooperatifçilik:
• Hukuka uygun davranmaktır,
• Ortaklar arasında eşitliği sağlamaktır,
• Şeffaf yönetim anlayışıyla hareket etmektir,
• Her koşulda çevreyi ve tarım alanlarını korumaktır.
WhatsApp’dan dağıtılan yeni umutlar!
Kooperatif ortaklarına gönderildiği belirtilen WhatsApp mesajlarında şu ifadelerin yer aldığı öne sürülüyor:
“Kulübelerinizi yıkın.”
Mevcut yapıların yerine; suyu, elektriği, banyosu, mutfağı bulunan yeni evler vaat ediliyor.
Ortaklar şu soruları soruyor:
• Bu projelerin yasal dayanağı var mı?
• Resmi izin alındı mı?
• Proje kim tarafından hazırlandı?
• Ortakların onayı var mı?
• Belediyeler gerçekten bu projeye onay verdi mi?
• Yeni bir mağduriyet mi oluşuyor?
Bazı ortaklar Yunusemre Belediyesi’ne bilgi edinme başvurusu yaparak ve yetkililerle konuşarak
2021’den bu yana bu konuda resmi görüşme yapılmadığı, herhangi bir imar sözü verilmediği yönünde bilgi aldıkları iddasındalar.
Restoran ve Otel Alanlarıyla İlgili İddialar
Kooperatif bünyesindeki restoran, ticari alan ve otel işletmelerine ilişkin süreçlerde de çeşitli iddialar gündemde. Bazı kiralama işlemlerinin ihalesiz yapıldığı, bazı kiracıların sözleşmelerini feshetmeleri için baskıya maruz kaldığı öne sürülüyor. Bu iddiaların yalnızca idari değil, aynı zamanda adli boyut teşkil ediyor.
Prefabrik Evler ve Yıkımlar
İddiaya göre;
• Kooperatif yönetimi örnek konteynerler, tiny house yapıları ve çadırlar kurarak güven ortamı oluşturdu.
• Yerler bizzat belirlenerek 30 ortağa gösterildi.
• Elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı hazırlandı.
• Bu hizmetler için otuz ortaktan para toplandı.
Ancak daha sonra yapıların tarım arazisindeki kaçak yapılar olduğu ortaya çıktı ve yıkım kararları verilip, sonrasında yıkıldı. Bazı ortakların kooperatife karşı açtıkları davaları kazandıkları da iddia ediliyor.
Kamuoyu şu sorulara yanıt bekliyor:
• Kaçak olduğu bilinen yapılar neden teşvik edildi?
• Yıkım kararları ortaklardan gizlendi mi?
• Büyük toplantı çadırı kaçak mı?
• Otel çadırları arasında ve Obasya yerleşkesinde ruhsatsız yapılar var mı?
• Kooperatif başkanı veya yakınları yıkımdan hemen önce yıkım alanında bulunan iki katlı tiny house sattılar mı?
Lavanta ve Ceviz Projesi
Bir diğer tartışma konusu ise “lavanta ve ceviz projeleri”.
Sorular şunlar:
• Bu projeler gerçekten üretim amacıyla mı yapıldı?
• Yoksa arazi satışlarını kolaylaştırmak için mi kullanıldı?
• Satılan araziler kimlere verildi?
• Kooperatif yönetimi veya yakınları satılan arazilerden aldı mı?
• Kooperatif zarara uğratıldı mı?
Bugün gelinen noktada, projeler için yapılan harcamalara rağmen arazide lavanta ve ceviz üretiminden eser kalmadığı iddia ediliyor.
Yıkım Sonrası Molozlar
Kaçak yapıların yıkılmasının ardından ortaya çıkan molozlarla ilgili de tartışmalar sürüyor.
Şu sorular gündemde:
• Kesilen cezaları kim ödedi?
• Mağdur ortaklara ne vaat edildi?
• Ortaklardan “evleri biz yaptık” şeklinde ifade vermeleri istendi mi?
• Molozlar araziye gömüldü mü?
• Çevresel zarar oluştu mu?
2026 Atağı mı, Yeni Bir Süreç mi?
Kooperatif yönetiminin yeni bir “eko-turizm” projesi kapsamında 1+1 konutlar yapılacağını duyurduğu, bu amaçla ortaklardan yaklaşık 20 bin TL toplandığı öne sürülüyor. Ancak bugün ortakların sorduğu soru net: “Proje nerede?”
NASIL YAPILMALI?
Bu kadar ciddi iddianın bulunduğu bir süreçte yapılması gerekenler açıktır:
• Kooperatifin mali yapısı bağımsız şekilde incelenmelidir.
• İmar, çevre ve kooperatif mevzuatı açısından kapsamlı denetim yapılmalıdır.
• Ortaklardan ne için para toplandığı ve nerelere harcandığı açıklanmalıdır.
• Kaçak yapılardaki sorumlular belirlenmelidir.
• Mağdur ortakların zararları giderilmelidir.
• Tarım arazileri üzerindeki tüm uygulamalar hukuk çerçevesinde yeniden değerlendirilmelidir.
• Yönetim ve yakın çevresinin hisse ticareti yapıp yapmadığı araştırılmalıdır.
Mesele yalnızca bir kooperatif meselesi değildir. Bu;
• Hukuk meselesidir.
• Çevre meselesidir.
• Tarım meselesidir.
• Kooperatifçilik meselesidir.
• Ortaklık hakkı meselesidir.
• Manisa’nın doğa ve ekoloji meselesidir.
Aynı zamanda yetkili kurumların da meselesidir. Hadi hayırlısı…
https://www.manisameydangazetesi.com.tr/yazarlar/ali-gultekin/obasya-denklemi/99644














