Veliler okuldan beklentilerini Almanya’da yapılan bir ankete göre, ebeveynlerin %64’ü okulların özellikle sosyal becerileri öğretmesini isterken, %57’si bağımsız öğrenme yeteneğinin özellikle önemli olduğunu düşünüyor. Ayrıca, dijital medyanın ilk okullardan itibaren ders olarak olumlulu ve olumsuz yönlerinin öğretilmesini istiyorlar.
Birçok öğretmen bu becerileri grup çalışması ya da özel öğretimin diğer alternatifleri yardımıyla öğretmeye çalıştıklarını söylüyor. Çok az sayıda da olsa öğretmen gerçekten çocukların özgürce yeteneklerini geliştirmelerini destekliyor.
Günümüzde eğitim kurumları, çocuk ve gençlerle birlikte el ele çalışarak öğrenme yerine, işlerini çocuk ebeveynlerin sırtına yıkmayı bir alışkanlık haline getirdiler. Çocuk derse uyum sağlamıyorsa suç kimde?
Eğitimcileri dinlediğimizde söyledikleri şu:
Ebeveynler çocuğu iyi eğitmiyor ve ilgilenmiyorlar.”
Ebeveynlerle de konuşulduğunda onların görüşü şöyle: “Bunlar sadece maaş almak için derslilere gelip gidiyorlar. Çocukla ilgilenmiyor, onun derse uyum sağlayacak bir eğitim becerisi kazandırmıyorlar.
Çocukların hevesini, onurunu kıracak davranışlarda bulunuyorlar. Bu çocuğun başarısını bırakın psikolojisini de bozuyor.”
Bu durumda biz bir felsefeci olarak şunu sormamız gerekir:
Okul yöneticilerinin beklentisi nedir?
Okul yöneticilerinin beklentisi kendi işlerinin büyük kısmını eğitim alanında anne ve babaların üstlenmesi, kendilerinin ağzından çıkan her sözü öğrencinin ses kayıt cihazı gibi kabul ederek beyinlerine kaydetmeleri, verdikleri dersleri ve anlattıklarını sorgusuz sualsiz kabul etmeleri ve bunları yazılı ve sözlü olarak vermeleridir. Halk arasında derler ki, “kuzu gibi çocuk, mezbahaneye dersini soymak için sürsen yok demez” yapısında olan bir öğrenci beklerler.
İşte tam burada şu soru akla geliyor:
Bir çocuğun istekleri ve hayalleri nelerdir?
Çocuklar okullara, çocukluk ve gençlik kurumlarına, yaşıtlarıyla çocukluklarını yaşamak, eğlenmek ve kendi kişiliklerini ortaya koymak için gitmeye heveslenirler. Anne ve babalarının beklentilerini karşılamak için gitmezler.
Kürecik TV Çocuklar ile Felsefe programında beşinci sınıfta olan bir çocuğa ‘Tatilleri nasıl geçirmek istersin?” sorumuza şu yanıtı verdi:
“Sabahları uzun uyumak, arkadaşlarımla eğlenmek, başka şehirlere gidip yeni yerler görmek isterim. Ama yapamıyorum bize verilen ödev yüz sayfadan fazla benim onları bu 15 günlük tatilde yapmam gerekiyor.”
Eğitimcilerin ve ebeveynlerin de bilmesi gerekir ki bir çocuğun hayalleri ve dilekleri çok çeşitli olabilir. Tıpkı yetişkinler gibi, çocuklar da genellikle sahip olmadıkları veya olamayacakları şeyleri dilerler. Bu sadece hayal güçlerindeki harika bir fikir de olabilir.
Bu nedenle çocukların istekleri ve hayalleri
– Şarkıcı veya dansçı olmak
– İmrenilen oyuncağı almak
– Kitaplardaki, filmlerde ki gibi lüks bir aile hayatı
– Özellikle başka ülkelerden veya köyden kentlere gelen çocuklar genellikle sadece barış isterler
– Polis veya itfaiyeci olmak
– Gezilere gitmek için en iyi arkadaşa sahip olmak
– Bir spor kulübünde olmak – “ait olmak”
Devam edecek…














