kuruyan dallarıma değiyor ay
bakıyorum bir aya,
bir kuruyan, yok edilen insanlığa
kazınıyor tenime soğuk rüzgâr
sorguluyorum insanı ürperten koşulları
.
üşüyorum,
dağlanıyor acılarla yüreğim
tarifi zor duran derin sızılar
baş başa kalıyor emek
çapraşık düşüncelerle
bense kavganın ortasında
yapayalnız
.
daraltıyor ruhumu
dünyanın karmaşık ruh hali
okşuyor yüreğim ay
meydan muharebesinde düşen
bir er gibi hissediyorum
kendimi
emrinde olan kralın ve
kralın isteklerini yerine getirmek için
ölümü bile göze alan ben
inanan kralın kutsallığına
sorgulamaktan men edilen
bir asker olan ben
.
emretti o, vurdum ben
emretti o, savaştım
emir verdi, ben uyudum
emretti o, düştüm
geldi emir ,
kalktım ayağa
yetmedi mi ey kral
yetişemedim mi sana
.
sonu gelmeyen
arıyorum bir gecenin karanlığında
kaybolan kendimi
nafile
bulamıyorum kaybolan zamanı
.
üşüyen yüreğe yansıyan ay
yansı üstüme, vur başıma,
ısıt buz kesen yüreğimi
at bu yaşam cenderesinde
emeğin üzerinde sallanan
Demokles’in kılıcını
.
oynayan denizin üstünde ay
yarışan dalgalarla ay
aydınlatan kara ormanları ay
ne kadar da zor sana konuşması
.
yoksulun lambası ay
dünyanın parçası ay
Kalmasın alacakaranlıkta
Bu yürek…
.
Özgür M. Demirel














